22.08.2017

Okumak üzerine...



Okumak bir serüven mi? evet bence serüven ve kişiye göre değişen bir serüven.  Altı yaşımda babamın öğretmen arkadaşı elime Cumhuriyet Gazetesi' ni verip okumamı dinlemişti. Sonra okul müdürü ve birkaç öğretmen bu sefer İnce Memed' i vermişlerdi okumam için. Sonra ilkokul ikinci sınıfa kaydetmişlerdi. Aradan bir hafta geçince okula gitmeyeceğim diye tutturmuştum.Sırf babam üzülmesin diye okula gitmeyi kabul etmiştim ya da başka seçeneğim yoktu:)) Neyse mevzu bu değil zaten. Babacığım bana okuma yazmayı nasıl öğretti hiç hatırlamıyorum.O vakitler neler okuduğumu da hatırlamıyorum. Evimizde bir kitaplık yoktu. Ortaokul ve liseyi beraber okuduğum bir arkadaşımın ablasının kitaplığını görüp ağzım açık kalmıştı. Oldukça cömertti ve kitaplığından ödünç kitaplar verirdi bana. Sonra edebiyat öğretmeni oldu. Kitap almak benim için kolay değildi maddi olarak. Şanslıydım etrafımda kitap okuyan güzel insanlar vardı. Çalışmaya başlayınca ilk klasiklerimi almıştım. Sonrasında popilist kitaplar, sonra raflarda meraklı arayışlar. İlk d&r açıldığında havalara uçmuştum:)) Sonrası internetin hayatımıza hızlıca girişi, ve nimetleri derken daha da güzel arkadaşlar. Hep söylerim Sevgili Leylak Dalı benim için büyük bir lütuftur onu tanımamla birlikte okuma dünyama yepyeni pencereler açıldı. Tavsiyeleri benim için hep kıymetlidir. Şimdilerde kitapçıları dolaşmayı çok seviyorum, kitap listeleri hazırlamaya bayılıyorum. Farklı yazarlar bulmaya çalışıyorum. Bazen hiç tanımadığım bir yazarın kitabını, bazen sırf kapağı güzel diye bir kitap alırken, yayın evlerini hatta editörlere kadar bir kitabın künyesi bana fikir verebiliyor. Bu arda hep güzel okumalar olacak diye bir kavram olmadığını anladım. Hep iyi kitaplar diye bir şey yok. Bir kere her kitap elbette ki kıymetli, iyi kötü bir emek var nihayetinde. Bazen hiç beğenmediğim bir kitaptaki kahramanın adı hafızamda yıllarca kalabiliyor. Çok sevdiğim kitapların konusunu bile hatırlayamazken. Hani okumak bir serüven dedim ya, elbetteki bu serüvene çıkarken tavsiyeler alınmalı, notlar tutulmamı ama serüven başladığında orada olacak kadar cesur olunmalı. Beğenmediğiniz bir kitapta ruhunuzda bir iz bırakabilir ya da bırakmasa ne olur... beğenmediğiniz bir okuma olur. Evime gelen insanlar kitaplığıma bakıp (daha düzgün bir kitaplık yaptıramadım, kitaplarımın yarısı da Bilge' nin kitaplığında) Aaa hepsini okudun mu diye soruyorlar.İnsan okumayacağı kitabı niye alır ki? Dekorasyon için mi? hadi oradan:)) çok saçma...
Aaa ne çok kitabın varmış ben bunlardan  birkaç tane alayım? ne münasebet... bu benim için kızımı ya da köpüşümü istemekten farksız. (abartmıyorum) Neden benim kitaplar için ayırdığım bütçe onlar için bu kadar kıymetsiz ya da onların ayıramadıkları bütçe bu kadar kıymetli?

Elbette kitaplarımı paylaştığım bir kaç kıymetli insan var ki onların en az benim kadar değer vereceklerini biliyorum,  o yüzden de gözüm arkada kalmıyor.

Çok iyi tanımadığım insanlar benden kitap tavsiyesi istediklerinde vallahi far görmüş tavşan gibi kalakalıyorum. Arkadaş her şeye ulaşmak o kadar kolay ki. Bir klavyeye hatta cebimizdeki telefonlardan dünyanın bilgisine ulaşabiliyoruz. Azıcık vakit ayır, azıcık nakit (kredi kartı da olur:)) ve biraz risk al kimse kötü kitap okudu diye ölmüyor inan bana...

Bir de paylaştığım kitabın altına bazı arkadaşlarım güzel mi diye yazıyorlar. Kötü  yazsam ne yapacaklar diye merak ediyorum ki iyi ve kötü de göreceli bir kavram sonuçta. Ay dertlendim gidip kitap okuyacağım. Arundhati Roy' un son kitabı Mutlak Mutluluk Bakanlığı kitabına başladım, nasıl güzel:)) diyorum, bence öyle yani:))

Hadi iyi bakın kendinize...

8 yorum:

  1. Nasıl güzel, nasıl da içten bir yazı olmuş. Bayıldım. Keyifli okumalar, sevgiyle kal.. 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazen böyle şişiyorum:)) hepimizin keyifli okumaları olsun, sevgiler

      Sil
  2. Ben de senin sayende bir çok yeni yazar keşfettim, hep aynılarında kısır döngü şekilde kalmıştım bir ara.

    Evet kitaplarımı hediye edecek kadar seveceğim insanlar dışında kimseye vermem.

    Çok şanslıymışım ki kpcaman kütüphanesi olan bir evde büyüdüm. Hiç sıkılmazdım evde, okuyacak bir şey seçmeye çalışması bile eğlenceliydi.

    Öptüm seni.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Handancım çok teşekkür ederim, ne güzel şanslıymışsın kitaplarla dolu bir evde büyümüşsün, ben de öptüm:))

      Sil
  3. Güzel bir iç dökme yazısı olmuş.
    Kitap iyi mi kötü mü diye ben de sorarım bazen ama refleks galiba bu :) Yoksa nice "iyi" denilen kitap bana da bir şey ifade etmemiştir.
    Bana sorulduğunda ama verecek cevap bulamam.
    "Oğlum/kızım bunu sever mi?" Yani yetişkin dünyasından daha zor bir soru. Muzip bir kitapsa "çocuğunuz sever ama siz sevmezsiniz" deyip gülüyorum :)
    Bu konuda ben de az dertliymişim bak, bloga yazayım ben de, iyi oldu :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Esracım aynen öyle oldu, bence sen de yaz kesinlikle bir rahatlatıyor:))

      Sil
  4. Seni gidi kitap gurusu seni 😂😂 sen zaten çok beğendiklerini mutlaka okunmalı diye paylaşıyorsun, senin okumalarına önem veriyorlarsa bir zahmet not alsınlar. Yada popüler kitapları okumak istiyorlarsa çok satanlar diye bir liste bütün kitapçılarda var, di mi ama

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Seni gidi kitap gurusu kardeşi:)) şaka bir taraf aynen çok beğendiklerimi zaten vurguluyorum di mi ama:)) öperim

      Sil