09 Mart



 Cumartesi akşam konser çok güzeldi. Antalya' daki kardeşim Demir Demirkan konserine gideceklerini söyleyince Antalya' dan evvel, Ankara' da sahne alacağını görünce kutlu doğum ayı etkinliklerine biletlerimizi almıştım. Arkadaşlarımızdan biri hasta olduğu için, biraz da gönülsüz gittik. Demir Demirkan hayranı filan olmadığımız için beklentimiz en minimumum seviyede gittik. İnanılmaz bir konserdi, canlı müziğin büyüsü, sahnenin coşkusuna karıştı, iki saat şahane geçti. Çıkışta sesim kısılmıştı, yatağa yattığımda kulaklarım uğulduyordu, uyuyana kadar geçmedi:)) 

Sabah mis gibi ama azıcık yorgun uyandım. Erkenden hazırlanıp bahçeye gittik. Bu sene bostanı bahçenin başka bir köşesine taşımaya karar verdik. Sulamayı, tarhları planladık. Neler ekeceğimizi, yerlerini aşağı yukarı netleştirdik. Toprak karışımı ve viyolleri getirdim. Bir süre balkon çimlendirme alanı olacak. Bir sürü tohum topladım ama çoğu atalık ve azar azar. O yüzden çok dikkatli planlamam lazım. 
Akşam üzeri uyumuş kalmışım, Efes'i Koca çıkarmış, nasıl dinlenmiş hissettim, nasıl iyi geldi. 

Koca sigarayı bırakmaya karar verdi Allah hepimizin yardımcısı olsun ve tüm sabır duygularımı fişeklesin diyorum. 

Sabahın Üçü bitmek üzere.Yaşam ve Yazgı ya bu hafta devam edeceğim, kızkardeşle senkronu yakaladık. Bihter Dinçel' in Keşke Unutsam  kitabını dinlemeye başladım. 

Davulda içime sinecek bir şey çalmayı başarınca Whiplash filmini tekrar izleyeceğim demiştim. Geçen sabah izledim, ilk izlediğim zamankinden çok farklı hissettim. Daha evvel orkestra şefine hayran olmuştum, bu sefer nefret ettim. Hırsın tutkuyla bağlanmasını çok zalimce buluyorum. Ama müzik şahane, iyi ki müzik var hayatımızda. 

Bu hafta qigong dışındaki derslere girmeyeceğim, tamamen kendi pratiğime odaklanmayı deneyeceğim, hala bir saatten fazla dersler çok uzun geliyor. Ne bedenim, ne zihnim bunu şuan gerekli görmüyor.  

Keyifli bir hafta olsun...

Yorumlar