8.12.2014

Ne çabuk geçtin...

Hafta sonu yine çabucak geçti. Hakkını yemeyeyim ama pazar gününü evde uzatabidiğimce uzattım:))
Cumartesi keman dersi çıkışı Bilge "hiç çalışmamıştım ama yine de güzel çaldım " dedi,suratında kocaman bir gülümsemeyle. "Ah be kızım azıcık çalışsan nasıl güzel olacak" lafım dudaklarımdan daha dökülürken "sanki çok vaktim var da" diye yapıştırdı lafı. Okul ödevleri o kadar çok ki, artık sonuna doğru yazısı bozulmaya,yanlışları çoğalmaya başlıyor, özensiz karalamalara dönüşüyor. Çok ödev veren öğretmen çok mu iyidir, böyle bir mantık mı var bilemedim. Gerçi sorun belkide bizim kızın on dakikalık ödevi mızmızlanarak bir saatte yapmasından kaynaklanıyordur,  ufff bilmiyorum öyle işte.Dün sabah ödevleri attı bir kenara güle oynaya resim yaptı. Baş aşağı tv izledi, şarkı söyleyip dans etti. Çocuk olduğunu hissetti bence. Ben de dilediğimce kitap okudum da kitabımı bitiremediğim gibi, Latife Tekin' in "Sevgili Arsız Ölüm" üne başladım. Şöyle bir bakayım diye elime almıştım, bırakamadım.Okuma grubumuzun bu ay ki kitabı.Haftaya toplanacağız.
Hava bugün yağmurlu...havada yağmurun getirdiği bir huzur var.Haftamız güzel olsun...

4 yorum:

  1. Okuma grubunuz mu var! Ne güzel :)
    Bilge kaç yaşında bilmiyorum ama Can 4. sınıfta ve bizim evdede aynı durum mevcut. O ödevler zaten çok üzerine bir de bizimkinin yavaşlığı eklendi mi oooooo yani.
    Her seferinde diyorum ki bu onun ödevi isterse 80 saatte yapsın ama dayanamıyorum sinir basıyor bana :))
    Pazarın güzelliğine sevindim ama :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Damla, evet iki yıldır bir okuma grubumuz var. Her ay bir kitap okuyup, belirlediğimiz bir gün kitap, yazar ve edebiyat akımı üzerine konuşuyoruz. Sayımız gün geçtikçe azalıyor:)) Aynı şeyleri yaşıyoruz sanırım bazen saçımı başımı yolmak geliyor içimden o kadar fena yani:))

      Sil
  2. evet bende onu dicem ya kızmayın ama gerçekten onu yaşındna çok büyük ve olgun yetiştiriyorsunuz sanki yanınızda çocuğunuz değil bi arkadaşınız gibi yetişiyo büyük bir kaıdn gibi
    bırakın çocukluğunu yaşasın biraz ...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Adsız (keşke isminizi yazmış olsaydınız)
      Yazdıklarınıza kızmadım sadece anne ya da baba olmadığınız düşüncesi oluştu bende. Kızımı tiyatroya, resim sergisine, konsere ya da gittiğim/ gidebileceğim her yere götürüyor olmam ona ilerideki hayatı için yollar sunmam zamanı geldiğinde suyun akıp bu yollardan birini seçeceğine inanmam size "çocukluğunu yaşatmamak" gibi göründüyse üzücü tabi. Benim serzenişimi çok faklı algılamışsınız.Günlerini büyük bir kısmı okulda geçerken bunun yetmemesi ve ciddi ödev yükünün çocukları bunalttığını düşünüyorum. Bunu anlatmaktı maksadım...

      Sil