19.09.2019

Kısa, kısa...

Leylak Dalı bu kitabı çok beğendim deyince bana da almıştık. İki bölümden oluşan kitaptaki öyküler birbirine bağlı ve etkileyici. İnsana dokunan öyküler.Çok beğendim...
"Artık büyüdüm" ün fotoğrafı bu. Asla birlikte fotoğraf çektirmiyor:((
Dün Waffle' ın doğum günüydü, dünyalar tatlısı bir çocuk. Efes' le de çok iyi anlaşıyorlar. Sahibi G. Abla' da bizim canımız. Doğum günü hediyesi güzel bir göğüs tasması aldım:)) çok yakıştı...

Sabahları evde  yaklaşık 20-25 dakikalık yoga duruşları yapıyorum, iyi geliyor.

Balkonda son parti elmalar kuruyor, bir de limon yağı deniyorum, ufak bir kavanozda o da  güneşleniyor.

Workin' Moms izliyorum, eğlenceli...

H. Böll' ün "Babasız Evler" ine başladım...

Marco Polo' nun "Dünya' nın Hikaye Edilişi" bitmek üzere. İkici kitap için bakınmalı, baskısı yok galiba...

Turşu yerine fermente sebze yapın diye okuyup duruyordum. Karnıbaharla denedim. Fena olmadı, turşu kadar lezzetli değil ama probiyotiklerin hatırına yenir mi? yenir, yiyorum:))

Efes' le çok yürüyoruz, geçen hafta kendi rekorumuzu kırdık. Bir hafta da 68 km. yürümüşüz:))

Annem bugün aşure yapıyormuşi sırf bunun için Antalya' da olmak vardı...

Koca bugün göz doktoruna gitti, adam gözlük katili, bahar başında yedeğiyle birlikte aldığım iki gözlüğün birini kaybetti, diğerinin de sapını kırmış...Allah' tan sen de gel diye tutturmadı. Hiç kalabalıklara giresim yok...

Bilge' nin her gün okul maceralarını dinlemek eğlenceli....

İyi bakın kendinize...



11.09.2019

Eylül

Yıllarca eylüle hatta sonbahara küs yaşamış ben, birkaç yıldır kendime şaşırarak ve sanırım olgunlaştım diyerek karşılıyorum bu ayı. Tabi ki babamı özlüyorum içim sızlarken ama burukta olsa bir gülümseme de yüzüme yerleşiyor.

 Hafta sonu kayınpederim ufak bir kalp krizi geçirdi. Koca apar topar Samsun' a gitti. Dün taburcu oldu, korkulacak bir şey olmadığını söylediler.

Bilge okula başladı. İki gün biraz maceralı gitti geldi. Bu sabah normal rutine döndük. Okula bırakıp, ofise geldik. Bu sene servis kullanmayacak. Biz götüreceğiz, toplu taşıma kullanacak falan filan...

Roberto Pazzi' nin Prensen Ve Canvar ' ını Su Turhan' ın Komiser Paşa' sını okudum.
The Sinner' ın iki sezonunu izledim.
Leylak Dalı'mla buluştum, çok keyifliydi, iyi geldi.
Balkonda sebze kurutuyorum, sıra sıra patlıcanlar, kabaklar ve biberler. Biraz da erik kuruttum. Evde hep bir sebze kokusu:))
Bu ara hep birilerini dinlerken buluyorum kendimi. Konuşmak kadar yorucu bu dinleme mevzusu, bazen takip edemiyorum, garip oluyor:))
Bu yılki 137 kitap okuma hedefim için biraz daha hızlanmam gerektiğini fark ettim (85. kitabımdayım)

Aslında kafamda başka düşünceler vardı, kelimelere gelince  böyle garip döküldü...
İyi bakın kendinize...


1.09.2019

Ağustos Okumalarım

Ağustos ayını on kitapla bitirdim. Üçte yarım kitabım var. Kitaplara gelince;

Bilim Güzeldir/ Mikroskop Altında İnsan Vücudu/ Colin Salter/ Tübitak...Bilge' yle Dost'ta gezerken görmüştüm. İyi ki almışım o kadar büyüleyici bir kitap ki anlatamam. İnsan vücudu, hücreleri, hatta ilaçların  ve hastalıkların mikroskobik görüntüleme yöntemleriyle sunulması şaşırtıcı olmasının yanında gerçekten çok etkileyici.

Bir Sanattır Öğle Uykusu/ Thierry Paquot/ Can...çok ilginç bir kitap.İndirimde almıştım. Yazar öğle uykusunun tarihsel, sanatsal ve edebi yansımalarını incelemiş ve bunu keyifli bir dille,ayrıca görsellerle desteklemiş. Hiç aklıma gelmeyecek bir konunun böyle işlenmesi ilginç bir tecrübe oldu...

Yüreğimdeki Ülkem / İsabel Allende/ Can..
Allende' nın yabancı olmadığım hayatı, anıları ve her kitabında olduğu gibi Şili' lilerin bizimkilere ne kadar benzediği duygusu...

Moskova' da Bir Beyfendi/ Amor Towles/ Hep Kitap... Bu sene okuduğum en iyi kitaplardan biri de bu kitap oldu. Çok beğendim, kalınlığı gözünüzü korkutmasın su gibi akıyor.Bir tarafta tarih bir tarafta muazzam bir adam, koca bir hayat...

Ekmek ve Zeytin/Ahmet Büke/ Can... Ahmet Büke öykülerini severim ama bunlar çok kısalardı , çok yer etmedi bende...

Ceberut Martin/ William Holding/ İşbankası... Bu ayın en zor okumasıydı. Tek tesellim çok kalın olmayışıydı. Bu kadar alt metin beni yoruyor...

İki Rüya Dokuz Gerçek/ Hakan Bıçakçı /Karakarga... M.K.Perker' in illüstrasyonlarıyla iyi başlayan ama garip biten sanki yarım yamalak hissi uyandıran bir okumaydı...

Sanat ve Sanatçılar Üzerine/ Sigmund Freud/ YKY... Uzun soluklu okumalarımdan biriydi. Sanırım dört beş aydır okuyorum. Gerçekten çok etkileyici , okurken çok zorlanırım diye düşünmüştüm. Zorlanmadım değil ama keyifli bir zorlanmaydı, hatta etrafımdakileri de alıntılarımla darlamış olabilirim...

Belgelerim/ Alejandro Zambra/ Notos Kitap
Yazarın daha evvel okuduğum kitaplarındaki garip duygu bu sefer öyküler olarak kafama kafama vurdu sanki. Kesinlikle kötü değil yanlış anlaşılmasın garip bir hissiyat...

Reddediyorum / Per Peterson/ Metis... Bu kitapla yazarın tüm kitaplarını okumuş oldum. Norveç edebiyatı deyince aklıma ilk gelen isim. Üç kitapta da hep aynı şeyi hissettim. Kitaplar çok güzel başlıyor, kurgu temeli çok iyi, sonra bir durağanlık ve garip bir son ama gerçekten çok güzel yazıyor....

Keyifli okumalar diliyorum...

26.08.2019

Günler ve geceler...

mevsim yavaş yavaş son bahara dönüyor. Eskiden olsa eni konu üzülürdüm. Oysa bir kaç senedir buna takılmıyorum. Yaz kadar kışı sevmeyi de öğrendim.

Günlerdir yazayım diye aklımdan geçiriyorum ama bir türlü yapamadım. Ülkenin gündemi her gün kafama kafama vuruyor sanki. Elim kolum dökülüyor, hiçbir şey yapmak içimden gelmiyor. Gözümü kulağımı kapatsam diyorum ama işe yaramayacağını biliyorum...

Kış hazırlıkları bitti sayılır. Domatesler kavanozlandı, fasulyeler buzluğa yerleşti. Dolaba biraz da kahvaltılık sos stokladım. Bir tek turşu kaldı, onu da bir ara hallederim...

Bilge bu sene tatile doyamadı, bir kere bile okul lafı etmedi...Ama güzel kitap okudu ve muazzam resimler yaptı...

Efes' e mama aldım, uzun zaman önce mama fiyatlarına şaşırmayı bırakmış olmam gerekiyordu...

Moskova' da Bir Beyfendi' yi okudum, çok güzeldi, çok naifti iyi hissettirdi...

A. Zambra 'nın Belgelerim' i okudum, sonuna doğru çığlık atmamak için kendimi zor tuttum, o kadar baydı...

Marco Polo' nun Dünyanın Hikaye Edilişi' ni okuyorum, çok ilginç...

Hakan Bıçakçı' nın İki Rüya Dokuz Gerçek kitabını okudum, kısacıktı...

Netflix çöplüğüne döndüm,  kusacağım o kadar yani...

Yoga hocam eğitmen olmak ister misin dedi. Düşündüm, istemediğime karar verdim. Araç olarak kalsın amaca dönüşmesin dedim.

Bu liste iyice uzamadan kaçayım, iyi haftalar olsun...







10.08.2019

Bı ses vereyim...

Önceki seneden beri Koca kurban bayramını köyde ailesiyle geçiriyor. Kayınpederim evde hayvan fikrine sıcak bakmıyor ve huzursuz oluyor. Anlayabiliyorum sonuçta tüylü bir hayvan ve huylanıyor. Hayvan sevmeyen birisi değil ama böyle. Biz de hem onu hem Efes' i rahatsız etmemek adına evde kalıyoruz.

Misafir kedimiz hala bizimle, sanırım on gün daha kalacak. Kedi balkonda kelebek kovalıyor, Efes kediyi kovalıyor bana onları izlemek kalıyor, çok eğleniyorum.

Geçen sabah Efes' in başka bir köpekle tartışmasında omzumda bir ağrı kaldı. İki günde üst üste   yogada omuz çalışınca gece çok fena ağrıdı.Bu  sabah daha iyi, dinlendirince geçecek gibi duruyor.

Efes' le kediyi aynı evde yalnız bırakmayı gözümüz yemeyince Bilge ' nın piyano dersini iptal ettik. Perşembe günü yogaya benimle gelemedi. Bu sabah yoga dersine tek başına gidecek. Çok heyecanlıyım, ilk kez tek başına bir yere gidiyor...

Balkonu toparladım, saksılara toprak ilave ettim. Biraz sardunya, biraz sukulent, çokça kaktüs diktim.

Allende' nın Yüreğimdeki Ülkem, Ahmet Büke' nın Ekmek Zeytin kitaplarını bitirdim. Tübitak' tan basılan insan hücrelerinin büyütülmüş ve renklendirilmiş fotoğraflarının olduğu bir kitap aldım Tam bir görsel şölen.

Kalkıp Efes' i gezdireyim.

İyi bayramlar diliyorum, keyfiniz daim olsun...

2.08.2019

Bu aralar..

 Bu aralar en çok evin içinde kedi aramakla geçiyor zaman. Evin aklıma hayalime gelmeyecek yerlerine girip yüreğimi ağzıma getirmeyi başarıyor sıpa. Alerji durumunu korntrol altına aldık gibi.Kediyle mesafemizi ( en azından ben) koruyorum.Bilge ' de ilaçla idare ediyor.
Bu garibim de arada merakla bakıp, kediyi görünce yolunu değiştiriyor. Gece beni uyandırdı, ishal olmuş. Dolaştık üç beş kez kaka yaptı. Eve geldik probiyotik verdim. 

Uykum kaçtı tabi. Bir Sanattır Öğle Uykusu' nu okudum.İlginç, keyifli bir kitaptı.Resimde, edebiyatta, tarihte , gündelik yaşamda öğle uykusunun altını çiziyor yazar.

Gece güzel uyudu Efes, ama sabah kustu. Şimdi sabah gezmesine çıktılar.Gelince bir probiyotik daha vereyim, öğleden sonra duruma göre veterinere götürürüm.

Dün mayaladığım kefirden peynir yapmayı denedim. Kefiri tülbentle koyup önce dolaba astım, sonra üzerine ağırlık koyup beklettim. Krem peynir gibi yumuşak bir peynir oldu.Azıcık zeytinyağı gezdirdim üzerine, kahvaltıda tadıma sunacağım:))Bir sonraki denenemeyi bir gün bekletip yapayım diyorum.
Kefir altı suyuyla da bugün ekmek yapayım diyorum.

Dün Bilge' yle yogaya gittim.Havalar ısındığından beri yoga yapmak zorlasa da pes etmiyoruz. Ders sonunda havlum ve ben sırılsıklam çıkıyoruz stüdyodan:))

Ev yine terelelli , herşey her yerde. Öğleye kadar ofiste işleri halletmeli ve sonrasında kendimi eve adamalı...

Keyifli bir hafta sonu olsun ...


1.08.2019

Temmuz Okumaları...

Temmuz ayı istediğim gibi on kitabın üzerinde bitti. Bir tane okumaktan vazgeçtiğim, iki de bu aya sarkan kitap var.Kitaplardan kısaca bahsedeyim;

Lütfen Sessiz Olur Musun ,Lütfen ?/ Raymond Carver/ Can Yayınları ...ilginç başlayan sonrasında birbirine çok benzeyen, fazla Amerikalı yirmi iki öykü. Bazıları fena değildi.

Thomas More/ Utopia/ İşbankası Kültür Yayınları...uzun zamandır okumak istediğim gerçek bir başyapıt. Önceki ay başlamıştım okumaya, temmuza sarkmıştı. Moore' un hayatı, Ütopia üzerine Mina Urgan incelemesi ve Ütopia  oldukça heyecan vericiydi.

Erasmus/ Deliliğe Övgü/ İşbankası Kültür Yayınları...Thomas More okuyup yakın arkadaşı Erasmus' u ve More için yazdığı bu kitabı okumadan olmazdı ama kolay bir okuma olmadı. Hümanizm hakkında çok şey bildiğimi zannetiğimi ama pek de öyle olmadığını fark ettim.

Yusuf Yeşilöz/ Düğün Uçuşu/ Ayrıntı Yayınları...yayınevinin  yeraltı edebiyatı serisinden hep bahsederim ya, bu sefer  Türk bir yazar görünce heyecanla almıştım. Kitap dil olarak çok acemice geldi, kurgu da keza öyle, tek iyi tarafı kalın olmamasıydı.

Wildcard/ Marie Luu/ Yabancı Yayınları...Bilge' yle ortak okumalarımızdan bu kitap. Geçen ay ilk kitabı Warcross' u okumuştuk .Serinin uzatmadan bitmesine sevindim. Dili sade, kurgusu iyi.Bilge' de kalın kitap korkusunu yendi:))

Sarıyaz/Mahir Ünsal Eriş/ Can Yayınları...kitapta sekiz öykü, gerçekten öykü tadında ve etkileyici.Kesinlikle okunmalı...

Söz Simyacıları/ Ayhan Bozkurt/Everest Yayınları...7 şair, söz simyacısı oldukça güzel bir derleme...

Uçucu Kül/ Monika Maron/ Alef Yayınları...yazarın okumadığım tek kitabı buydu. Fena değildi, sonlara doğru biraz zorladı.

Kadınlar Ormanı / Jennifer Clement / Sel Yayınları... İlginç başlayan kurgu biraz garip bitse de iyi bir kitaptı.

Ansızın Günbatımı/ Ayşe Sarısayın/ Can Yayınları...ilk kez okuduğum yazarın Behçet Necatigil' in kızı olduğunu öğrenmem, kurguda ki şiirsel dili okumamı daha kolaylaştırdı.

Agatha Christie/ Çarpık Evdeki Cesetler / Altın Kitaplar... Yazarın okuduğum elimde kalan son kitabıydı, katili tahmin edemedim:)) okumadığım kitabı kaldı mı emin değilim:))

Keyifli okumalarımız olsun...