26 Şubat
Dışarıda pırıl pırıl parlayan bir güneş var. Burnumu çıkartmadan hava sıcaklığına bakıyorum telefondan. Eksi bir, tahmin etmiştim. Ev ne kadar sıcak olursa olsun ayak parmaklarımın ucu ısınmadığında biliyorum ki, dışarısı buz gibi. öğleden sonra dişçiye gideceğim, sol tarafımın işlemleri tamamlanacak inşallah. Bilge' nin ortodonti tedavisinin maliyeti çıktı. Sittin seneye bölmüşler, onun onayını vereceğim. Benim sağ alt çene tedavisi de başlayacak, bir de onun konuşacağız. Bugün dilimden ve zihnimden bolca para geçecek. Aman ne yapayım. Allah başka dert vermesin diyorum.
Dün Tek Meyve Portakal Değildir kitabını bitirdim.Daha evvel de biraz bahsetmiştim, kitabın yarı otobiyografik olması, okurken inceden içimi sızlattı. Arka kapak kitabı çok güzel anlatıyor; Hayatı inançlarına sıkıca tutunmaktan ibaret bir kadın, küçük Jeanette' i evlatlık aldığında çok mutlu olur. Bu mutluluğun sebebi, etrafı ne kadar kalabalık görünse de daima yalnız geçirdiği, örselenmiş hayatına taze bir soluk geleceğinden değil, kendi gibi misyoner bir kadın yetiştirebilme umududur. Başlarda her şey planlandığı gibi gider, küçük kız annesini ve dolayısıyla tanrıyı memnun etmek için elinden geleni yapmaktadır. Ama sonra cemresi yeni düşmüş bahar toprağında beliren o ilk, mucizevi, hem kırılgan hem de güçlü bir filiz gibi bir soru beliriverir kızın aklında: Bu ben miyim gerçekten?.....En nihayetinde insan, yakınındakilerin beklentilerini de görmezden gelir ve "herseye rağmen " kendini istediği biçimde inşa eder. Doğuştan getirdiği sevilme ve kabul görme arzularını hiçe sayacak kadar cesur da olabilir üstelik.Doğrusu, bu kendine inanan herkesin severek ödeyeceği bir bedeldir. Dolayısıyla , evet, tek meyve portakal değildir"
Kitabı sevdim, meraklısına gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.
Jhumpa Lahiri' nin Roma Hikayeleri ne başladım. Saçında Gün Işığı o kadar güzel bir kitaptı ki, yazarın her yeni kitabında aynı tadı arıyorum. Evet bu kitabı da değil ama olsun, o kadar naif bir dili var ki diğer kitaplarında olduğu gibi bu kitabı da severek okuyacağım.
Charlotte Perkins Gilman'ın Kadınlar Ülkesi ni dinlemeye başladım. Film izlemeyi sinemaya bıraktım Yarın Sırat filmine, pazar günü Küçük Amélie ' yi izlemek için biletlerim var.
Pazartesi stüdyoda kendi başıma bateri çalma işini sabitledim. Yerimi ayırttım. Bu hafta kendimi kaptırmışım davul hocamın en son bunu da çalışın dediği ritmi çalışmayı unutmuşum:) Akşama dersim var, bakalım nasıl kıvranacağım:))

Yorumlar
Yorum Gönder