29 Mart


Bu haftanın sonunda bittiğine inanamıyorum. Cuma günü Koca' ala hastaneye gittik. Göğüs hastalıkları uzmanıyla görüştü, tedavi planı yapıldı. İkimizde çok rahatlamış olarak çıktık hastaneden. En sevdiği yerde yemek bile yedi eve dönmeden. Göle görülür bir şekilde toparlandı çok şükür. Haftalar öncesinden aldığımız stand-up biletlerimiz vardı. Gitmeyelim diye düşünürken bizi salona kadar bıraktı Deniz Göktaş' ın gösterisine ilk kez gittik ve bayıldık. Gelişine değilde böyle akıllı akıllı laflara gülmek de ayrı bir keyifli geldi. Dün bahçeye uğradık, dönüşte yine yemek faslı. Ay öleceğim, adam alışık dışarıda yemeye ama benim bünye alışık değil. Dünden beridir midem pek tatsız, neyse çaktırmadım. Bugün de sinema biletimiz vardı. Chopin, Chopin filmini izledik. Film bittiğinde tüm salonla birlikte nefesimizi bıraktık. Çok iyi bir filmdi. Evde izlesem bu kadar etkilemez hatta bunaltırdı. Yirmili yaşlarını kariyerinin zirvesinde Paris'te geçiren Chopin' in tüberkülozun pençesinde gelgitlerle hayatını nasıl sürdürdüğünü ve sonunda ölümünü izliyoruz. 
Müziğin anlamı değişiyor, hayatın anlamı değişiyor... Güzeldi.
Çıkışta Bilge'yle çok sevdiği pastadan alır yanında da kahve içeriz diye planlamıştık. İkimizde filmin sonunda o kadar sarsıldık ki, hemen eve döndük. Zaten yolda çok şiddetli yağmur başladı, ortalık sular seller gibi oldu. Trafik kitlendi, eve varınca kocaman bir oh dedik.  Yağmur durunca Efes' i çıkarttım. Kısa tutarız diye düşünüyordum yürüyüşümü ama hava mis gibiydi. Efes' de gezmek istedi uzunca yürüdük, geldik. Çok iyi geldi.
Mezarımdan Yazıyorum  devam ediyor.
Robert Seethaler'ın Bütün Bir Ömür' üne başladım.
Yaşam ve Yazgı biraz geride kaldım, bu hafta hızlansam iyi olacak.
Azlı Tohumcu' nun Cevizin Şarkısı dinlemesi bitti. Off çok tekinsizdi, seveyim diye yazmamış zaten.
Uğultulu Tepeler' i dinlemeye başladım.






 

Yorumlar