14 Şubat
Sabah elektrikli kahve öğütücünün sesiye uyandım. Koca'mın kahve detoksu buraya kadarmış. Papatya çayı yine iyi dayandı.
Uzun süredir kendiliğimden erken uyanmadığımı fark ettim. Oysa kaçta yatarsam yatayım hep çok erken uyanırdım. Sirkadyen ritmim değişiyor, ne değişmiyor ki...Aslında bu rahatsız edici de değil, nihayetinde dinlenmiş kalkıyorum yataktan. Bedenimin seçimine saygı duymalıyım. Bu saygı ifadesi dünkü ortodonti görüşmesinden kazındı zihnime. Agresif bir tedavi yerine bedenin şuan ki durumuna da saygı duyacak bir tedavi uyguluyoruz gibi bir şey söyledi doktor. Yani çene eklemlerinin ve dişlerin yanlış da olsa dengeyi bulmak için izlediği bir yol var ve bunu başka bir yöne çevirmek bence de çok agresif. Vücudun buna nasıl tepki vereceğini bilmezsin. Olanı iyileştirmeye çalışmak çok mantıklı geldi. Neyse belli ki daha çok yazacağım diş işlerinden :))
Geçenlerde izledim Detachment filmini. Adrien Brody' nin izleyip de beğenmediğim filmi yok. Ne kadar yetenekli ve etkileyici bir aktör. Nasıl bir yüz ifadesidir o? Her rolde başka bir şekilde etkiler beni.
Filme gelince sahiden çok çok iyi. Ağır ilerleyen, çok gerçek hissettiren ve düşündüren bir film. Pek çok duygu var. Bunların harmanlanışı hayranlık uyandırıyor. Umudu büyük büyük zaferlerde aramak yerine, küçük kıvılcımlarda aramak lazım belki de.
Bugün dinlenme günü. Şunu yapayım diye hiç bir düşünce yok kafamda. Gelişine bırakıyorum. Binadaki hidrofor yapım işi devam ediyor ama kulaklarım bu gürültüye alıştı galiba. O yüzden bugün evden kaçmayacağım. Telefonumu da uçak modunda unuturum büyük ihtimalle...
Keyifli bir hafta sonu olsun.

Yorumlar
Yorum Gönder