06 Kasım

Günler yine inanılmaz hızlı ve ardında yorgunluk bırakarak geçiyor. Masamın üzeri kitaplarla, boyalarla, kağıtlarla  dolu. Gözüm gün içinde oradan oraya kayıyor ama yapacak bir şey yok. Yılın iş açısından en yoğun dönemi. 

Önceki gün çamaşır makinesi çalışırken garip sesler çıkartmaya başladı , bittiğinde içinden çamaşırlar daha da garip çıktı. Akşama Koca gelip el attı ve makine bağıra bağıra öldü:) Başına gelen varsa bir çamaşır makinesinin şaha kalkıp, bağırmasından neyi kast ettiğimi anlamıştır. 

Dün sabahtan Sevgili Leylakdalı' na uğradım, hafta başı evine dönüyor. Kahve içip, sohbet ettik. Çantamda kitaplarımla, yolun karşısına geçtiğimde, balkondan bana eşiyle el salladılar, vedalar içimi burkuyor. Bu yaza güzel günler sığdırdık, dolu dolu geçti sayesinde. 

Eve döndüm, okula gitmek için hazırlanan Bilge' nin dersi iptal edilmiş. Halletmesi gereken bir iş vardı baktım mızmızlanıyor. Ben de düştüm peşine. Gitmişken dişçiye de uğradık, yeni plaklarını aldı, ödeme yaptık. Tunalı' da ceylan gibi sekerek  alışveriş yaptıktan sonra  eve döndük. Yolda birkaç acil işi telefonla halledebildim. Efes' i çıkartmadan oturduğum yerde on dakika kadar içim geçmiş. Islak burun hamlesiyle uyandırıldım. Kulağımda Masumiyet Müzesi dolaştık, dönüşte Efes' i eve bırakıp Koca' yla çamaşır makinesi almaya gittik. Teslim tarihiyle ilgili net cevaplar alamayan Koca sinir oldu ve almadan eve döndük. Bugün halledecek, ben de garip bir rahatlık. Kirli çamaşır dağının oluşumuna daha var diyerek pek umursamadım.

Geçen hafta sonu sokakta bulunan bir erkek cooker cinsi köpeğin  sahiplerini tesadüfen bulduk, sevindik. Hayat bazen güzel tesadüfler bırakıyor avucumun içine. 

Kitaba gelince kitabın kahramanı Frnaz bildik drama kraliçesi bir adam , mızmız ve aslında tanıdık. Bu eril mızmızlık mı, tanıdık halimi daha rahatsız edici bilemedim ama yazar çok başarılı. Bu Ayrılık üçlemesi serisinin ikinci kitabıymış, tabi ki fark etmeden ikincisinden başlamışım:( Büyük bir fark yaratır mı emin değilim.) haftaya ilk kitabı da okurum. 

Sabah uzun zamandır başlayıp çok az ilerlediğim Sadom ve Gomorra' yı elime aldım. Artık Proust' un kafamı karıştırmayan diline takılmadan epey okudum. 

Hava da yorganın altına gir, hiç çıkma havası neyse güne başlamak lazım...
 

Yorumlar

Popüler Yayınlar