23.01.2013

Anna Karenına

 İki cilt halindeki Anna Karenina kitabını aldığımda sene 1998 miş. Set halinde klasikleri almıştım. Öncelik Rüzgar Gibi Geçti' nindi. Bir solukta okuyuvermiştim. Ardından Anna Karenina' ya başlamıştım ve birinci kitabı bile bitirememiştim. İnsanların çokluğu kafamı o kadar karıştırmıştı ki. Sonrasında azmedip ara vermeden iki kitabı bitirmiştim. Hatta kitabı bitirebildim diye arkadaşlarıma hava attığımı bile hatırlıyorum:)) Anna Karenina deyince hep buruk sonu geldi aklıma.
Dün işlerimi bitirip filmi izlemek için oturdum. Nasıl güzel bir filmdi. Asla hayal edemeyeceğim bir tiyatro sahnesinde, muhteşem dekorlar, muhteşem kostümler ve o eşsiz müzik.Oyuncular,hepsi ama hepsi çok güzeldi. Gerçekten çok beğendim ve çok etkilendim. Diğer Oscar adaylarını izlemedim ama bu film benden tam not aldı. Ama bende keşke sinemada izleseydim dedim. Beyaz perdede daha muhteşem olurdu seyri. İzlemediyseniz izleyin derim.

1 yorum:

  1. Eskiden o kalın kitapları nasıl da soluksuz okurmuşum?! Şimdi hiç beceremiyorum. Ne kadar ince ve ne kadar özlü sözü varsa, o kadar iyi artık. ;)
    Ancak, klasikler başka, Tolstoy yazınca okunur. :)
    Bu film ise, bu eseri ancak bu kadar güzel anlatırdı. Çok sevdim.

    YanıtlaSil