4.10.2010

MİSKİN

Tüm hafta sonu beni anlatan en güzel kelime buydu" miskin". Hiç birşey yapmadım desem yeridir. Uyduruktan bir temizlik, çamaşırları yıkama ve yemek yapma dışında tv karşısında dönüp durdum:(((
Aslında pazar günü Bilge' yi güzel bir tiyatro oyununa götürmeyi planlamıştım. Bütün suçu havaya attım çok soğuktu çünkü. Bilge' de "hadi bir yere gidelim " demeyince, miskinliğim iyice katlandı. Bir ara baktım koca yemek hazırlıyor, etrafı toparlıyor. Bilge odasına aldığı kırmızı lambayla korku filmi tarzı bir hava yakalamış...

Ne alaka dedim, kocaya kırmızı lamba, "istedi ne yapayım " dedi. Hiç şaşırmadım, Allah' tan hava kararınca normal ampule döndüler:))) Bir ara "Yeryüzü" belgeselinin çöller kısmını seyrettim, çok güzeldi. Özellikle senede bir ya da iki kez yağan yağmurun ardından toprağın yeşermesi mucizeviydi. Bunun dışında kitap okudum, Atlas Dergisi' nin bu ayki sayısına iç geçirerek baktım. Bu ayki eki "Türkiye' de yaşanması gereken 50 macera" kitapçığı. "Burası Türkiye' de mi" cümleleriyle inceledik kitapçığı. Neyse önce kafamı, sonra ofis işlerini toparlayım, tadım yerine gelir diye umuyorum:)))


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder