23.10.2009

ZAMAN HIZLA GEÇERKEN

Gene geldi cuma günü. Bir haftayı daha devirdik. Sabah bloga giriş yapamadım. Hele benim gibi teknoloji özürlü birisi için, tam bir işkenceydi. "Nasıl girdin" derseniz de pek fikrim yok, Neyseki açabildim. Bugün buraya bir şeyler yazmanın bende alışkanlık halini aldığını fark ettm. Bu haftayı geride bırakırken bir sürü film seyrettim ve iki kitap bitirdim (bkz. izlediklerim, okuduklarım:) Yukarıda gördüğünüz arkadaşları boyadım. Polimer kilden güller yaptım, boncuklar yapıştırdım. Dün çaldığım ateş dikenlerini, birinin içine koydum. Fotoğraflar çok iyi değil ama ben yaptıklarımı beğendim. Aslında bu iş için daha donanımlı çalışmam gerek. Boyalar konusunda falan çok acemiyim. Artık deneyerek, araştırarak bu konuyu telafi edeceğim. Dün akşam bir atkı yaptım ama fotoğrafını çekmeyi unutmuşum, haftaya artık. Bu arada bir sürü çiçek yaptım kum boncuktan. Bir ara birleştireceğim. Yaptıklarım arasında beni en çok sıkan peçete halkalarıydı. Üst üste iki takım yapınca bööğ geldi.Ama olsun hediye oldular sonuçta, elimin emeği, gözümün nuru değilmi? Bu arada artık iyileştiğim için, hafta başında sağlık raporumu alıp spora başlamayı düşünüyorum. Hafta sonu için hiç plan yapmadım. Havanın durumuna göre bakacağız artık. Akşam teyzemi uğurlamaya gidiyoruz. Tatili bitti ve artık evine dönüyor. Gidişlermi zor yoksa dönüşlermi bilemiyorum. Gerçi bu kişiye göre değişen bir durum galiba. Ben gittiğim yerden dönüşümde evimi çok özlediğimi hissediyorum hep. Bilge bugünlerde çok geç uyuyor. Ben erken uyuya kaldığım için, koca onunla ilgileniyor. Bu nedenle koca isyanlarda, zannedersiniz tüm gün o ilgilenmiş. Hatta sanki ikizlerimiz falan varmış havası yaratıyor. Bense üzerime alınmıyormuş gibi yapıyorum, ama buna bir çözüm bulmalıyım. Akşam banyodan sonra uyur diye düşünmüştüm, gene 11'i buldu uyuması.Böyle olunca sabah kalkmakta zorlanıyor. Benden bu kadar. Kendinize çok iyi bakın. İyi tatiller...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder