04 Mayıs


 Hafif bir soğuk algınlığı geçiriyorum. Bahçede üşüttüm, halsizlik ve geniz akıntısı var. Önce bir korktum alerji atağı mı diye ama değil. İnsanın bedeninden de böyle ürkmesi ne üzücü. Sanki pimi çekilmiş el bombası gibi. Her tahlil tetkikte iyice su yüzüne çıkan bu korku, her on kadından sekizi diye başlayan verilerle de desteklenince iyice büyüyor. Neyse soğuk algınlığından nerelere geldim. Bu aralar böyleyim, yokuş aşağı gibi düşüncelerim, oradan oraya savruluyor. 
Sabah erkek kardeşim aradı. Ekranda adını görünce de bir korktum. Zira günde üç beş kez kedi köpek videosu göndermek dışına pek iletişim kurmayı sevmiyor. Zaten telefonu açarken de sadece dinlememi istedi. Dinledim, dinledim, iyi ki de dinle demiş, söyleyecek pek bir şey de yoktu. Bir saate yakın konuştu, yoga dersine giremedim. Akşama keyfim olursa kendim pratik yaparım. 

Hava çok ama çok kötü. Gece uykum kaçmıştı, sabah uyanamadım. Bizimkilerin gidişini duydum ama gözlerimi açamadım. Koca badem toplamış Efes' i gezdirirken, baharda yaptığı en romantik şey. Masanın üzerinde görünce pek  sevindim. Biraz daha uyudum. Nihayetinde uyku en şifalı ilaç. Öğlene doğru kalktım, market siparişi verdim. Yemek koydum ocağa. Çamaşır makinesine de çamaşırları koydum, yıkanıyorlar.  Bir kaç iş geldi erteleyemeyeceğim. Bilgisayarı ve kendimi yatağa taşıdım ufak ufak halledeyim.

Güvenilir Kişi kitabını akşam bitirdim, hiç sevmedim. Absürd dili çekilecek gibi değildi, allahtan kısa yazmış. Bir gayret ne olacak diye devam ettim, bir şey de olmadı.
Rüzgarı Beklerken 'i de bitirdim. Kitabı sevdim mi sevmedim mi bilemedim, bitince ne hissedeceğime bakacağım demiştim. Kitabı sevdim, yazarın alışık olmadığım üslubu beni afallatmış. Tekinsiz anıları, mesafeli diliyle anlatırken, içinde yavaş yavaş yakaladığınız duygular ve özellikle son bölümü çok iyiydi. 

Kız kardeşle Sandor Marai ' nin İşin Aslı Judit ve Sonrası kitabını okuyacağız. Bugün başlayalım dedik. 
Bugünden başka bir şey beklemek de haksızlık olur...

Yorumlar