30 Ekim
Akşam üzeri havaya bakıp daha var kararmasına diye içimden geçirip, on dakika geçmeden sokak lambalarının yandığını görmek, kış günlerinin kısacıklığını yüzüme vuran, sinir bozucu bir hal...
Sabah Koca' dan kalan kahveyi sonra içmek üzere termosuma koyup, zerdeçal, bal ve limon üzeri karabiberli sıcak karışımı yapacak enerjimi sevdim.
İki gün evvel akşam gezmesi sırasında sokağa kustum. Balık yemiştim sanırım ondan kaynaklandı, biran da midemdeki her şey dışarıya çıktı. Hayatımda ne sarhoş ne ayık sokağa kusmamıştım. Vücudun verdiği bu ani ve şiddetli tepki çok acayip. Kaburgalarım, göğüs kemiğim bile acıyor hala. Yemenin içmenin pek tadı yok, geri gelmesini bekliyorum.

Gün boyu pazartesiymiş gibi hissedeceğim sanırım.
Mutluyken Başka Adlarımız Vardı kitabına başladım, uzun zamandır gözümün önünde okunmayı bekliyordu.
Sesli kitapta ise Masumiyet Müzesi' ni dinliyorum. Orhan Pamuk' la aram iyi değildir, yıl bitmeden bir kez daha deneyeyim diyorum ama itiraf edeyim Murat Eken okumasa dinlemezdim:)




Yorumlar
Yorum Gönder