05 Ekim
Keyifli bir hafta sonu oldu. Cumartesi arkadaşımızın doğum gününü kutladık, çok keyifliydi. Bal kabağına dönüşmeden eve döndük. Pazar sabahı erkenden bahçeye gittik. Havada güneş olmasına rağmen, hafiften ısıran da bir rüzgar vardı. Kat kat giyinip, zaman zaman terleyip, arada titreyerek akşam üzerine kadar kaldık.
Yavaştan sararan yapraklar gördüm yol boyu.
Yeni olgunlaşmış mısırları mangalda közledik.
Minik asmadan boyundan büyük üzümler topladım. Büyük asmada kükürtlemeyi unuttuğumuz için üzümlerin boynu bükük kaldı.
Fasülyeler tohuma kaldı.
Minik kavunlardan bir tanesini Efes' le yedik.
Görseldeki ayva ağacıyla uzun uzun bakıştık. İşsiz güçsüz, kolu bacağı ayva dolu. Derlerki yazdan ayva ağacı ne kadar bereketli olursa, kış o kadar soğuk geçermiş. Ne vardı bu kadar coşacak diye henüz gelmemiş kışın suçlusu ilan ettim kendisini:)) Neyse çabuk kendime geldim, kusura bakma dedim.:)
Yer elmalarını diktim, kitap okudum, kedileri besledim. Burnumu çekmeye başlayınca dönüş için toparlandık.
Efes'i taradım, otlardan, dikenlerden ayıklayıp arabaya bindirdim. Biz de arabaya yerleşirken, yaşça bizden çokça büyük bir amca ve yanında bastonu ve şişe dibi gözlükleriyle bir teyze yanaştı. Sohbet etmeye başladık, çok sevimlilerdi, evlerini tarif ettiler, bizede gelin dediler. Teyzeye fasülye vereceğim haftaya , tabi ki de fındık( yaşasın fındık verecek biri daha çıktı).
Kocayla yirmili yaşlarımız başında evlendiğimizde, balayına gittiğimiz Ayvalık' ta, insanlar önce evlendiğimize inanamayarak, sonradan sevimli sevimli, gülümseyerek ağırlamışlardı bizi. Çoğu zaman kardeş zannediyorlardı, çok ufaktık ya:) İkimizin de aklına o zamanlar geldi, gülümsedik, neşemiz yerine geldi.
Çok eskiden dinlediğimiz bir çalma listesini açtım, tam eşlik etmelik. İçimizde nerede saklandığını bilmediğimiz ve hayret ettiğimiz şarkı sözleri dökülmeye başladı ağzımızdan. İkimiz de aynı anda şarkılara eşlik etmek konusunda anlaştık. Birimiz susarsa, söyleyenle dalga geçtiğimizi (ikimizin sesi de berbat) bildiğimiz için anlaşmak iyi oldu. Efes yorulmuş, arada kafası düşerek uyudu uyandı. Bizde iki şarkıdan sonra yorulduk:)
Efes'i böyle görünce belki akşam gezmesine çıkmak istemez diye düşünmüştüm, ama tam saatinde ıslak burnu yanımda bitti.
Çıktık bir saat yürüdük, soğuk yahu, üşüdüm vallahi. Bugün kışlıkları çıkartayım bari...



Yorumlar
Yorum Gönder