12.03.2013

Okuduklarım

 Arayı açmadan okuduğum kitapları buraya not düşeyim. "Bir Akdeniz Kedisinin Hatıraları" Şükran Yiğit' in okuduğum ilk kitabı. Bu kitabı okurken zorlandım, ne zaman elime alsam kedi fotoğraflarına bayılan Bilge elimden kaptı kitabı:))
"Doli bir delikanlı. Doli bir Akdeniz'li. Doli bir kedi.Hayrettin Amca, Dolares, Gizem, Paçavra,Çikin, Güzel Romedyos, Lale, Viyan, Adsız, Kılark ve diğer kedilerle ve biraz da insanlarla birlikte, hayatın küçük ama büyük sırlarını çözmeye çalışıyor. Elimizde Doli' nin günlüğü, arkamızda Kaş güneşi, önümüzde Akdeniz mavisi, hayat dedektifliğine doğru sessiz, sıcak ve mavi bir yolculuğa çıkıyoruz.Bu yolculukta hareket var, aşk var, hüzün var, huzur var, arkadaşlık var,dostluk var, yalnızlık var, kıskançlık var, merak var. Kısaca hayatın kendisi var" (arka kapaktan)
 "Otuzların Kadını" Tomris Uyar' a ait içinde sekiz öykünün olduğu bir kitap. Başları çok kopuktu, bir türlü toparlayamadım ama sonrasında oturdu.
"....Tomris Uyar bu kitapta "Otuzların Kadını"nın yağlıboya portresinin iç çizgilerini okumaktan başlayarak, kimi zaman fiziksel özellikleriyle, kimi zaman davranışlarıyla kendisine benzeyen diğer otuzları kadınlarının öykülerini bir araya getiriyor...(arka kapaktan)

"Yalos" Semra Aktuç' a ait yine bir öykü kitabı. Semra Aktunç ilk kez okuduğum bir yazar ama anlatımı çok etkileyici, öykülerin birbiriyle bağlantıları çok güzeldi. Arka kapağı okuduktan sonra aldım, yanılmadığıma sevindim.
"Yalos (driftwood) akarsularla denizlere ulaşıp, dalgalarla kıyılara vuran odun parçalarına deniyor. Aktunç' un doğanın ve zamanın yarattığı bu ağaçtan heykellerin adını kitabına koyması boşuna değil.Kaybolmaya yüz tutmuş incelikler Yalos' ta ustalıkla öyküleşiyor...( arka kapaktan)

Çok zaman geçti,
bir yalostum artık, incecik dal gibi gövdem, yılankavi,
                                                                      bembeyaz.
Denizde kalmak istesem de rüzgâra direnemiyordum. Bir
kıyıda buldum kendimi, ıssızdı kıyı, uzandım taşların
                                            üstüne, ısındım, sevdim güneşi.
Ne kadar yaşar yaloslar bilmiyorum.
Pek önemi kalmadı bunun ama hâlâ izleyebiliyorum
gövdemi ve ağzımın sımsıkı kapalı olduğunu kederden ve
                                                                            tuzdan.
Bu sessiz kıyı böyle midir hep?

Kitap dolu günlerimiz olsun...

2 yorum:

  1. Bu kitapların hiç birini okumadım, tanıttığın için teşekkürler arkadaşım:)

    YanıtlaSil
  2. Natali ne güzel, Yalos' u şiddetle tavsiye ederim, çok güzel bir kitap

    YanıtlaSil