19.04.2011

ANKARA

Önce güzel haberi vereyim, teyze oluyorum. Kızkardeşim, güzel kuzum bebek bekliyor. İlk kez yaşayacağım bu duyguyu. Anlatması, tarif etmesi öyle zorki, kelime bulamıyorum. Hayırlısıyla sağlıkla dünyaya gelmesini diliyorum.
Gelelim başlığa, yirmi küsur yıl başka bir şehirde, başka bir iklimde yaşamış olan bir insan için zor bir şehir Ankara. Zor derken doğası zor, onun dışında herşey çok güzel. İnsanlar tüm kış kırmızı burunlarıyla dolaşırken hep gülümsüyorlar. Akçe pakçe giyinmiş yaşlılar benden müsade alıp ceplerinde taşıdıkları şekerlerden kızıma ikram ediyorlar. O kadar çok kültürel faaliyet varki, liste yapmanız gerekiyor. Doğa mevsimleri gözünüze, bedeninize hissettirerek yaşatıyor. Tüm kış çırılçıplak ağaçları, kahverengi toprağı gördükçe baharı bekliyorsunuz. Dallarda yeşeren yaprakları, yerlerdeki otları çiçekleri gördükçe sanki sizde yeşillenmek istiyorsunuz. Bu üçüncü kışımız bu şehirde. Hala çok kolay kaybolabiliyoruz, hala keşfetmeye çabalıyoruz ve bu çabalarımız keyfe dönüşebiliyor. Bu şehrin adının geçtiği şarkıları, kitapları, şiirleri ve filmleri sever olduğumu fark ettim. "Siyah Beyaz" filmini izlerken heyecanlandım, sahnelerdeki yeşile hayran hayran baktım. Oyuncuların isimleri zaten filmi izlemem için yeterliydi.Biraz durağan olsa da güzel bir filmdi.


Bu kitabı Leylak Dalı hediye etmişti. Cuma sabahı kitaba başlayınca o günü kendime tatil ettim, akşama kitap bitti. Su gibiydi akıverdi sanki, sıkmadan yormadan. Ankara' da geçen geçmişin geleceğe ördüğü köprüye şaşırarak.




Pınar Sarp' ın ilk okuduğum kitabı. Daha önceden hiç bilmediğim bir yazar. Arka kapaktaki Mario Levi' nin yazdıklarını okuyarak aldım. Sonra yazarın Ankara'lı olduğunu öğrendim. Zaten hikayelerinde de tanıdık Ankara mekanları var. Çok güzel bir kitaptı, içindeki hikayeler öyle etkileyici ki elimden düşürmeden okudum.




Bu fotoğraflara bakınca ne alaka demeyin, geçen gün gördük Bilge' yle" motor orda napıyor ki" dedi:))




Yolun seviyesi evin çatısıyla nerdeyse aynı, pek kıymetli olduğunu düşündüğüm motor memnundur eminim hayatından, tabi bir de gövdesine bağlanan kavak ağaçlarına sormalı bu durumu...










7 yorum:

  1. Haret verici,çok ta güldüm ayrıca tam yurdum insanı olmuş.Bu arada gözünüz aydın.Allah tamamına erdirsin.

    YanıtlaSil
  2. Çok güzel bir haber :) Tebrik ediyorum seni Sevda.
    Bu arada Ankara'yı bende sevdim.Başka işte :) En son fotoğraf da şaşmaya değer hani !!!

    YanıtlaSil
  3. Sağlıkla mutlulukla gelsin, size şans getirsin güzel bebek

    YanıtlaSil
  4. İçimden geldiği gibi; teşekkür ederim iyi dilekleriniz için, yurdum insanı böyle "atımda şurda otlaya dursun" misali komik kareler yaratıyorlar:))

    YanıtlaSil
  5. Buğdayım sağol canım, darısı başına komik değil mi fotoğraf:)))

    YanıtlaSil
  6. Umurcuğum sağol canım, son günlerde duyduğum en güzel haberdi, hepimizin ihtiyacı olan, yüzümüzü güldüren daha şimdiden böyleyse doğuduğunda hissettireceklerini tahmin bile edemiyorum

    YanıtlaSil
  7. Tebrik ederim taze teyze.Allah sağlıkla kucağınıza versin inş.

    YanıtlaSil