21.04.2017

Öyle işte...


Bu sabah kış gibi bir sabaha uyandık. Bizim ev dik bir yokuşun yamacında ve sağında solunda yeni yapılan inşaatlar olunca bildiğiniz çamur akıyordu. Koca' ya Efes' i ofisin orada gezdirelim dedim. Ama nerede beni dinleyen adam ve köpek. Sırılsıklam geldi arabanın yanına ben aşağı inince. Baktım patileri hazırlıyor üzerime atlayacak benden çıktığına inanamadığım bir sesle" yapma "dedim. Efes' te inanmadı benim söylediğime ve benden uzaklaştı.)) Bu arada sabah Bilge' yi okula gönderirken penceresin önündeki çiçekleri görüp başımı önüme eğdim. Pirimulaları yine soldurmuşum. Bir gün sulamazsan ölü numarası yapıyorlar. Suyu görünce toparlanıyorlar allahtan:))



Bu şehre bahar çok güzel geliyor. Özellikle kafamı kaldırıp bu güzelliği görünce milyonuncu kez bir daha anladım. Mis gibi içime çektim havayı. Bazen eve yürümeyi gözüm yemediğinde taksiden erken inip etrafa bakarak, tadını çıkartarak yürüyorum eve. Bilge'yle Efes' i gezdirirken yeni çıkan çimleri görünce Efes çıldırıyor. Büyük bir iştahla hapur hupur yiyor. İlkinde karnı ağrıyordur falan desek de bu her gün olunca Bilge Efes' in içinde bir keçi yaşadığına kanaat getirdi:))
Bu zamanlar tüy dökme zamanıymış,   evdeki tüylerden rahat bir yorgan çıkardı:)) Bitmek üzere sanırım bu arada süper bir şey keşfettim( bunu daha önce mutlaka yapan olmuştur.) Elektrik süpürgesinin perde ayarında Efes' i süpürebiliyorum. Önce  biraz korktu ama sonra çok hoşuna gitti. Veterinerde bir zararı olmadığını söyledi. Bomba oldu yani:))
 Evde terlikleri kaldırmıyoruz artık herkes terliğinde köpek izleri olmasına alıştı. O kadar seviyor ki bütün terlikleri toplayıp kemirmeyi:)) Geçen hafta hiç sevmediğim, bitince de oh bitti diye yere koyduğum kitabı , geri dönüşte bin parçaya ayrılmış buldum. Bir kaç gün sonra Efes' i Bilge' nin kurşun kalemini yerken yakaladım:))  Uzun uzun gözlerinin içine bakarak konuşup üstüne basa basa hayır dedim. Umarım işe yarar:))
Hayır demişken referandum sonuçlarına şaşırdım mı hayır, üzüldüm hem de çok. Topladım bir sürü kitap biraz ondan, biraz bundan bir dolu okuma yapıyorum. Bir süre sonra normale dönerim. Kız kardeş bana sürpriz yapıp kitap listemi yürütüp bana almış. Çok duygulandım.

Yani çiçek açmış ağaçtan, ottan böcekten, köpek süpürmekten, kız kardeş sürprizlerinden, kitaplarıma bakıp çok zengin gibi hissederek, kızıma, kocama sarılıp huzuru bulmaya çalışıyorum.

İyi bakın kendinize...

17.04.2017

Özet akışı



Uzun zaman oldu yazmayalı. Koca işle ilgili bir seminer için İstanbul' a gitti. Ben de evde kaldım bu bir hafta . Güya bahar temizliği falan yaparım , okurum, izlerim, dinlerim oh mis gibi diyordum. Tabi yalan oldu. Sabah evin iki cephesinde de aynı kişinin yaptırdığı iki inşaatın gürültüsüyle uyanmak, gün boyu beyin delinmesi derken günleri kotarmak şeklinde geçti gitti zaman.

Evin huzuru tabi ki güzel ama hayatınızın rutinini bozmamak gerek. Bilge bugün tatil diye havalara uçtu. Birlikte ofise geldik, Efes' te minderinde yatıyor. Ben kulaklarımı tıkadım, işleri toparlamaya çalışıyorum. iyi bakın kendinize...

27.03.2017

Hafta Sonu


"Ankara'ya bir gecede bahar gelir" gibi bir cümleyle bu sihirli dokunuştan bahseder Ayla Kutlu Zaman da Eskir kitabında. Cumartesi sabah işte tam böyle bir sabahtı. Ağaçların çoğu uyanmış, çiçekli elbiselerini giymişlerdi. Öğleden sonra ilk defa Efes' i evde bir saat yalnız bırakıp Bilge'yle dışarı çıktık. Çıkarken de sıkı sıkı tembihledik "evi yeme diye" :)) Geldiğimizde uyukluyordu, ödül mamalarından almıştık, afiyetle yedi:))

 Bilge' ye bu maketi doğum günü için almıştım. Bacasında küçük bir güneş paneli var, pazar sabahı fır fır dönüyordu:)) sanki elektriği icat ettik, öyle bir sevinç:))



Geçen hafta Bilge "Küçük Kadınlar" kitabını okumuştu, cuma akşamı da 1949 yapımı filmini izledik. Pür dikkat izledi. Jo' ya hayran oldu, keşke Beth ölmeseydi dedi. kıyamam...

Pazar sabahtan piyano dersine gittik. Dönerken bir arkadaşının Kurtuluş Parkı' nda bisiklet sürdüğünü öğrenince biz de gidelim diye tutturdu. Dayanamadık, gittik. Efes'i de götürdük. Park adeta köpek cennetiydi. Nasıl güzellerdi. Tabi hepsi eğitimli, tasmasız nasıl güzel oynuyorlar. Biz cesaret edemedik bırakmaya ama yine de oynadı, koklaştı:)) Eve döndüğümüzde yorgunlukta bir köşede sızdım...

Keyifli bir hafta diliyorum.

24.03.2017

Okuduklarım

Okuduklarımı biriktirmeden yazayım diyorum, olmuyor. Neyse güzel kitaplar okudum bu ay.

Bakele/Sezgin Kaymaz/April Yayıncılık: Sezgin Kaymaz' ın bu kitabı da ufak bölümlerden oluşuyor. Kimisi komik, kimisi hüzünlü ama bütünü samimi, akıcı. Sevdim, bu yıl yazarın tüm kitaplarını okuyabilir miyim bilemiyorum ama elimden geldiğince okumaya çalışacağım.





Yüzünde Bir Yer/Sema Kaygusuz/Metis : Sema Kaygusuz benim için bambaşka bir yazar. Bu kitap çok farklı bir okuma oldu.  Hüznün miras olabileceği, incir ağacı dili, Hızır, Dersim...Çok beğendim, mutlaka okunmalı.



Kıymetli Şeylerin Tanzimi/Sezen Ünlüönen /İletişim: Yazarın sanırım ilk kitabı, ben de tesadüfen aldım. İlginç bir kişi sarmalı var kitapta. Önce kimliklere takılmıştım bir süre sonra bunu bir kenara koyup okudum. Dili zorlamıyor, okunması kolay. Beni yormadı, güzel bir kitaptı.



Gülhisarlı Terziler/ Hüsnü Arkan/ Kırmızıkedi: Hüsnü Arkan' ın bu kitabına bayıldım. Naif, bol okumalı, bol kitaplı.Çoktan unuttuğumuz usta/çırak ilişkileri ve hüzün... Çok beğendim.


Karakol Cinayetleri/Armağan Tunaboylu/ Maceraperest Kitaplar: Yine en tiksinç kahramanımız Metin Çakır iş başında. Bir önceki kitabı okurken sıkılmıştım ama bu öyle değildi, Keyifle okudum.Arada soluklanmalık oldu. İyi geldi.

Carrıe Snyder' ın Kız Koşucu kitabını okuyorum, belki bir kitap daha sığar mart ayına. Bakacağız artık. Bol okumalı günler dileyerek kaçıyorum:)))

20.03.2017

Hafta sonu

 Geçen hafta çok yoğun geçti. Hem işler çok yoğundu hem Bilge' min doğum günüydü. Kocaman bir 11 oldu. Baş döndürücü bir hızla büyüyor ...bir tarafı hep büyümek istiyor, bir tarafı hep çocuk kalıyor:)) Aslında bu konuyu ayrıca bir yazmalı:))

Operada ve tiyatroda izlenecek bir şeyler bulmak çok zor. Cuma ve cumartesi akşam ya da pazar gündüz olması lazım. Öteki türlü Bilge' nin okulu sebebiyle gidemiyoruz. Öncesinde cuma gününden bahsedeyim. ArtAnkara' yı ziyaret ettik. Çok güzel işler vardı. Güzel bir etkinlik olmuş. Sevgili Füsun Ürkün' le tanıştım nasıl güzel bir insan resimlerine bir kez daha hayran oldum ve tabi sevgili Leylak Dalının kulaklarını çınlattım. (Onun tavsiyesiyle tanıdım)


Cumartesi günü Opera Sahnesi' nde "Ankara 1923" konserini dinledik. İlk kez bu kadar büyük bir orkestrayı ve koroyu  canlı dinledim.


 Pazar sabahı ödevler el birliği ile yapıldı:)) Piyano dersine gittik. Çıkışta bir şeyler yedikten sonra yine Opera Sahnesi' ne gittik. Bilge' nin piyano öğretmeninin de rol aldığı IV. Murat oyunu izledik. Öncesinde öğretmeni Bilge'ye kulisi gezdirdi, oyuncularla tanıştırdı. Bilge bayıldı, sahne arkası ne demekmiş gördü.



Oyunu oldukça muhafazakar bir seyirci topluluğu ile izledik. Mehter Marşı eşiliğinde gelen yeniçeri ve sipahiler ayakta alkışlandı derken çocuk yaşta padişah olan IV. Murat' ın etrafındaki entrikalar, dönen dolaplar... Halkın korktukça sultanına daha çok bağlı olacağını düşünen padişahın yasakları, akıl almaz fermanları... İkinci perdede salonun yarısı boşalmıştı. IV. Murat' ın trajik hayatı, halka yasakladığı her şeyi yapması, astığı astık, kestiği kestik hali ve aklını yitirmesi... Yazık seyirci büyük bir hüsrana uğradı. Arkamızda kapalı iki hanımın konuşması kulağıma geldi." Gerçek olabilir mi sence" diğeri "yok be adı üstünde tiyatro yalandır yalan" dedi. Yani ülkenin geldiği durumu izledik ama çok uzundu üç saat. Bir de Mehter Marşı çok dinlemeye gelmiyor bence hala kulaklarımda çınlıyor:))

Tiyatro candır diyorum ve kaçıyorum iyi bakın kendinize...

14.03.2017

Günaydın


Bu sabah kar yağıyor, tam da bahar havasına girmişken. Fotoğraf hafta sonundan ne güzeller değil mi:)) Efes' i gezdirirken gözüm hep ağaç dallarında. İg' de millet hep bahar dalları paylaşıyor. Bizimkilerde tık yok bu sabah dedim "akıllı ağaçlar, biliyorlar bozkırı"...
Efes sabah burnuna düşen kar tanelerini kokluyordu...Neler hissediyor acaba?
Okulda resim yarışması varmış. Geleceğimi çiziyorum gibi bir şey. Bilge kafasından geçenleri anlatıyor."  Bir sürü kedi köpek var etrafta, ağaçlar ağaçlarda kuşlar. Elimde doktor aletleri veteriner olmuşum hasta köpekçiğe bakıyorum. Sonra elbise tasarlıyorum, tasarımlarımı almak isteyenler hayvanları görüp bayılıyorlar, sahiplenmek için sıraya giriyorlar. Ne güzel değil mi"diyor,  "Çok güzel, hem de çok güzel"diyorum "35*50 kartona sığdırabilir miyim "diyor "dene bakalım, sığar bence" diyorum ...umut garip duygu, hiç beklemediğin bir anda ortaya çıkıveren...sıcacık...sarıp sarmalayan...

8.03.2017

Okuduklarım

Kuş Eppeği/Levent Cantek/İletişim  Kuş Eppeği, kuş ekmeği, kuş lokması demekmiş. Yazarlardan, şairlerden sinemaya oradan sahnelere, çizerlere kimler yok ki bu kitapta ama eppek kıvamında, keyifli bir kitap, çizimler ayrıca güzel.

Sibop/Barış Başarır/Can  Dost' da dolaşırken gözüme takıldı ve aldım. Yazarı il kez okudum. Keyifli bir dili var ama sanki fazla uzun, bilemedim...


Bir Delinin Güncesi/Aslı Erdoğan/Everest Aslı Erdoğan  bu yıl külliyatını tamamlamak istediğim yazarlardan. Bu kitap Radikal Gazetesi zamanındaki köşe yazılarını içeriyor. Bu tarz derlemeler keyifli olmuyor arka arkaya tokat yemiş hissi uyandırıyor, bir de unuttuklarınızı hatırlatıp unutmaktan utandırıyor. Öyle yani, dilerseniz okuyun diyeyim ne diyeyim...

Kadınlar Gülmemeli/ Remzi Karabulut/Aylak Adam  Kapağına bayılarak aldım aslında öykü kitaplarına temkinli yaklaşıyorum, bazen çok yorucu olabiliyorlar. Yazarı hiç bilmiyordum ama ilk öyküden yakaladı beni, güzel gerçekten güzel öyküler. Öykü severlere tavsiye edilir.


Rüzgargülü/Ursula K.Le Guin/ Ayrıntı Ursula' nın külliyatını bu seneden ziyade ömrümün yetmesini diliyorum:)) Bu kitapta öyküleri var. Uzun öyküler var, kısa öyküler var ve her biri ayrıca roman olabilirmiş tadı bırakıyor. Okuması kesinlikle kolay değil ama bittiği andaki  tadı bambaşka.

Kitaplarla dolsun yaşamınız...