27.02.2017

Hafta Sonu



Hafta sonu hava pek bir güzeldi. Hiç şubat ayı ve Ankara havası değildi. Biz gariban bozkırlılar sevindik tabi. Attık kendimizi dışarı, kemiklerimiz ısındı, gönlümüz şenlendi.
Evi de temizledim mis gibi. Buharlı temizlik şeysi aldım, foş foşşşşş camları bir güzel sildim, banyo tuvalet mis gibi oldu. Efes bana yanaşmadı pek ama iyi oldu iyi... Pazar günü göl kenarına falan gideriz derken yağmurlu bir sabaha uyandık. Göl kenarı yalan oldu, biz Bilge' yle piyano dersine gidip geldik. Sonrası evde yan gel yuvarlan oldu. Ben kitabımı bitirdim. Bilge'yle Asa Lind' in Ellika Tomson' un Keşif Günlüğü' ne başladık. Çok güzel...


Ben de bu sabah Ursula K. Le Guin ' in "Rüzgargülü" ne başladım. Öyküler var içinde daha çok başındayım yazarım ilerledikçe.
Bilge'yle telefonlarımıza ingilizce öğreten bir program indirdik.  Günlük belli bir aşamayı geçmek gerekiyor. Minik minik hatırlatmalar yapıyor, yanlış yapınca tühh olmadı bak falan diyor:)) sevdik  biz(duolingo) , denemek isterseniz tavsiye ederiz.
Günlük on bin adımı tamamlamaya çalışıyorum. Üç gündür fire vermedim. Zormuş gibi görünüyor ama çok hareketsiz yaşıyoruz, yapmak lazım.
Faideli bilgiler de verdiğime göre ben artık kaçayım. İyi bakın kendinize...

24.02.2017

Haftanın Özeti



Bu haftaya yetişemedim...olmadı:(( Şöyle bir özet geçeyim;

* Oscar 2017 aday filmlerinin son beş filmi kalmıştı içim şişti bıraktım izlemeyi. Her filmde aynı abiler ve ablalar da ayrıca tüy dikti, vermiyorum kimseye ödül bu sene dermişim:))

* Şipşak Hayaller Dükkanı' nı bitirdik Bilge' yle sonu biraz sardı gibi ikinci kitabı da okuyacağız ama bir süre sonra

* Talihsiz Serüvenler Dizisi' nin 6. kitabına başladık her zamanki gibi "yazık bu çocuklara" diyerek:))

* Hafta sonu bir sürü duygusal ve köpenkli film izledik. En çok "Güzel ve Sebestian" ı sevdik, izleyin güzel valla:))

* Başar Başarır ' ın Sibop kitabını okudum, komikti falan ama bitmedi bir türlü:((

* Efes' le yemek işinin akşam bölümü tamam, eve gözleri dönmüş geliyor ve mama kabını silip süpürüyor. ve lakin sabahları bir iki lokma yedikten sonra poposunu dönüyor mama kabına. Ben de yanıma alıyorum kalan mamayı, ofiste veriyorum. Varsın düzenli bir köpenk olmasın ne yapayım. Zaten gezmeye çıkarttığımda da o beni gezdiriyor:(( Hayır Koca tasmasız gezdiriyor nasıl oluyor bu iş anlamadım:))

* Hava bir güzel cemre düşmüş belli, güneşi görüp seviniyoruz:))

Keyifli bir hafta sonu diliyorum, iyi bakın kendinize...

16.02.2017

Okuduklarım

 Haftanın sonu gene geldi, güdük şubat ya ondan, bir de kış olacak o kadar değil mi?
Haftayı okuduklarımla kapatayım.
Bırak Üzülsünler/ Özge Samancı: Türkiye' de Büyümek... Bunu yazar ve çizersin beğenilmez mi? Hepimizden bir parça, hatta eş dost ve düşman bile orada. Pek bir güzel, içten de canım benim niye o kadar pahalı.49 TL ben gibi kitaba verdiği paraya hiç acımayan bir tipin bile kaşını kaldırdı havaya. Neyse güzel olmuş, yolu açık olsun. Bu arada Bilge' de kaptı elimden ergenliğe kadar olan kısmı okuyup önce bol bol gülüp ardından "yazııık" demeye başlayınca bıraktı. "Büyüyünce okurum "dedi:))
 Ah Mercimeğim/ Mustafa Çiftçi: Daha evvel "Bozkırda Altmışaltı" yı okuyup çok beğenmiştim. Ah Mercimeğim' i görünce hemen aldım. Bir oturuşta bitti zaten. Naif duygular, Bozkır adabı, Bozkır şivesi, çok güzel...çok keyifli.
Bugün Bize Kim Geldi/Sezgin Kaymaz: Ben bu kitaba bayıldım, tadı damağımda kaldı. Daha önce de bahsetmiştim pazar öğleden sonramız bu kitapla geçti, ben okudum bizimkiler dinledi...Gül gül kırıldık, ne iyi geldi anlatamam. Kesinlikle okuyun derim, başkada bişiycik demem:))

İyi bakın kendinize...

14.02.2017

Bu aralar...


Bu aralar "vicdansız anne" yi oynuyorum:)) Efes' in yeme düzenini ayarlamaya çalışıyorum. Veterinerin dediği ölçüde ve şekilde mama  vermeye çalışıyorum. Ortalıkta sürekli bir mama kabı olsun istemiyorum. Niye mi, çünkü hem öyle daha düzenli olur dediler hem de mama çok kötü kokuyor,:(( o kadar da para veriyorum... Bilge bir ara tadına bakıcam diye tutturdu ama midesi almadı sanırım artık lafını etmiyor...
Daha önceki köpeğime de hep kuru mama vermiştim. Daha az tüy döküyor, daha sağlıklı oluyor. Hem kıtır kıtır dişlere de iyi, lakin  hani şu köpek bakışı var ya... bildiniz siz onu. Bizimkiler dayanamıyor. Sokakta geçende balık artıkları görüp kaşla göz arası yutuvermiş bizimki. Eve bi geldim Koca küsmüş köpek etrafında fink atıyor,  bizimki yüz vermiyor. Noldu, ne bitti deyince Koca anlattı olanları bir de çok kızdım burnunun üstüne parmağımla hayır, hayır yaptım dedi. ( Veteriner böyle yapın demişti) Neyse çok dayanamadı barıştılar, güreştiler, yalaştılar... Bizim ki pazar günü "ben balık alıp geleyim dedi" Allah allah dedim, vicdanlı adam işte. Bir de yeni süpürge aldık animal olanlardan Bir ara tv de pırlanta reklamı gördük "vay anasını bizim süpürgeden ucuzmuş " diye güldük. Ben süpürgeyle güreş tutarken (yalnız nasıl bir şeydir arkadaş, nasıl kuvvetli, kolum koptu) Koca' da kaya levreklerini pişirdi. Yeşillikleri bana yıkatıp, yine masayı bana kurdurdu. Tabi süpürgenin büyüsüne kapılmışım yaptım hepsini... Yalnız kulağıma geldi eşe dosta sevgililer günü hediyesi süpürge aldım diyormuş. Sevgiler günü hediyesi ne ya... soracağım hesabını:)) Tabi Efes götürdü balıkları löp löp. Sabah baktım parkede sıvı bir şeyler var. Çiş mi kusmuk mu derken, kusmuk olduğuna karar verip( kokladım ögg) fetvamı duyurdum. Mama dışında yemek yok bu bebeye dedim. Sabah biz kahvaltı yaparken onun da mamasını koyuyorum. Yüzüne bakmıyor, yanına oturup elinle yedireceksin illa. Allahım ya erkek değil mi, hepsi hizmet bekliyor. Bu sabah çok kararlıydım. " gözünün içine baktım yedin yedin, yemezsen akşama kadar bir şey yok  sana " dedim. Biraz o yedi, çokça ben yedirdim:)) Kalktık geldik ofise. Koca' ya çaktırmadan geçen gün fleksi tasma aldım buna, öteki tasma kısa bence. Dolaşsın oğlan şöyle geniş geniş dedim. Çok pahalıymış ama olsun napalım, çaktırmayalım. Tasma denemesine çıktık, çek bırak derken bizim oğlan beni de peşinden çekince benim bacak geride kaldı. Diz kapağım nasıl ağrıyor, bildiğin yürürken bacağım aksıyor. Anneme yalan söyledim, ip atlarken oldu diye. Eczacıya da öyle dedim.Gerçi cüsseme bakıp pek inanmadı sanki.  Bir kremle, ağrı kesici verdi, oh mis gibi iyi geldi. Bir bizimkilere doğrusunu söyledim olay anını anlattım falan, çok güldüler... Çok güldük demişken Sezgin Kaymaz' ın "Bugün Bize Kim Geldi" kitabının neredeyse tamamını sesli okuyup, birlikte gülüp birlikte hüzünlendik...Bilge "başka da bişiycik demem" diyerek gülüyor:) Bilge'yle Şipşak Hayaller Dükkanı Serisinin ilk kitabına,  Bir Bavul Yıldız' a başlamıştık. O biraz geri de kaldı ama bu hafta biter sanırım. Bilge çok sevmedi gibi, son anda sarmazsa diğer kitapları okuyacağını sanmıyorum. Bir tek kitabın kahramanı oğlanın da köpeğinin olması hoşuna gitti...

Bu sabah güneş vardı ama hava buz gibiydi ve havada uçuşan saydam şeyleri görünce Efes' le baka kaldık. Yoldan geçen amca "kar mı bu "dedi, "galiba" diyebildim. Güneşli havada kar, bunu da  gördü gözlerim:))

Oscar adayları filmleri izlemeye devam ediyorum, yaklaşık on film izledim. cık, yok yani çok sıkıcılar... öyle yani bilemiyorum belki diğerleri güzeldir:((

Hadi ben kaçıyorum, iyi bakın kendinize Sezgin Kaymaz' ın dediği gibi "en sevdiğinize emanet olun"...

9.02.2017

Okuduklarım...

 Okuduklarım iyice birikmeden şurada dursun:)
Denizadamı/Carl-Johan Vallgren:  Yazarın daha önce Bir Garip Aşk Öyküsü' nü okumuştum onu da çok sevmiştim lakin Denizadamı bambaşka. Uzun zamandır bu kadar güzel bir anlatı okumamıştım. Çok duygusal, fantastik ama bir o kadar da gerçek. kesinlikle tavsiyemdir, okuyun...


Sabahattin Ali/Değirmen : Değirmen 16 öyküden oluşuyor ve Değirmen öyküsü sizi kalbinizden vuruyor. Romanlarını daha çok severim ama öyküleri de güzeldi.

Mihaly Hoppal/ Şamanlar ve Semboller:  Meraklısı için çok hoş bir kaynak. Kaya resimleriyle Şamanlar arasındaki ilişkiyi inceleyen farklı yorumları sunan, sırf görselleri için bile alınabilecek bir kitap.

Eksik Bir Şey/ Sami Özbil : Yazarın okuduğum ilk kitabı. Akıcı bir dili var. Arka kapaktaki "dedem istihbaratçı, amcam solcularla çatışan komando, babam muhbir..." cümlesini okuduktan sonra almaya karar verdim. Doğan tesadüfen ölmüş annesinin geçmişinin çok daha gizemli olduğunu öğrenir. Bu gizemi çözmeye çalışırken yaşadıklarını anlatıyor. Güzeldi, yormadı beni...


Kutup Yıldızı/ Brian Selznıck:  Yazarı hiç bilmediğimi sanıyordum kapaktaki Hugo Cabret ve Buluşu' nun yaratıcısından sözünü görene kadar. Yazarın karakalem resimleri hikayeyi destekliyor. babasını arayan Ben' in hikayesi oldukça etkileyici. Kitabın kalınlığı gözünüzü korkutmasın, çok çabuk okunuyor.


Başlama Yeri/ Ursula K.Le Guin: Ursula külliyatını bu yıl tamamlayabilir miyim çok emin değilim, çünkü çok kitabı var. Bu kitapta da diğerlerinde de olduğu gibi ilk elli sayfa konuya girene kadar zorlandım, sonrası su gibi aktı. Tadı güzeldi ama bir sürü soru işareti bıraktı kafamda.. Olsun Ursula candır:))

Bol okumalı günleriniz olsun...

7.02.2017

Tatili de bitti...

 Tatili de bitirdik, güzel ve bereketli bir tatil oldu. Son iki oyunu da cumartesi ve pazar Akün Sahnesi' nde izledik. İkisi de çok güzeldi. Herman Melville' in ünlü romanı Moby Dick' in tiyatro uyarlaması iki perdeden oluşuyordu.
 Hareketli sahne, ve müzisyenler oyunu daha hoş ve ilgi çekici yapmıştı. Kaptan Ahab' ın intikam arzusu ve onca hayatın yok olması... Oyun çok uzundu ama:((
İkinci oyunumuz Fırtına çocuk oyunu olarak geçiyordu ama Shaespeare uyarlaması bu oyunu çok ama çok sevdik. Danslar, kostümler ve tabi ki oyuncular çok güzellerdi.

Pazartesi sabah yine yıldızlar eşliğinde Bilge' yi okula uğurladık. Özlemiş okulu:))


Neyse bir tatili daha arkada bırakırken nice güzel tatiller diliyorum hepimize:))

3.02.2017

Tatil Biterken

 Düşündüğümden keyifli bir tatil oldu, üstelik Bilge' de aynı fikirde.Dün akşam Opera Sahnesi' ne gittik. Amedeus Balesi' ni izledik. İki perdeydi.
 Ben çok beğendim Orkestraya bayıldım bence sırf orkestrayı canlı dinlemek için bile gidilir. Balenin hakkını yemeyeyim. Ben çok beğendim, dekorlar, kostümler ve tabi ki dansçılar harikaydı. 2. perdede Feryal Türkoğlu söylediği aryayla beni benden aldı. Bilge genelde 2 perdeli temsillerde sıkılıyor sonuna doğru biraz mırın kırın etti ama sabah kahvaltıda babaya heyecanla anlatıyordu:))
 Tatil filmleri listemden üç film izledik bu hafta. İlki Brothers Of The Wnd çok güzel filmdi. Baş rolde Jean Reno ve Manuel Camacho oynuyordu. Yuvasından diğer kardeşi tarafından atılan kral kartalı bulup büyüten Lukas' ın hikayesi. Kartala Habil ismini koyan Lukasa bu hikayede Jean Reno rehberlik yapıyor. Tabi Bilge' ye Habil ve Kabil' i anlatmak bana kaldı, çok anlam veremedi:(
 A Walk In the Woods çok keyifli ve muhteşem görselleri olan bir filmdi. Eksi 17 dereceleri gördüğümüz bu günlerde iyi geldi. Baş rollerde Robert Redford ve Nice Nolte oynamış. İki eski arkadaşın son maceraları, uzun bir yürüyüş. Çok sevimli ve keyifliydi.
Ve Moana , kabile reisinin kızı. Çalınmış bir kalbi sahibine geri vermesi gerekiyor. Çok ama çok güzel bir animasyon. İçinizi ısıtacağı garanti.

Bu arada Oscar adayları filmleri izlemeye başladım aslında geç kaldım ama yetiştiririm sanırım:))
İki film izleyebildim daha. La La Land ' a çok ölüp bitmedim aslında romantik biriyim de ama etkilemedi beni. İkinci film Moonliğht  daha iyiydi. Daha detaylı yazarım sonra.

Keyifli bir hafta sonu diliyorum...