24.08.2010

DENEMELER

Bugünlerde sürekli bir "sıkıldım" lafı var dilimizde.Günde milyon kere "uff çok sıkıldım" diyor. Ne kadar alternatif sunarsam, sanki o kadar sıkılıyor. Sulu boya yapıyor sıkılıyor, gözünü benim akriliklere dikiyor. Onlara başlıyor yine sıkılyor, oyun hamurlarıyla oynamaya başlıyor o da kesmeyince gözünü yine benim polimer killerime dikiyor. Derken kitaplarını açıyor olmuyor, bilgisayara oturuyor. Ne yaparsa yapsın en fazla 20 dakika ya da yarım saat oyalanabiliyor. Dışarı çıkıyor, hopluyor zıplıyor yine sıkılıyor. Anneme sordum bu sabah telefonda" ben küçükken ne yapıyorduk seninle "diye, o da hazırlıklı tabi "tek çocuk işte o yüzden" diye başlayan cümleleriyle sorumu sallıyor. Bense konuyu geçiştiriyorum ustalıkla:) Sabah geç kalktık yine, şişme havuzu bir de böyle kullanmak geçti içinden diye düşünürken "anne sence ben böyle dönebilirmiyim ki" diyen Bilge' ye dudak büküyorum "zannetmiyorum" diye... Allah' tan perşembe günü Antalya' dan kuzeni gelecek. 15 yaşındaki kuzeni çok seviyor ve geleceğini duyunca havalara uçtu.Tabi biz de çok sevindik. Bir de evdeki barbi bebeklerin saçlarını kesip, kuförlerdeki gibi boya katoloğu yapmak istiyor (zaten hiç sevmiyordum o bebekleri). Şimdi oyun hamurundan yemek yapıyor, bakalım gün sonuna kadar neler yumurtlayacak.
Geçen akşam seyrettik kocayla bu filmi. Çok güzel, duygu dolu ve komikti. Aleks' in kulaklarını çınlattım ve umarım birgün bahçeli bir evimiz olur dileğimi yeniledim...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder