12.11.2009

BİLGE' NİN YENİ LAMBASI


Fotoğraflardaki aplik, ofiste bir kenarda öylece duruyordu. Bizden önceki kiracılardan kaldığını düşünüyorum. Önce akrilik boyayala boyadım. Sonra Polimer kilden çeşitli şekillerle süsledim. Boncuklar yapıştırdım. Fırınladım ve vernikledikten sonra, çok şık oldu. Bilge' nin odasının renklerine uygun yapmaya çalıştım. Dün tüm işlemleri tamamladım, eve götürdüm. Bilge çok beğendi ve "nasıl yaptın anne? " diyince de bir güzel anlattım. İnşallah koca da bir ara asacak.
Fırına sığabilecek, gözüme kestirdiğim ne varsa evde, böyle şeyler yapıyorum. Dün balık günümüzdü. Koca kendisine hamsi, bana levrek almış. Hamsiyi görünce ben mutfağa girmedim. Zaten balık pişirme işi kendisine ait olduğundan, akşam özendi bözendi pişirdi bunları.Bilge hamsiye "bebek balık", levreğe "anne balık" diye adlar takarak çok güzel yedi. Tabi biz mutluluktan uçtuk. Kocanın işi vardı, o gitti. Ben de Bilge' ye yeni oyunlar bulma çalbalarımdan ilk örneği akşam gerçekleştirdim. Renkli elişi kağıtları, makas ve prit nerdeyse tüm akşamımızı doldurdu. Bilge' nin istediği bir şekli (kelebek, ev, at, kalp yaptık) kağıda çiziyoruz. Sonra onu kesiyoruz. Önce o kesmeye çalıştı, baktı zorlanıyor bana havale etti. Sonra elişi kağıtlarını şeritler halinde kesip ona verdim. O da kareler kesti. Sonra ilk kestiğimiz şeklin içini bu kağıtları yapıştırarak doldurduk. Bu uygulamayı kreşte de yapıyorlar. Bütün akşam kes yapıştır, çok hoşuna gitti. Bu sayede şekilleri de daha kolay öğrenecek. makas kullandıkça el kasları gelişecek. Bu akşam lego yapmayı planlıyorum. Uzun süredir hiç yüzüne bakmadığı legoları var ofiste. Onları götüreceğim eve. Gece hafif ateşi vardı, ben endişelendim biraz. Sürekli girip çıkıp ölçtüğüm için, çocuğu da tam uyutmadım. Aslında şimdi düşününce abarttığımı fark ediyorum. Sabah iyiydi. Ben gene de kreşe ilaç bırakıp sıkı sıkı tembih ettim. Ateşi çıkarsa beni arayacaklar. Saçlarım bana inat bir hızla uzuyor. Aileden gelen beyaz sorunum da 15 günde bir, aynada karşıma çıkıveriyor. O kadar sıkılıyorum ki kuaföre gidip boyatmaktan. Evde de kendim de yapamıyorum, çünkü saçlarım çok fazla. Belki bugün üşenmezsem giderim. Gerçi bugün yapmayı düşündüğüm pek bir şey yok. Biraz filim izleyip, biraz da kitap okurum diye düşünüyorum. Bir de birleştirmeyi düşündüğüm bir kolye var, onu hallederim heralde.Dün yağan (baba yağdı ama) yağmurun ardından, bugün Ankara güneşli. İnsanların çocuklarıyla dışarıda gezebilecekleri (atkı ve bereleriyle birlikte) kadar güzel bir hava var. Geçenlerde ofiste dışarıya bakarken, güzel bir arabanın camından sarkmış bir sürü uçan balon gördüm. Böyle bir görüntüyü televizyon hariç, hayatımda ilk kez gördüğümü fark ettim. Tabi kurdum ardından, acaba kime götürüyor diye. Çocuğuna olabilirdi, ama çocuklar için daha süslü püslü balonlar var. Karısına olabilidi, ama evli olup da bu jesti yapabilecek bir adam, en azından ben tanımıyorum. En iyi ihtimal sevgilisine götürüyordur, kesin sevgiliyedir diye tesbitte bulundum. Bu arada arabayı kullananın neden erkek olduğunu düşündüğümü ise hiç bilmiyorum, görmedim çünkü. Ama bir kadını elinde bir sürü uçan balonla düşünemedim. Çok mu önyargılıyım ne?...
Not: Bilge fotoğrafta da görüldüğü üzere; elinde çantası, ayağında botları, üstünde montu atkısı, beresi, falanı filanı, babasının elinden tutup arabaya doğru giderken," kocaman "gözüktü gözüme:)

1 yorum:

  1. kardeşmiyiz neyiz?
    blogu ilk açtığımda yazıyı okumadan fotoğrafa yakından baktım ve dedim ki ^^ bilge çok mu büyümüş yoksa bana mı öyle geliyor ^^ genç kız olmuş bu ya!!!
    birbirimize çok benziyoruz, etrafa o kadar çok bakıp kafamda bir sürü yorum yapıyorum, sonra kocaya anlatıyorum o da diyoki insanlara bakıp hep düşünüyomusun? ben hiç böyle şeyler yapmıyorum diyor :)

    YanıtlaSil