22 Eylül
Geçen hafta izledim Sinek Kuşu filmini, daha evvel izledim mi emin olamadım. Hafızam kitap konusunda daha iyi. Film Güney Kore yapımı, çok durağan, çok uzun ve çok güzel. Aslında bir büyüme hikayesi. Akşam yürüyüşünde kabaca filmi anlattığım arkadaşımın ne kadar bizim aile yapımıza benziyorlar ,sözüne evet tek farkları çekik gözleri dedim. Sahiden dünyanın öbür ucunda olsalar da çok benziyorlar bize ya da erkek egemen toplum yapısı coğrafya gözetmiyor. Aslında bir büyüme hikayesi, dokunaklı ve samimi. Filmin kahramanı büyüme sancıları çeken genç kızın, üniversite öğrencisi öğretmeniyle kurduğu bağ gerçekten hayranlık uyandırıyor. Genç öğretmenin, her şey güzel olcak vaadi yerine, parmaklarına bak, parmağını hareket ettirebiliyorsun. Hiçbir şey yapmıyor gibi hissettiğinde bile parmaklarına bak, bu harika bir şey. Hiçbir şey yapmıyor değilsin... Bu cümleler çok kıymetli, tıpkı bir sinek kuşunun havada kalmak için saniyede onlarca kez kanat çırpması gibi. Bunun yanında kendi değerini, başkalarının onu sevmesinde arayan gencecik bir yüreğe ne kadar değerli olduğunu hatırlatmak bir insanın başka bir insana verebileceği en kıymetli hediye.
filmi sevdim, izleyin derim...



Yorumlar
Yorum Gönder