11 Mayıs
Cumartesi günü yataktan pek çıkmadım. Akşam yerli bir grubun Barış Manço Şarkıları temalı konserine gittik. Konser saatinden çok geç başladı, mevzu Barış Manço olunca yanlarında çocuklarıyla gelenler olmuş. Koltuksuz mekanda ordan oraya koşturan çocuklar, ses düzenin fenalığıyla karıştı. İlk yarı bitince dışarı attık kendimizi. O sırada caddeyi trafiğe kapatan Galatasaraylılarla karşılaştık. Onlarla hopladık zıpladık, derken saat iyice ilerledi. Yol kapalı olunca biraz yürüyelim bir taksi buluruz dedik. Rastladığımız iki taksiyede taraftarlar bindi. Offf puf derken bir taksi daha geldi. Oldukça sevimsiz genç taksicimiz konvoya takılmayayım diye, makaslar atarak ve bizi uçurarak eve getirdi.
Pazar sabahı erkenden kalktık. Hazırlanıp bahçeye gittik. Koca mangal yapalım diyerek yolda kasaba uğradı. Aldığı etlere sanat eseri muamelesi yaptı. Ben ne olur ne olmaz diye alerji ilacımı da çantama koymuştum. Karşı komşumuz arazisinde tavuk besliyor. Ektiğini biçtiğini hiç görmedim. Sonbaharda bahçesinin dışına gübre döktürüp üzerini, plastik bir örtüyle kapatmış. Dün bu gübreyi bahçeye yayıyordu, rüzgarla birlikte hapşırmaya başladım. İlacımı aldım, ne fayda. Koca eve dönsek mi dedi ama mangala heveslendi diye kalalım dedim. Dönüşte balon balığı gibiydim. O kadar çok hapşırdum ki, burnum su gibi aktı. eve gelir gelmez duşa girdim. Yatana kadar hapşırmam durdukça, burnum ve gözlerim aktı. Gariptir gece birkaç kez uyandım, ohh iyiyim deyip tekrar uyudum:) Sabah erkenden uyandım. Hapşırmaktan kaburgalarımın ağrıyacağını tahmin ediyordum. Yarım saat kadar yoga yaptım, biraz da meditasyon çekti canım. Kahvaltımı yaparken bankaya uğramam gerektiğini fark ettim. Erken saatte Tunalı' da yürüdüm. İnsanları izledim. Esneyerek işe gidenler, saçı başı dağınık köpek gezdirenler, ellerinde leylaklar olan bir kadın bile gördüm. Kahve kokusu geldi burnuma ama es geçtim.
Görseldeki bitkiyi Antalya' da peyzajda kullanırdık. Çiçeği ve meyvesini buraya gelince fark ettim. Latincesi Berberis vulgaris, bizde nasıl olupta kadın tuzluğu olmuş bilmiyorum. Bu sene şahane çiçekleri var, yapraklarının rengine zaten bayılırım. Mini mini çiçeklere bakmaya doyamıyor insan.

Yorumlar
Yorum Gönder