12 Mart


Dün sakin bir gündü, sabahtan uzunca Yaşam ve Yazgı' yı okudum. Saan onda yüz refleksolojisi dersine girdim. İki haftadır katılıyorum, hoşuma gitti. (zihingünleri.com da ücretsiz ders) Ders sonrası ortalığı toparladım. Öğlen qigong dersine girdim, ders sonunda arada yüz qigongu yaptırıyor hoca. Dün de yine yaptırdı. Üst üste yüz kaslarımda dolanıp durdum. Ama çok iyi geliyor,  şakaklarıma dokunup, küçük basılarla masajladıkça o kadar iyi geldi ki, gün içinde niye aklıma yapmak gelmiyor diye hayıflandım.  Kızkardeşimin yazın sahiplendiği kedisi, sabah bir gözü kapalı uyanmış. Sanırım ufak bir enfeksiyon oluşmuş. O kadar panik yapıp, o kadar üzüldüler ki. Kıyamam ne söylesem nafile oldu, akşam üzeri gözü baya toparlandı da rahatladılar.  Akşam Efes' i gezdirirken havanın yumuşadığını fark ettim. Köpek parkında tomurcuklanmaya başlayan erik ağacına yine acele etme diye fısıldadım. Geçen yıl tek bir erik bile verememişti, çiçeklerinin üzerine yağan kardan sonra.
Qigong ustalarından Master Mingtong Gu. 'nun ve yine farkındalık alanında çalışan bildiğim bir kaç isimin katıldığı küresel bir canlı yayının linkini paylaşmıştı arkadaşım. Alt yazı olmadığı için bölük pörçük ingilizcemin yetip yetmeyeceğinden emin olmadan açtım yayını. O kadar tatlı tatlı ve gülümseyerek anlatıyordu ki, bence hepsini doğru anladım:)) Bugün de var, bir tek saat farkını tutturamadım. Bir saat kadar izledikten sonra, hazırlanıp Bilge' yle sinemaya gittik. 

Flow:Bir Kedinin Yolculuğu sanırım 2024 de ödül almıştı ve herkesler çok beğenmişti. İnternette izlemek için aramış ama bulamamıştım. Kült' te gösterimde olduğunu görünce heyecanla bilet aldım. Sanırım beklentim çok yüksekti, çok sıradan geldi. Kötü değildi ama muhteşem de değildi. Çıkışta yavaştan kepenklerini indiren esnafın yer aldığı Tunalı caddesinin sonuna doğru yürüdük. Yolda bankamatikten para çektik. Bilge' nin hafta sonu dersinin parasını ve ekstradan yüzünü güldürecek bir miktarı ona verdim, bir kısmını da, yanımda nakit olsun diye cüzdanıma koydum. Otobüsü kıl payı kaçırdık. Bilge otobüsün gelmesine yarım saat var , hadi yürüyelim dedi. Karanlıkta sahiden göremiyorum. Telefondan navigasyonu açtım, yarım saat gösteriyor. Tamam dedim, düştük yola. Gündüz olsa çok kolay bulacağım yolu, kırık türkçesiyle konuşan navigasyon ablasına bırakınca, ara sokaklardan ara sokaklara yönlendirile yönlendirile evden çok uzak olmayan ama dik yokuşların bizi beklediği lokasyonda bulduk kendimizi. Bilge keşke bankamatiğe uğramasaydık, bu sokaklarda cüzdan dolu dolaşmak ne kadar güvenli olur şakası da yapınca, ilk gördüğüm taksi durağına yöneldim. Şimdiye kadar Ankara' nın göbeğinde akşam yürümeye çekindiğimi hiç hatırlamıyorum.

  Eve dönünce, hemen bir duş alıp yattım. Güzel uyumuşum. Sabah evdekiler kahvaltıyı dışarıda yapmaya karar verdiler. Onlar gitti, ben sıcak yatağımdan çıkmadım.

Dün başladığım Katie Kitamura mın Seçmeler kitabına devam ettim. Bir süre daha okumayı planlıyorum. 
Gününüz güzel geçsin...



 

Yorumlar