29.06.2012

GELİNCİKLER


 Yol manzaraları hep güzeldir. Antalya' ya giderken çekmiştim bu fotoğrafları.Zamanına göre  ay çiçeklerine,
haşhaş tarlarına rastlarız. Bu sefer gelincikler vardı.
 Muhteşem bir manzaraydı benim için. Gitmeden önce gelinciklerle bir resme başlamıştım.
Dönüşte devam ettim. Birkaç ayrıntı kaldı ama dayanamadım koydum.
Bir de Bedri Rahmi' nin Çakıl şiiri geldi aklıma,


Seni düşünürken
Bir çakıl taşı ısınır içimde
Bir kuş gelir yüreğimin ucuna konar
Bir gelincik açılır ansızın
Bir gelincik sinsi sinsi kanar
Seni düşünürken
Bir erik ağacı tepeden tırnağa donanır
Deliler gibi dönmeğe başlar
Döndükçe yumak yumak çözülür
Çözüldükçe ufalır küçülür
Çekirdeği henüz süt bağlamış
Masmavi bir erik kesilir ağzımda
Dokundukça yanar dudaklarım

Seni düşünürken
Bir çakıl taşı ısınır içimde

Bedri Rahmi Eyuboğlu

Bu haftayı da böylece bitirelim. Güzel bir hafta sonu diliyorum hepimize.

27.06.2012

PARASIZ YATILI VE KALDIRIM SERÇESİ

 Füruzan okumaya "Sevda Dolu Bir Yaz" kitabıyla başladım. O kadar sevdim ki, YKY 'den toplu öykü ve romanlarının bir arada olduğu ciltli bir basımını aldım. Bu tarz basımları okumak insanı çok yoruyor. Füruzan değil de başka birisinin olsa okuyamazdım. Kitap çok ağar ve yazılar çok küçük. Ama benim için başucu kitabı oldu. "Kırk yedililer"den sonra, "Parasız Yatılı" ya başladım.
 Nasıl anlatayım bilmiyorum, öyle güzel, öyle etkili, öyküler var ki içinde
 belkide bitmesin diye yavaş yavaş, sindire sindire (basıma suç atarak) okudum
 Hüzünlü evet ama hüznü böylesi bir anlatımla okumak ayrı bir tat bırakıyor insanda. Hele "Edirne' nin Köprüleri" muhteşemdi.
"Kaldırım Serçesi" "La Vie En Rose" filmini dün akşam Koca'yla izledik. Bir çok ödül almış 2007 yapımı bu filmi, nasıl oldu da daha önce izlemedik diye hayıflandık. Edith Piaf' ın etkili sesini, güzel şarkılarını biliyorduk ama böylesine dramatik bir hayatı olduğunu bilmiyorduk. Film muhteşem, müzikler harika ( bir tık). Benim gibi geç kaldıysanız mutlaka izleyin.

26.06.2012

YENİLER

 İki haftadır sabah altıda kalkıp yürüdüğüm için olsa gerek, akşamları en geç sekizde uyuya kalıyordum. Bu sefer gecenin bir yarısı uyanıp evde dolanıp duruyordum. Benim gibi uykusunu alamayınca, bütün gün safa bağlayan birisi için korkunç bir durum. Dün bu duruma dur dedim. Gözlerime kürdan koyarak da olsa saat onda yatmayı başardım ve sabaha kadar deliksiz uyudum. Oh be dünya varmış, yaşasın deliksiz uyku:))
Bu kolyeleri yeni bitirdim, bu kordonları örmeyi seviyorum. Üç tane örüp,saç örgüsü yapıyorum.
Renk renk, çeşit çeşit öresim var. Bu arada güzel bir kitap okudum ve güzel bir film izledim. Onlar yarına, hadi kendinize iyi bakın .

25.06.2012

HAFTA SONU

 Cumartesi öğlen atölyeye gittik, Bilge piyanonun başında baya oyalandı. Sonra resim ve seramik dersine geçti. Ben de yağlı boya çalıştım. Gelinciklerim bitti sayılır. Cumartesinin en güzel sürprizi, çalan telefonumun ucunda uzaklardan bir dostun sesini ilk kez duymaktı. Fiamma canım benim,  çok mutlu oldum haberin olsun:))
 Pazar sabahı erkenden zıplayan Bilge, kendi başına giyinip bize" nasıl sarı bir polen olmuş muyum" dedi.
 Sarı polenimi alıp söz verdiğim üzere Kuğulu Park' a götürdüm. 
 Babamızda bir işini halledip, bize katıldı.
 Bilge her zaman  olduğu gibi güvercinlerin peşinden ayrılmadı
 Elleriyle besledi onları
 Onun bu halleri bizi çok mutlu ediyor
Kuğulu Park' tan sonra kısa bir kitapçı ziyareti yapıp, atölyeye tekrar gittik. Keman öğretmeniyle buluştuk. Kızın başına bir de keman dersi mi saracaksın demeyin, ben masumum. Kızım çok istiyor. Keman da tamamen onun seçimi. Ders sonunda müzik öğretmeni, ders alabileceğini söyledi. Yaz boyu nota ve tutuş çalışması yapacaklar. Sonrasına bakacağız artık. Keman almak için acele etmeyin dedi öğretmenimiz. Birden çok yüklenip bıktırmamak gerekiyormuş. Ev ödevimiz nota defteri alıp, sol anahtarı yapmak. Bakalım bizi nasıl günler bekliyor:))

Güzel bir hafta diliyorum...

22.06.2012

BİLGE' NİN RESİMLERİ

 Bu haftayı Bilge'nin resimleriyle bitirelim istedim. Sergiden sonra resimler odasının ve ofisin duvarlarını süsledi.
İlk resim kurstaki arkadaşlarıyla birlikte yaptığı bir kolaj çalışması . Odasına astık.
 Bu palyaço benim favorim, daha önce koymuştum buraya, buda  odasında yerini aldı.
 Bunlarda dolabın üstünde duranlar, akrilik boyayla yaptıkları.
 Bu resmi de ofiste ben çalışırken yapmıştı, benim en sevdiklerimden, bunu da akrilikle çalıştı.
 Bu resim sergiye katılanlardan, pastel boya çalışması. 
  Bunda da konu 23 Nisan 'dı diye hatırlıyorum, yine pastel boya çalışması.
Buda bu bu ara sergilediği çalışması ,renkli ojeler kullanmış:))

Hepimize güzel bir hafta sonu diliyorum....

21.06.2012

MODİFİYE



Dün sabah "harika bir fikrim var" dedi. Kağıt, makas ve bant istedi. Katladı kesti, sonra bisikletini yanına çekti, yapıştırdı veeee "tataaaaaaa nasıl olmuş", "güzel de hacı bu ne? ". "Pegasus bisikleti yaptım, bunlar kanatlar, bu da kafası, tekerleklerde doğal toynakları"

Kafa pek bir oynak olmuş  ama, kanatlar süper , hiç fire vermediler:)) Modifiyenin böylesini görmemiş, duymamışsınızdır eminim:))
Neyse şimdilik  modifiyeli pegasusumuz otlya dursun, bizimkini ikna ettim kuaföre gidiyoruz. Ben boya yaptıracağım o da saçlarının ucundan azıcık kestirecek.Hadi bize kolay gelsin...

20.06.2012

YENİ KOLYE VE KÜÇÜK BİR HEDİYE

 Dün akşam bu kolyeyi bitirdim. Ucunu daha önce yapmıştım. Kordonu da dün akşam tığladım.
 İstenirse uzun, istenirse boyuna dolanarak kullanılabiliyor. Uçta yine metal kullandım, içini polimer kilden güllerle doldurdum, fırınladıktan sonra,  vernikledim.
Bu taç temmuz başında doğum yapacak arkadaşım için.  Uzun zamandır taç yapmıyordum, bir sürü malzemem de armış elimde onu fark ettim. Hafta sonu arkadaşıma götüreceğim, umarım beğenir.
 Uzun zamandır kafamın içini kemiren Bilge' nin okul sorunu dün çözüldü.  Çok iyi bir öğretmen buldum, üstelik tanıdığım birisi. Bu sene 1. sınıfları okutacağını dün öğrendim. Konuştuk ve o kadar sevindim ki. Üstelik okul evime çok yakın. Mutluluğumu siz tahmin edin, üstümden kocaman bir yük kalktı.Darısı tüm anne babaların başına.

19.06.2012

SABAH YÜRÜYÜŞÜ

Yaklaşık bir haftadır sabah yürüyüşüne başladım.Aslında maksadım koşmaktı ama koşamayacağımı anlamam uzun sürmedi:)) Sabah 06:30 ' da düşüyorum yola, evin yakınındaki parkura gidiyorum. 5 km. yürüyorum, sonra spor aletlerinde tepiniyorum. Sekizde eve dönüyorum. Geçen senede yazın yürümüştüm, günün en güzel saatinde, kulağımda değişmez tek radyo frekansı Radyo 3. Bana ait tam bir buçuk saat. Etrafta yeni sulanmış çim kokusu, otlar böcekler, falan filan, buraya kadar çok güzel. Gelelim sonrasına; kış uykusundan yeni uyanmış misali hamlayan bedenimin her yanından ayrı bir ağrı fışkırıyor. Dayak yemiş Pinokyo misali eklemlerim eğilip doğrulurken ve hatta nefes alırken bile acıyor. Çok yoğun mu yaptın birden zorlandın mı diyeceksiniz vallahi  etraftaki en sarsak tip de benim. Elinde tespihle yürüyen amca bile bana depar atıyor, tur bindirenleri yazmıyorum bile:)) Ama yılıyor muyum, vazgeçiyor muyum, tabi ki "asla". Havalar soğuyana kadar, yürümeye devam...

18.06.2012

HAFTA SONU

 Cumartesi günü atolyedeydik. Bilge resim ve seramik dersine katıldı, ben yağlı boya çalıştım. Akşam çıkışta babamız aldı, yemeğe götürdü bizi. Günlerdir evde ve ofiste düzenlemeler, fazlalıkları atmalar yapıyoruz. Bilge' nin odasına  ek bir dolap ve salona yeni oturma  takım aldık. Pazar sabahı mobilyalar gelir diye beklerken, Koca'nın Gölbaşı tarafında işi çıktı. Beraber gidelim, dönünce haber veririz mobilyaları getirirler dedi.
 Düştük yollara, Gölbaşı çok güzeldi. Her yer çiçeklerle, özellikle güllerle doluydu.
 Attık kendimizi koca bir çınarın altına, hafiften de rüzgar esiyor.
 Bilge çıkarttı  terlikleri,
 Hopladı, zıpladı hatta takla attı
 Çok güldü, çok güldürdü:))
Babalar günüydü, benim için yılın en zor günü, içim buruktu,özlem doluydu ama kızım ve sevgili Kocam kafamı dağıtmak için her şeyi yaptılar. Akşam üzeri eşyalar geldi. Kocam salonu defalarca keşfetti:)) Evirdi çevirdi, en sonunda ben pes edip biraz uzandım. Kalktığımda eşyalar yerini bulmuştu:))
Bu sabah Bilge'nin arkadaşı bizde. Annesinin işi olduğu için bugün biz ilgileneceğiz. Bana sabah sabah Hadise dinletiyorlar, imdaaaatttt :))

15.06.2012

BİZ GELDİK

 Biz geldik. Kısa sürdü tatilimiz ama çok keyifliydi.
 Beydağları' nı çok özlemişim. Deniz benim için soğuktu ama yinede görmemiş misali çıkmadık sudan.
 Yıllardır Antalya' da yaşayan annem, denize ayağını bile sokmaz. Bilge söz konusu olunca, tuttu elinden doğru plaja geldi:))
 Hiç çıkmadı Bilge  denizden 
 Anneannenin bahçesinde akşam serinliğinin keyfini çıkarttı
 Babamın diktiği çiçekleri, sevdi kokladı.
 Bahçe yine gönlümü şenlendirdi.
 Dayısına tapan bir çocuk oldu.
 Dönüşte çok ağladı, taaa Burdur' a kadar.
 Allah' tan bunları buldu da, ağlamayı unuttu:))
 Kısaydı ama güzeldi tatilimiz. Her gün denize gittik. Akşamları yakın akrabaları ziyaret ettik.
 Annemin yapılacak işleri vardı onları hallettik.
Bayramda dönmek üzere şimdilik hoşçakal dedik Antalya' ya.
Evde ve ofiste bir yığın iş beni karşıladı. Dün evi toparladım sayılır, bugün işteyim. Bilge' de yanımda, bisikletinin emniyet tekerlerini sökmemiz için yalvarıyor bize, ama Koca' da ben de çok tırsıyoruz:))