20 Nisan

Hafta sonu dışarıya çok az çıktım. Evle, mutfakla ve kendimle ilgilendim, iyi geldi. Pazar akşamı da Kerem Görsev Trio konserine gittik. Piyanodaki Kerem Görsev' e, kontrbasta Kağan Yıldız, davulda Ferit Odman eşlik ediyordu. Çok güzel bir geceydi. Yine ellerim kızarana kadar alkışladım. 
Eve geç döndük, yatınca hemen uyurum zannettim. Sabah olmadı bir türlü. Delik deşik, garip bir uykunun kucağında debelenip durdum. Sabah bizimkiler toparlanıp gittiler. Şöyle kesin olmayan çizgilerle günü planladım. Pazartesi tüm hızıyla başladı. Az evvel oturabildim. Evden çalışmak perişanlıktır. Ne başkalarının, ne kendi gözünde yaptığın işin bir değeri kalmıyor. Yani bir nevi kıymetsizleşiyor.  Matın üzerinde kitaplar, bir tarafta bilgisayar bir tarafta köpek, fatura keserken gözüne görünen toz taneleri... mekan algısı darmaduman... Ama yinede ofise gitmeyi istemezdim:)
Geçen hafta ikizlerle bolca görüntülü konuştuk. Ard arda okullarda yaşanan korkunç olayların sonrasında iki gün okula gitmediler, hafta  sonuda birleşince uzunca bir zaman oldu. Delal Arya' nın Pera Günlükleri serisini okumakta zorlanınca sesli kitapta dinlemeyi denemiştik ve çok hoşlarına gitmişti. Dün üçüncü kitabı da yarıladık. Onlar için farklı bir deneyim. Bir ara fantastik hikayeler ve masallardan bahsederken kızlardan bir sordu. İnsanlar bunları nasıl düşünmüşler, niye ihtiyaç duymuşlar diye. Bazen gerçek hayat keyifsiz, renksiz ve kötü şeyler  olduğundan olabilir dedim. 
Uzun uzun  konuştuk, o kadar küçükler ki anlatırken nasıl bir yol izleneceği bana kalırsa okullarda da rehber danışmanlarca eni konu anlatılmalı. Her zaman güle oynaya gittikleri okula bu sabah anneleri bıraksın istemişler. Anneleri okul çıkışında da alayım demiş, az evvel aradı. Erken değil mi dedim, saati fark etmemiş bir saat erken gitmiş. Eve geri döndü. Bugün okul nasıl geçti, başka korkularda yüklendiler mi diye ben bile kaygılanıyorum...
 

Yorumlar