2.12.2017

Canım cuma, azıcık cumartesi

Dün her zamanki sinema programımı akşam üzerine kaydırdım.Bilge beraber bir filme gidelim dedi.Sen Kiminle Dans Ediyorsun filminin fragmanını izletti, yaş sınırı uygun ve Binnur Kaya da olunca olur dedim. Okul çıkışından önce Dost' a uğradım, daha bir gün evvel netten bir dolu kitap almamışım gibi bir sürü kitap aldım.pişman değilim. Bilge' yi okuldan aldım, canı sıkkındı. Müzik öğretmeniyle papaz olmuşlar, konuştuk...konuştuk...Sinemaya biraz erken gittik biletlerimizi aldık seans saatini bekledik. Biraz daha sakinleşti.Filmi üç kişi izledik. Film fragmandaki kadardı en komik kısımlar fragmanda verilmiş zaten. Bol argo, küfür olunca Bilge çokça kahkaha attı.Bir ara içim geçmiş, çok uzun değildi allahtan, herkes mutlu bitti.Çıkışta saç kurutma makinası almaya gittik.Eski makina sonunda bozuldu on yıldır bizimleydi Uzatmadan aldık çıktık.Bir iki mağaza dolaşıp eve geldik.Bizim arkamızdan Koca' yla Efes geldi. Yemekti bulaşıktı derken bir film izledik.filmin adını unuttum. Angelina Jolie oynuyordu abartılı sarışın bir tv. muhabiriydi, sonra kahin olduğuna inandıkları evsiz bir adam buna perşembe günü öleceksin filan dedi. Sonra olaylar olaylar... Kitabım bitmek üzere Selçuk Altun sayesinde daha evvel kelime dağarcığıma eklenen bibliyofil den sonra bu kitapla da estet kavramıyla tanıştım. Gerçi bu kitapta yazarımız ziyadesiyle uçmuş, kurguyu oldukça abartmış. Bilge' yi piyano dersinde beklerken bitiririm diye düşünüyorum.
Hadi iyi bakın kendinize, keyifli bir hafta sonu olsun...

30.11.2017

Sevgili Perşembe


Günaydın, sekiz saat uyumuşum,ne güzel uyandım. Dün araba olmayınca Efes' i İ.' ye emanet edip eve geldi. Sabahtan evin her tarafına kurumak üzere serpiştirdiğim çamaşırları toplayıp yerleştirdim. Bir posta daha çamaşır yıkadım. Bilge geldi, telefonda nahoş bir konuşma yapmıştık. Aldım karşıma anne konuşması yaptım evet hep ben konuştum. Daha sakin bir insan olmasının onun yararına olduğunu açıklamaya çalıştım.Anladı sanki, uygulama nasıl olur şüpheliyim hâlâ :( Barış anlaşmamızın nişanesi olarak birlikte kek yaptık. Ortalığı adam edeyim , kesirlerin üzerinden geçelim  kırkımdan sonra matematik seveceğim sanırım derken spora gitmedim. Bu akşam telafi ederim artık. Kitabımı bitirdim. Pennac' ın yazarlığına bir kez daha hayran kaldım. Bu sabahta ilk elli sayfasına aldığımda okumaya başladığım Selçuk Altun ' un Ardıç Ağacının Altında kitabına devam ettim. Öğlen için kendime  mercimek çorbası yaptım. Akşama Allah kerim:))

Ofise geldim,  sabah rutini olan telefon ibadetimi gerçekleştirdim. annemle ve arkadaşımla. Hava yine pek güzel ve akıl çelecek kadar aydınlık. Fonda Nina Simone var. Gününüz güzel geçsin.

29.11.2017

Çarşambamsı


Ay bu gün hiç yazasım yok ama taktım ya her gün yazacağım diye çamura yatmayayım şimdi. Dün spor dönüşü, Efes'i de ben gezdirince saat dokuz gibi uyumuşum. Dört buçukta uyandım, hemen kitaba gömüldüm. Az kaldı, bugün biter sanırım. Hava bu sabah güneşli, pırıl pırıl. Aslında atsam kendimi dışarıya diye düşünmedim değil ama çok iş var ofiste. Haftaya kızlar geliyor. İşlerimi toparlayayım da kafam burada kalmasın. Dün kitap siparişi verdim, sanırım yılbaşına kadar okuyacak kitaplarımı aldım diyordum ama Algan Sezgintüredi' nin son kitabı çıkmış, cuma günü onu da alırım tamamdır:)) Goodreads hedefimi zor yakalayacak gibi görünüyorum. 120 kitap okuma hedefi koymuştum, 111' deyim:)) Aslında yakalayabilirim de:))
Dün This İs Us ve Black Mirror'den birer bölüm izledim. Evde yapılacaklarla ilgili milyonucnu listemi yaptım. Etkinliklere baktım, bize uygun bir şey bulamadım. Belki sinemaya gideriz. Efes etrafımda dört dönüyor ama ödül maması dışında bir şey vermiyorum, belki birazcık peynir, birazcık elma hepsi bu kadar:))
Ofiste herkes grip umarım bize bulaştırmazlar, olabildiğince uzak duruyorum. Gideyim de şu işleri halledeyim, iyi bakın kendinize...

28.11.2017

Yağmurlu Salı

Sabah Bilge' yle binadan çıkarken şakır şakır yağan yağmuru görünce ben eve gidip şemsiyeleri aldım. Servis beklediğimiz yere doğru yürümeye başladık. Bilge anne sana bir sır anlatayım mı dedi. Sen bilirsin dedim. ne tatlıyım değil mi merakımı hiç çaktırmadım. Arkadaşım E' nin babasını dolandırmışlar, ...TL' lerini altı haneli bir rakam almışlar. E. çok üzülüyor, annesin arabasını filan satacaklarmış dedi.Üzüldüm, E' ye söyle annesi babası çözer bu işi, canını sıkmasın dedim. Bizim ki anne bizi de dolandırırlar mı? diye sordu. İmkansız dedim, şaşkın niye ki dedi. O kadar paramız yok ki dedim. Ha...iyiymiş o zaman dedi:)) Sonra bereler de ki ponponun nereden çıktığını anlattı. youtube dan öğrenmiş. Servis geldi, sabah sohbetimiz sona erdi. O okula ben eve geldim. Efes bu sabah daha iyi görünüyor. Dün ödümü koparttı, kafasını kaldıramıyordu. Veterineri aradım, biraz bekleyelim daha kötü olursa ben gelir bakarım dedi. Allahtan daha kötü olmadı. Yanına yatıp, soğuk ayaklarımı ısıttım. Kitabımı okudum, yarım saat geçti kahvaltı hazırlamaya başlamalı derken kitapta hiç beklemediğim biri öldürüldü. Ben şok birazdan okumaya devam edeceğim. Dün akşam spora gittim, bir saatten fazla çalıştım, çok yoruldum ama iyi geldi. Akşam erkenden uyuya kalmışım. Bu arada kilo vermem bir aydır durdu. 71 de takıldım. Vücudumu şaşırtmam filan gerekiyormuş. tamda bu havadayım hani. bakalım, biraz araştırmalı, okumalı...

Black Mirror oldukça ilginç, iki bölüm izledim. Birbirinden bağımsız bölümler. Hatta bölüm yönetmenleri de farklı sanırım.
 Bilge' nin Türkçe yazılısı bugünmüş, bakalım, ne yapacak...Akşama ne pişirmeli, hiç bilmiyorum. Annem dün fizik tedaviye giderken evin anahtarını almayı unutmuş. Kapıda kalmış, şaşkın beni aradı. İlk defa başıma böyle bir şey geliyor derken içim cız etti. Şu fizik tedavi işi bir bitseydi, kadının sinirleri bozuldu resmen.
Neyse ben kitabımın devamını okumaya gidiyorum, iyi bakın kendinize...

27.11.2017

Cumartesi, Pazar Azıcık da Pazartesi

Cumartesi erkenden uyandım, hep birlikte kahvaltı yaptık. Koca Efes' i gezdirip eve bıraktı,  ben de çamaşırlar, bulaşıklar derken öğleni ettim. Bilge' yi piyano dersine bıraktım, yine parka konuşlandım. Biraz kitap okudum,  sıkıldım yürüdüm, yürüdüm... derken bir park daha keşfettim, yeni açılan belediyenin bir sahnesine kestirme bir yol olduğunu da böylelikle fark ettim:)) Geri döndüm, Bilge' yi aldım. Dost' a uğradık Türkçe dersi için soru bankası ve Angela Nanetti' nin Mistral kitabını aldık.
Eve döndük, yemek faslının ardından Türkçe yazılısına çalışayım dedi. Allahım deli oldum, ünite ses olayları. Bir olaylar, bir olaylar, ünlüler ünsüzler, büyük sesli uyumu uymayan bizden değildirler. Ünlü benzeşmesi, türemesi olmadı düşmesi... İki saat sonra kafam balona, Bilge' de aptala dönmüştü. Akşam olmuştu zaten, "Dare To be Wild" diye bir film izledik. Koca sevmedi, Bilge' yle ben sonuna kadar izledik çizimler ve bitkiler çok hoştu. 
Pazar sabah erken uyandım, biraz kitap okudum, kahvaltıyı hazırladım. Kahvaltı bitip, bulaşıkları toparladığımda saat ondu. Hazırlanıp sonunda kuaföre gittim. Kimseler yoktu, hemen boyamı yaptılar. Öğlen olmadan bu işi de halledince sıra korkunçlu Türkçe yazılısına hazırlanmaya geldi. Bilge' ye niye daha önce bunları anlamadığını söylemedin diye sitem ettim. Koca bir kartona tek tek kuralları yazdık. Biraz anlar gibi oldu, bu arada bir taraftan da öğlen yemeğini hazırladık. Yoğurtlu kereviz salatasını o hazırlayınca yedi pek sevindim. Yemeğin ardından pazara gitmek için hazırlanırken Bilge' de takıldı peşime. Yol boyu sevdiği şarkıları dinletti bana. Hemen pazar işini halledip eve döndük. Açık hava iyi geldi dedik, biraz daha test çözdük. Bugün ne yapar bilemiyorum artık:(( Bilge uyumadan daha önce üç kez başlayıp okuyamadığı Jule Verne' in Balonla Beş Hafta sını sesli okumaya başladım. Merakla dinliyor, sevdi sanki. O uyuduktan sonra Alias Grace' i bitirdim. Oldukça ilginçti. Black Mirror izlemeye başladım ama ilk bölümün yarısında uyumuşum, bugün tekrar başlarım. Dün dolapları düzeltirken nakış iplikleri buldum rengarenk. Kulaklığımı bu iplerle kaplamaya başladım, az kaldı bitince paylaşırım, çok cici oldu.
Bu sabah Bilge' yi okula gönderdikten sonra Efes' in durgun olduğunu fark ettim. Dışarı çıkarken kapının önüne kustu. Dün dünyaları yemiş ve hazmedememiş sanırım. Şimdi de biraz durgun. gerçi kedileri kovaladı :)) İçim gitti bir daha ne kadar  gözlerini belertirse belertsin ıvır kıvır vermeyeceğim. Kararım kesin... İyi bir hafta olsun...

25.11.2017

Canım Cuma

Sabah ofise gelip ortalığı uyduruktan toparladım. Hep gittiğim sinemanın internet sitesine girip hangi filme gidebilirim diye baktım.Başka Sinema kuşağında izlemediğim film kalmamış.Mecbur vizyon 
filmlerine baktım.Wonder a gitmeye karar verdim.Hazırlandım çıktım.11:15 seansına yanımda yedi sekiz kişiyle girdim.Film çok güzeldi, çok duygusaldı.
Film bitince biraz dolaşayım dedim.Mağazalar tıklım tıklımdı.Sonradan çark etti, black friday diye bir şey uydurmuşlar.Neyse Dost' a uğradım.Muzip Tanrı' yı alacaktım, uzun süredir yok dediler.İnternetten alırım dedim, kitapların arasında dolaşırken Selçuk Altun' un son kitabı Ardıç Ağacının Altında ya rastladım.
Onu ve üç aylık edebiyat dergisi Roman Kahramanları nı alıp, kasada da sizde black,pink,red ya da regarenk bir friday yok mu diye iğrenç bir espiri yaptım. Dost kasiyerlerinin en nefret ettiği ve hatta tiksindiği  soru bu sanırım: indirim yok mu 
İğrenç espiri anlayışımı da yanıma alarak kafeye gittim.Rahat koltukların olduğu yeri boş görünce sessizce hafaya zıplayıp oturdum.Aylardır yapmadığım bir şey yapıp tiramusu ve filtre kahve aldım.Yan masadaki yapış yapış gençlerin selfi çekme çabalarına şöyle bir bakıp tiramusuyu gömdüm.Kitaba  bir bakayım derken ilk elli sayfayı okumuşum.Dergide de Roald Dahl özel dosyası vardı ona da bir göz gezdirdim , kahvemin son yudumlarını da içip kalktım.
Yollar tıklım tıklım, hava soğuk ama güzeldi.Bilge' nin okulunun bahçesine bayılıyorum. Bilge' nin bir dünya para verip aldığı kulaklıklarını bunun mikrofonu yok diye benim kıytırık kulaklığımla değiştirmesinden kıllandığım ama yine de itiraz etmediğim  dünyanın en rahatsız edici kulaklığıyla müzik dinledim. Bahçede sek sek çizgileri vardı, onlarda hopladım zıpladım.Labirent çizmişler, doğru yolları buldum.Akşam güneşine yüzümü döndüm, muhtemelen gözlerimi kısıp bi dünya kaz ayağı yaptım kendime ve yarım saat çok huzurlu geçti.Zil çaldı Bilge geldi.Taştan hallice çantasını sırtlandım.Önce ona yemek yedirdim, sonra biraz yürüyüp eve öyle gitmeye karar verdik.Ay bu çocuk büyümüş, bir espiriler, bir büyük tavırlar bayıldım.Filmi anlattım yol boyu, yolumuzun üzerinde Efes' in veterineri var, ona uğradık.Ayak üstü sohbet ettik.Efes' i çekiştirdik, kahkahalarımız havada uçuştu.Hava da iyice kararınca taksiye atlayıp eve geldik.Efes garibim bizden çok sonra Koca'yla işten geldi. Kuduramadı bile vurdu kafayı yattı.uzun zamandır 15 bin adımı görmemiştim, ben de Efes'in yanına kıvrıldım...

23.11.2017

Çok hızlı geldin sanki perşembe


Masamın üstü çok kalabalık. Kalabalığın arasından Efes' i görüyorum. Kapının önünden etrafı izliyor. Uzaklara bakıp, dalıp gidiyor hatta o kadar uzağa gidiyor ki,  dışarıda gözünü karartmış kedi, burnunun dibine gelince fark edip kıyameti kopartıyor. Kocaman bir saksı var camın önünde, belki toparlanır diye Koca bir arkadaşından  limon ağacı getirmişti.Bence geldiğinde zaten ölmüştü ama dibine  hurma çekirdeği atmış onlar çıktı. Efes' de saksının yanına yatıp suratını toprağa dayayarak etrafı izliyor. Ağız göz toprak içinde kalıyor. Ben de saksının bir kısmına çenesinin sığacağı kadar bir örtü koydum. Gösterdim, anlamadı diye düşünüyordum ama biraz önce baktım örtünün üstüne koymuş çenesini. belkide adam toprağa dokunmak istiyordu neyse . Aramızda garip bir iletişim var. Canı bir şey yemek istediğinde mutlaka benim yanıma geliyor. Ben onun tedarikçisiyim. Dışarıdan geldiğimizde Koca' yla hatta Bilge' yle patilerini yıkamak için banyoya gittiğinde , küvete kendi başına giriyor. Ben ne yaparsam yapayım sadece iki patisini küvetin kenarına koyuyor, koca kıçını benim kaldırıp küvete koymamı bekliyor:)) Akşamları bizimkiler tv' de gürültülü bir şeyler izliyorlarsa benim yanıma geliyor. Ben kitap okurken, yanıma kıvrılıyor. Tam kışlık zaten, sıcacık...

Geçen akşam gezmesinden dönerken hava kararmıştı. Yanımıza yirmili yaşlarda olduğunu düşündüğüm bir kız yanaştı. Ben de sizinle yürüyebilir miyim? diye sordu. Olur dedim, etrafa baktım bir sorun mu var dedim yok dedi kulaklıklarını taktı, yanımızda yürüdü. Ben etrafa baktıkça, Efes' te dönüp dönüp bakmaya başladı. Sonra ben buraya giriyorum teşekkürler deyip yol üstündeki binaya girdi. Ben yine sağıma soluma baktım, belki de karanlıkta tedirgin olmuştur kim bilir dedim. bizi de tedirgin etmeseydi iyiydi tabi. Sağım solum sobe kıvamında geldik Efes' le eve.

Dün eve gidince bir güzel sildim süpürdüm her yanı.seviyorum bu domestik hallerimi, arada bir olunca:)) Spora gittim, banyoyu paklama  ve toz alma işi bugüne kaldı. Hâlâ kuaföre gitmedim, saçlarım gri oldu neredeyse.Aslında dipleri kaşınmasa  çok da umursamayacağım ama beyazlar çıktıkça bitlemiş gibi kaşınıyorum.çocukken iki defa bitlenmiştim net hatırlıyorum Hafta sonu halletmeli...
Fournier' in Kuzeyli Annem i sabah bitirdim. Asla Kimseyi Öldürmedi Benim Babam ı okurken kafamdaki  anne figüründen çok farklı değildi Kuzeyli Annem. 
Dün kargom geldi, manevi ablam Leylakdalım yollamış. Pennac' ın Küçük Yazı Satıcısı  kitabını yollayacaktı, bahçelerinden mis gibi bademler ve tabi Bilge' yi boş geçmemiş her zamanki gibi güzel bir hediye koymuş. Çok seviyorum bu kadını hep kendimi iyi ve özel hissetmeme sebep oluyor...

Dün Yorgos Lanthimos ' un Dogtooth filmini izledim. Çok ilginç bir filmdi. Pek çok şeyi düşündürdü. Bir bölüm de This İs Us izledim. Hafta sonu neşeli bir şeyler izlemek istiyorum var mı tavsiyesi olan? Bu arada fonda Cem Adrian  Hani bazen diyor...kaçtım ben...