18.09.2009

YOLCULUK ZAMANI



Bugün akşam yola çıkıyoruz.Saati henüz belli değil. Gün içinde kocanın işlerini halletmesine bağlı olarak netleşecek. Akşam valizlerimizi hazırladım. Arabamızla gittiğimiz için biraz abartmış olabilirim taşıma derdi yok diye. Dün Bilge' yle vesikalık fotoğraf çektirmeye gittik.Tam bir komediydi.Çektirmemek için elinden geleni yaptı.Kafasını kaldırmadı, suratını astı, saçlarını bağlatmadı.Üstelik bunların karşılığında bayram şekerini ve bu fotoğraflardan iyi bir sonuç çıkartma sözü aldı.Sabah kreşe giderkende hiç şikayet etmedi.4 gün tatilin onu beklediğinin farkında sanırım. Babamı kaybettiğimizden beri bayramlar benim için hiç bir şey ifade etmiyordu. Ama Ankara' ya taşındığımızdan beri bu ilk bayram olacak ve artık yolculuk zamanı olacak.Bilge içinde bayramın anneanneyi, teyzeyi ,dayıyı ve bir sürü tanıdığı görme gibi bir anlamı olacak.Ben küçükken ne güzeldi, babam arife günü beni ve kuzenlerimi alır bayramlık alışverişine götürürdü.Anneme yalvar yakar ellerime kına sürdürürdüm.Sabah erkenden kalkar ellerimi yıkar kınaya bakar, nasıl sevinirdim. Herkes büyükbabamın evinde toplanırdı.Sonra mahalledeki çocuklarla şeker toplamaya çıkardık. Poşet dolusu şekerim olduğunu hatırlıyorum.Tabi bir de bayram harçlıkları...Otuziki yaşım bana çok uzak hissettirdi o günleri İstanbul'dan kız kardeşim ve eşi de geliyor. Erkek kardeşim de kasımda askere gidecek o yüzden hep beraber geçirmek, bu bayramı daha bir özel kılıyor benim için.Antalya'yı da özlemedim değil. Konyaltına gidip, denize bakarken biramı yudumlamak istiyorum.Ve mümkün olursa ayaklarımızı suya sokmak istiyoruz.Herkese kalplerinde iylik tutsunlar diliyorum.Kapıya gelen minik elin içine koymak gerekebilir. Şimdiden iyi bayramlar diliyorum. Kendinizin "Eşref-i Mahlukat" olduğunu unutmayın ve etrafınızdakileri de ihmal etmeyin...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder