25.11.2017

Canım Cuma

Sabah ofise gelip ortalığı uyduruktan toparladım. Hep gittiğim sinemanın internet sitesine girip hangi filme gidebilirim diye baktım.Başka Sinema kuşağında izlemediğim film kalmamış.Mecbur vizyon 
filmlerine baktım.Wonder a gitmeye karar verdim.Hazırlandım çıktım.11:15 seansına yanımda yedi sekiz kişiyle girdim.Film çok güzeldi, çok duygusaldı.
Film bitince biraz dolaşayım dedim.Mağazalar tıklım tıklımdı.Sonradan çark etti, black friday diye bir şey uydurmuşlar.Neyse Dost' a uğradım.Muzip Tanrı' yı alacaktım, uzun süredir yok dediler.İnternetten alırım dedim, kitapların arasında dolaşırken Selçuk Altun' un son kitabı Ardıç Ağacının Altında ya rastladım.
Onu ve üç aylık edebiyat dergisi Roman Kahramanları nı alıp, kasada da sizde black,pink,red ya da regarenk bir friday yok mu diye iğrenç bir espiri yaptım. Dost kasiyerlerinin en nefret ettiği ve hatta tiksindiği  soru bu sanırım: indirim yok mu 
İğrenç espiri anlayışımı da yanıma alarak kafeye gittim.Rahat koltukların olduğu yeri boş görünce sessizce hafaya zıplayıp oturdum.Aylardır yapmadığım bir şey yapıp tiramusu ve filtre kahve aldım.Yan masadaki yapış yapış gençlerin selfi çekme çabalarına şöyle bir bakıp tiramusuyu gömdüm.Kitaba  bir bakayım derken ilk elli sayfayı okumuşum.Dergide de Roald Dahl özel dosyası vardı ona da bir göz gezdirdim , kahvemin son yudumlarını da içip kalktım.
Yollar tıklım tıklım, hava soğuk ama güzeldi.Bilge' nin okulunun bahçesine bayılıyorum. Bilge' nin bir dünya para verip aldığı kulaklıklarını bunun mikrofonu yok diye benim kıytırık kulaklığımla değiştirmesinden kıllandığım ama yine de itiraz etmediğim  dünyanın en rahatsız edici kulaklığıyla müzik dinledim. Bahçede sek sek çizgileri vardı, onlarda hopladım zıpladım.Labirent çizmişler, doğru yolları buldum.Akşam güneşine yüzümü döndüm, muhtemelen gözlerimi kısıp bi dünya kaz ayağı yaptım kendime ve yarım saat çok huzurlu geçti.Zil çaldı Bilge geldi.Taştan hallice çantasını sırtlandım.Önce ona yemek yedirdim, sonra biraz yürüyüp eve öyle gitmeye karar verdik.Ay bu çocuk büyümüş, bir espiriler, bir büyük tavırlar bayıldım.Filmi anlattım yol boyu, yolumuzun üzerinde Efes' in veterineri var, ona uğradık.Ayak üstü sohbet ettik.Efes' i çekiştirdik, kahkahalarımız havada uçuştu.Hava da iyice kararınca taksiye atlayıp eve geldik.Efes garibim bizden çok sonra Koca'yla işten geldi. Kuduramadı bile vurdu kafayı yattı.uzun zamandır 15 bin adımı görmemiştim, ben de Efes'in yanına kıvrıldım...

8 yorum:

  1. Dergiyi duymamıştım hiç ama bulmak istiyorum o dergiyi. Çünkü Roald Dahl çok severim.
    Günlük işler bu kadar mı tatlı anlatılır :) Cumalar candır zaten :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Ezgi tam arşivlik bir dergidir bence bulabilirsen internetten eski sayılarını da al derim. Cumalar candır tabi ki, sevgiler:))

      Sil
  2. Bu filmi çok merak ediyorum. Kitabını ayıla bayıla okumuştum çünkü

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Sibelynka film çok duygusal, çocuklar çok güzeller. Kitabı olduğunu bilmiyordum, o yüzden film kurgusunu nasıl bulursun bilemiyorum ama ben gerçekten sevdim.

      Sil
  3. Anlatım çok güzeldi gerçekten 😊sevgiler canım benim 😊

    YanıtlaSil
  4. Sevgili Sessizkaldım çok teşekkürler benden de kocaman sevgiler:))

    YanıtlaSil
  5. Ben de hafta sonu kitabını aldım, hatta az önce geldi :) İlk önce kitabını okuyup filmi izlemek istiyorum. Hoş bizim yegane sinemamıza gelmemiş ama olsun nasıl olsa bir kaç haftaya internete düşer ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şebocum iyi okumalar o zaman, sevgiler

      Sil