01 Nisan
Mart ayını da uğurladık.
Efes'i akşam gezmesine çıkartırken arkadaşım ve köpeğiyle karşılaştım. Parka yürüdük. O ara köpeği coşkuyla koca ağzını alnıma çarptı. Bir anda yıldızlar uçuştu gözlerimin önünde. Dişleri kaşıma geldi filan ama görünürde zarar vermedi. Sahibi çok üzüldü. O arada ufak poodle cinsi köpeğiyle sevimsiz bir kadın yaklaştı yanımıza. Köpekler oynadı, koklaştı kadında garip sorular (niye bu kadar koklaşıyorlar gibi) Sonra köpeğini kısırlaştırmayacağını kızkardeşinde de dişisi olduğunu iyi bir eşleşme olacağını söyledi. Benim çok yavruları oluyor, nasıl sahiplendireceksiniz lafımı duymazdan geldi. Sinir olup uzaklaştık yanından, kesin yavruları satmayı düşünüyorlar, vicdansızlar.
Eve döndüm kaşıma gözüme baktım. Sonra Bilge' yle sinemaya gittik. Father, Mother, Sister, Brother filmini izledik. Filmi sevdim mi, bilmiyorum. Çok mesafeli ve soğuk geldi. Son bölüm biraz daha samimiydi. Yine evde izlesem sıkılır bırakırdım dedim.
Sabah alnımda büyük bir ağrıyla uyandım. Dünkü darbe kendini hatırlatıyor. Azıcıkta morarmış. Koca kafalı şaşkaloz... Buz koysam bu saatten sonra işe yarar mı acaba:)

Yorumlar
Yorum Gönder