16 Şubat
Şarkımız çala dursun, pazar günü Bilge'yle Aşk Zamanı filmini sinemada izledik. Filmini mi daha çok seviyorum müziğini mi? Bence ikisi de:) Bilge' ye gelmiş geçmiş en iyi aşk filmidir deyince yüzünü buruşturdu. Çocuk romantizmden hiç haz etmiyor.Onu neyin beklediğini bilmiyordu, tıpkı ellerinde kırmızı güllerle gelen sevgililer gibi:)
Film beni etkilediği kadar onu da etkiledi, ah çok sevindim.
Zamanının ötesinde bir film. Sinematografisi inanılmaz, ilmek ilmek duygunun en sade haliyle dokunmuş. Acaba ömrümün sonuna kadar kaç kez daha izlerim bu filmi:) Çok çok güzeldi. Yeni en büyük keyfim eski filmleri sinemada izlemek olsun, bayıldım.
Sinemadan evvel ayak üstü tatlı yedik yanına da kahve. Hep dişçi çıkışı uğruyorduk, ağız tadıyla yiyelim dedik. Kasiyer çok nazik genç bir kadın, biraz sohbet ettik. Kahveleri şahane ama mekan çok dar aceleyle yiyip yerinizi sırada bekleyenlere veriyorsunuz. Kahveler elimizde Tunalı' da dolaşırken bir pasajda vintage dükkanlar, sahaf ve kocaman bir plakçı bulduk. Sahafı hatırlıyorum eskiden uğrardım, dudağının kenarında sigara düşmeyen bir adam işletiyor. Kitap kokusu sigara kokusuna, rutubet kokusuyla bağlanmış vaziyette. Plakçıda huysuz bir yüz ifadesiyle oturan adamı görünce yandaki plakçıya girdim. Leoanard Cohen' in Songs From The Road plağını aldım.O dükkanda huysuz adamınmış:) Aman ya plaklar da çok pahalı:( Neyse her ay bir tane almaya çalışayım bari. Plakçı sahiden hasıl suratlıydı, pazarlık dahi yapamadım. Neyse gide gele belki ahbap oluruz:) Belki keşfetmem gereken bir dolu plakçı vardır..

Yorumlar
Yorum Gönder