2.07.2020

Haziran okumaları

Haziran ayı pek verimli durmuyor fotoğrafa bakınca :( Hiç baba bir kitap okumamışım diye geçiyor aklımdan...

Düşüş biraz hayal kırıklığı yaratsa da Norveç edebiyatı tadı güzeldi.

Silahlı Peri, kimin kim olduğunu anlamadan uzun süre okumama rağmen renkli kurgusu pek güzeldi.

Bir Tuhaf İntikam, iyi başlayan, iyi ilerleyen ama bir garip biten bir okuma oldu.

Feyhan Sofrası, üzerinde yılların kokusu, hoş bir nostaljiydi.

Aşk İşaretleri' ni, Latife Tekin okumayı bir gün sever miyim çabamla okudum, ilk bu kitapla okumaya başlasaydım, diğer kitaplarını elime almazdım.

Tesadüfi Buluşlar, bu ay ki en uzun süreli okumam oldu, dönüp dönüp okudum, baktım, not aldım.

Wang Hatunun Ölümü, 17. yüzyıl Çin' in de yoksulluğun, adaletsiz vergi sistemi ve kendi başına ayakta kalmaya çalışan kadınları anlatıyor. İlginçti.

Keyifli okumalar dileğiyle...

1.07.2020

Kitaplı Mim

 Sevgili Leylakdalı' m kitaplar ve kitaplıklar la ilgili bir mim yapmış.
 Ben geç farkettiğim için sabahtan hemen yazayım dedim.
Kitap fotoğrafları bu sebepten eksik olacak, şimdiden affola:))
1. Benim aslında istediğim gibi bir kitaplığım henüz olmadı. Fotoğraftaki kitaplıklar bir gün birleşip Voltran' ı oluşturacaklar:))

2.En eski kitabım 1958 basımı Hans Dominik' in Atlantis'i.

3.En yeni kitabımı geçen hafta aldım. Selçuk Altun' un Ayrılık Çeşmesi Sokağı.

4.Ödünç aldığım, iade etmediğim kitabım yok.Çünkü sen geri verme diyorsun:))

5.Bir yerlerde kalmış kitabım var ama ben bu duruma sinir olduğum için yerine yenisini alıp koymuşumdur.

6.Kitaplık düzenim fikren yazara göre bir sıralama oluşturmaya çalışsa da, uzun süredir boş bulduğum yere kitap sıkıştırmak şeklinde...

7. Aslında önceleri meraklıydım imzalı kitaplara ama sonra bazı yazarları yakından görünce, görmememin daha iyi olacağına karar verip, imza sevdamdan vazgeçtim.

8.Kitaplık olarak camlı daha mantıklıymış gibi görünse de ben açık kitaplıktan yanayım.

9. En değer verdiğim kitaplara gelince, benim için tüm kitaplarım çok kıymetli. Çoğunu planlayıp almışımdır, kimselere kolay kolay vermem. Kıymetlim, sahip olmaktan en keyif aldıklarımın  başında gelir. Bir de sanat kitaplarım benim için ayrıca kıymetli.

10.Okunmamış kitaplarım yatak odasında hızlı bir yayılım halinde, hem enlemesine, hem boylamasına uzuyor.

11. Kitaplığımın sol başından sayarak yaşıma denk gelen (43) kitap Antonio Skarmenta' nın Gökkuşağı Günleri oldu. Çok severim, çok özel bir kitaptır.

Sorular biterken, kendinize iyi bakın diyor, Leylakdalı' ma bu güzel mim için teşekkür ediyorum.

30.06.2020

Haziran ayını uğurlarken

Günler havaların ısınmasıyla miskinliğe bürünmeye başladı. Daha tembel, daha yavaş ve daha sakinim sanki. Şikayetçi değilim, biraz şaşkınım:)))

Elena Ferrante çok ilginç bir yazar. Napoli Romanları Serisini çoğumuz elimizden düşürmeden, bir solukta okuduk. Bana en tatlı gelen tarafı gözlerden ziyadesiyle uzak olması, tüm dünyanın onun hakkında bildiklerinin yayıncısının açıkladığı kadar olması. 
Tesadüfi Buluşlar benim için çok keyifli bir okumaydı. The Guardian için haftalık yazdığı bir yıllık bir yazı dizisi. 
Her yazıya Andrea Ucini' nin muazzam illustrasyonları eşlik ediyor. 
O kadar sade, o kadar naif ve o kadar etkileyiciler ki...
Sosyal medyadan takip etmeye başladım, itiraf edeyim çizimleri gördüğümde kadın bir çizer zannetmiştim:)) 




23.06.2020

Pandemik komikler


Hep oflayıp puflayarak geçmiyor hayat ve lütfen geçmesinde...  Bu kadar endişenin arasında, günün akışında illa komik şeylerde oluyor. Aklıma ilk gelenleri yazayım dedim.

Mentollü şekeri ağzıma atıp, maskemi takarak dışarıya çıkışımı hatırlıyorum, gözlerimden şıpır şıpır yaş gelmişti...

İnsanların maskeyle  bağıra bağıra konuşmaları ve kaşlarının konuşmalara eşlik etmeye çalışması:))

Dışarıda elimi kolumu bir yerlere değdirmeyeyim diye sırtımda tuhaf bir şekilde birleştirmem. 

Kahvaltı yaptığımız mekanda lavaboya gidip ellerimi iyice yıkadıktan sonra , dezenfektan olduğunu düşündüğüm şişeden iki pıs pısı elime koluma sürmemle köpürmeye başlaması...Kutunun etiketinde antibakteriyel sıvı sabun yazması ve benim tekrar baştan ellerimi yıkamam... Benden sonra aynı şeyleri yapan G. Abla' nın masaya gelip ellerim niye köpürüyor ki demesi:))

Markette bir şekilde biriyle çarpışınca elektrik çarpmışa dönüp,karşılıklı bin kere özür dilemeler...

Filmlerde, hatta animelerde bile insanları dip dibe görüp cık cıklamam...

Eski etkinlik biletlerine bakıp, okşayıp, koklamam...

Maske kolleksiyonu gibi bir şeye başlamam...

Ölmeden yapılacaklar listeme bir maskeli baloya mutlaka gitmeli (pandemiden sonra) diye kocaman yazmam...

Hadi sizde ekleyin biraz gülümseyelim...

( resmi de yeni yaptım, başka bir resme bakarak yaptım gerçi ama pek sevdim)

22.06.2020

Pazartesi


Sonunda sınav bitti. Bilge rahat girdi sınava, keyifli de çıktı. Omuzlarımızdan kocaman bir yük kalktı. 
Bir arkadaşımız kahvaltı yapalım birlikte Bilge' ye iyi gelir dedi. Tamam dedikten sonra kahvaltının dışarıda olduğunu fark ettim. Çok tedirgin gittim ama oyun bozan olmak istemedim. Gerçi çok güzeldi,herkes keyifliyidi, özellikle Bilge çok eğlendi. Yaptığı esprilerle bizi kırdı geçirdi. Çıkışta Seymenler Parkı'na yürüdük. Kestirmeden gidelim dedik ve çok güzel ara sokaklardan geçtik. Park kalabalıktı,boş bir yer bulup yayıldık. Nevalelerimizi çıkardık, sohbet devam etti derken park görevlileri parkı boşalttıklarını söylediler. Toparlandık Tunalı' ya geçtik, Bilge kitap aldı. Markete uğradık ve eve döndük. O kadar yorulmuşumki...Uzandım kaldım bir süre. Sosyal medyadaki babalar günü paylaşımlarına baktım... Kalktım ortalığı toparladım, yemek yaptım...Akşam annem aradı, sesi buruk. Anladım derdini, birşey diyemedim... Kardeşime yazdım, annemi bir ara mezarlığa götürür müsün diye. Aklına gelmemsine hiç şaşırmadan, iyi olur oradan da bizimkilere geçeriz dedi...
Latife Tekin' in Aşk İşaretleri bitti. Hiç sevmedim, kelimeleri bu kadar çekiştirip cümleleri bu kadar zorlaştırmanın ve sonunda hiçbir şeye ulaşamamanın anlamı ne bilemedim...
Bizimkiler uyandı, bugün okula gideceğiz.Çocuklara  yıllıkları dağıtılacak.
Bir dönemle vedalaşacaklar, hayırlısı olsun diyorum. Kendinize iyi bakın...

18.06.2020

Perşembe

Bu sabah canım hiç yataktan kalkmak istemedi. Efes' in duygu yüklü ( kalk bana mama ver) bakışlarına dayanamadım, kalktım. Kahvaltıyı Koca hazırladı, keyifli bir kahvaltı yaptık. Koca ofise gitti, benim çok işim yoktu, yarın giderim dedim. Günlerdir halıları yıkamaya ver diye tutturan Koca' nın bıdı bıdısını daha fazla dinlemek istemediğim için halı yıkamacıyı aradım. Evi süpür, halıları toparla derken, kapı çaldı. Halıları götürdüler. 
Balkonu toparladım. Bilge' yle kekli kremalı ufak cupcakeler yaptık. Piyano öğretmeni geldi, o kadar tatlı ki gelirken o da limonlu chesscace yapıp getirmiş. Evi piayano sesi ve tatlı tadı doldurdu. Ders bitti, mercimekli erişte yapmıştım. Yemeği erken yedik. Bilge' nin akşam yoga dersi var. Koca Efes' i bahçeye götürdü.

Bir Tuhaf İntikam bitti. Fena değildi.
Geçen hafta Wang Hatun' un Ölümü' ne başlamıştım. 17. yüzyıl Çin' inde ilginç bir araştırma okuyorum gibi...

True Dedective' in 2. Sezonunu bitirdim.
3. Sezona başlamadan biraz soluklanayım dedim.

Hava hala yağmurlu ama daha sıcak.

Keyifli bir resim yapmaya başladım.

Bir arkadaşımla telefonda uzun uzun konuştum yabya daçda dinledimidinledim diyeyim. Bir çemberin etrafında dönüp  duruyormuşuz gibi hissettim. Aslında bu his çok tanıdık, o yüzden olsa gerek çok rahatsız etmedi...

Neyse ben kitaplarına döneyim, iyi bakın kendinize...


16.06.2020

Yoğunlaşamamak

Pandemi başladığından beri en çok duyduğum sözcüklerden biri "yoğunlaşamıyorum" oldu. Önce çok anlam veremiyordum ama süreç uzadıkça ben de bu duyguyu küçük çaplı da olsa yaşamaya başladım. 
Resim mi yapıyorum, aklıma okuduğum kitap takılıyor, kitaba geçiyorum, ne pişirsem demeye başlıyorum. Buzdolabının önünde aptal aptal bakarken, faturaları ödemiş miydim diye düşünmeye başlıyorum.

Eski rutinime yaklaşırsam, bu durumumun üstesinden gelebilirim sanki. 
Her gün ofise  yarım gün gidiyorum( eskiden de öyleydi) . Baya faydası oldu, yoga ve nefes rutinleri de zihnimi sakinleştiriyor. Resim de öyle, renkler, çizgiler, desenler terapi gibi. 

Dün "Silahlı Peri" yi bitirdim, güzeldi. Evdeki kitap kulemi düzeltirken Uğur Erkman' ın " Bir Tuhaf İntikam" kitabına rastladım. Şöyle bir bakayım derken, sayfalar arka arkaya akmaya başladı...
Akşam Bilge' nin yoga dersine girdim, kız kardeşte Antalya' dan derse katıldı. Üçümüzün aynı derste olması ayrı bir keyifti, iyi hissettirdi. 
Biraz evvel yönetici kapıdan başını uzattı, iki dakikada binada ne var ne yoksa anlattı. Kim boşanmış, kim evlenmiş, kim yeni ne almış... Gülümsedim, beni kurban seçmesi ayrı bir detay, kimseyi tanımıyorum. Bence konuşacak kimseyi bulamadı, beni kurban seçti:))

Ufak bir alışveriş listem var, markete uğrayacağım, dün manavda yaprak buldum, pişirdim çok güzelmiş. Bakayım varsa biraz daha alayım. (hep annemden almaya alışık olunca, ilk defa para verip yaprak aldım) 
İyi bakın kendinize...