24.10.2017

Gündoğumu


Dün öğleden sonra önce doktora uğradım, kontrolüm vardı. Bir sorun yok, her şey yolunda. Eve geldim, ardımdan Bilge geldi. Allahım bu ergenlik sanırım insanoğlunun geçirdiği en salak dönem. Bilge' yi ödevleri ve dünyanın en salak ergen sorunlarıyla baş başa bırakıp spor salonuna gittim. Bir buçuk saat kadar kaldım. Dönerken  Bilge arayıp marketten alınacakları listesi verdi. Hadi gönlü olsun dedim, istediklerini aldım. Eve geldim, bir türlü dibini göremediğim kirli sepetini bir posta daha çamaşır makinesine doldurdum hâlâ  kirli çamaşır var.  Akşam yemeğini hazırlamaya başladım, öbür güne yemek pişirdim. Bilge' nin matematik ödevinden yapamadığı soruların üzerinden, geçtik. Yarına iki sözlüsü varmış. Din ve sosyal bilimlerden. İkisini de yarım yamalak çalıştı. Bahanesi ders kaçırdım oldu. Vallahi umursamadım, kendi problemi hiç beni ilgilendirmiyor. Yemekten sonra, çamaşırları serip yattım. Gecenin bir yarısı uyandım. Sabaha kadar dayanamayıp, Leylak Dalımın kitabını bitirdim. Çocukluğumu düşündüm, babam anıların arasından çıkıp, oturdu yüreğime...Biraz dalmışım, telefonun alarmıyla zıpladım yataktan. Bilge' yi kaldırdım, okula gitmemek için kusmaya vardırana kadar süper bir performans sergiledi. Son anda servise yetiştik. Servise bindirdikten sonra kafamı kaldırıp gökyüzüne baktım. Fotoğraf renk cümbüşünü anlatmakta çok yetersiz kalıyor. Uzun uzun baktım, gözlerimde yaşlarla eve geldim. Efes geldi yanıma yattı. Bazen hüzün güzeldir ya öyle bir sabahtı işte...

2 yorum:

  1. Ay ben festivale daldım, senin kontrolü unuttum özür. Bu ara hayatla bağım kopuk, sinema av arası debeleniyorum. Her şeyin yolunda olmasına sevindim, kendine dikkat et aman, öperim bi çok.
    "Hüzün ki en çok yakışandır bize
    Belki de en çok anladığımız"

    YanıtlaSil