01 Ağustos
Temmuz ayını uğurlarken en sevdiğim manganın son dört cildini de okuyup bitirdim. İblis Keser (Demon Slayer) serisiyle Bilge sayesinde yıllar evvel tanıştım. Aslında kitapları bir kenara atıp sürekli manga okumasına kızsam da bu tarzı merak etmeye başladım. Kanlı revanlı, korkunç bir dünyanın içinde kocaman gözleri, şahane saçları, bazıları cinsiyetsiz tipleriyle manga kahramanlarına bayıldım. Kız mı erkek mi diye düşünmeyi bir süre sonra bırakıyorsunuz. Arada ben de çiziyorum, çizmesi de çok keyifli... İblislerin var olduğu ve sürekli insanları öldürdüğü bir dünyada kızkardeşi Nezuko' nur iblise dönüşmesini engellemeye çalışan Tanjiro'nun hikayesiyle başlayan kurgu, amansız bir savaşın içine ama hep umutla taşınıyor. Fedakarlığı, bağlılığı, sevgiyi ve dostluğu altını çize çize gösteriyor. Animesini de izledim ama mangasını okumak daha keyifli geldi bana. Çizerin inanılmaz bir tarzı var, hareketi iki boyuta nasıl bu kadar iyi aktarıyor demeden edemiyorsunuz. Çok güzel bir kıvamda ve zamanda seriyi bitirmiş. Bu arada küresel anlamda da çok tanınan ve beğenilen bir iş yapmış. Tamamen ticari düşünüp uzatıp durabilirdide, sırf bu yüzden de ayrıca takdir ettim.
Bu hafta iki reformer pilates dersinin geride bıraktığı vücut hamlamasıyla geçti. Sürekli ağzımda ahhh oblik kaslarım, vah interkostallerim diye dolanırken, Bilge herbir yanlarım diye söyleniyordu. Dünü dinlenmeye ayırmıştım, bugün yoga yaparım diye düşünüyorum.
Bu yaz Ankara' ya ilk taşındığımız yaz gibi, kısa süreceğinin sinyallerini veriyor. İlk yazda çok üzülmüştüm bu kadar mı diye:) Artık öyle bir üzüntüm yok, ne kadarsa ona razı olmaktan yanayım...



Yorumlar
Yorum Gönder