06 Ağustos
Bu sabah erken uyandım, elli sayfadan fazla kitap okudum, zaman duruverdi sanki. Bölünmeden, dağılmadan okumak ne güzel. kahvaltı için üşendim, yulaf yoğurt, meyve tabağı kaşıkladım.
Geçen haftadan beri üç film izledim.
Bugonia filmini vizyondayken Bilge arkadaşlarıyla izlemişti. Acayip bir film izledim demişti. Kara komedi ve bilim kurgu- gerilim türü film diye geçiyor ama bence de acayip bir filmdi. Gerim gerim gerildim, gözlerim kocaman açıldı, kaşlarım ara ara havaya kalktı, güldüm, dehşete kapıldım. Bunca duygu bir film boyunca yaşanınca tabi ki sarsılıyorsunuz. Nihayetinde filmi beğendim, iyi bir iş çıkarmışlar ama bayılmadım...
Benden Önceki Ben isminden ve Endonezya yapımı olmasından dolayı merak ettiğim bir filmdi. Farklı kültürlerdeki filmleri merak ediyorum. Aslında despot baba, onun istekleri altında ezilen oğlan çocuk hikayesi gibi görünüyor. Sonrasında nesilden nesile aktarılan şiddet ve bunun evrilmesi filanla devam ediyor. Hiç bilmediğim bir kültürün penceresinden bakmak ilginçti. Sevimli bir filmdi.
Elmaslar vizyondan o kadar çabuk kalkmıştı ki, haftaya gideriz derken filme gidememiştik. Ferzan Özpetek yine şahane, bu sefer kız kardeşlik üzerine, bir gruba ait olmanın gücünü ve güzelliğini çok güzel anlatmış. Yine yemek masalarına içim gitti, tüm kadınlara bayıldım, güzeli çirkini yaşlısı genci hepsi şahaneydi. Bir tek Serra niye yoktu ki diye düşünmeden edemedim.
Sesli kitapta Londra' nın Son Kitapçısı 'nı dinliyorum. Bir iki kitaba başladım ama sevmeyip yarıda bırakmıştım. Bu kitap iyi geldi.
Bir de çok şirin bir animeye başladım, çizimleri şahane. Witch Hat Atelier her gün bir bölüm izleme sınırı koydum kendime. Çizim tarzı çokça Miyazaki' yi andırıyor. Burada karakterler daha sevimli.
Az evvel Efes' in kuyruğana bastım, çok kızdı. Bilerek yapmadım dedim uzata uzata, bir de bilerek yapsaydın der gibi baktı gözümün içine...



Yorumlar
Yorum Gönder