01 Temmuz


 Yine bir anne kız hikayesi dinledim, yine bolca Uzak Doğu kokan. Bir anne kızın birlikte gittikleri Tokyo gezisi anlatılıyor. Gezi üzerinden de ilişkilerini, kırgınlıklarını dinliyoruz. İki buçuk saatlik filan bir dinlemeydi. Tam kararından, içim çokça kararmadan bitti. Haziran ayını da kovalayıp, temmuza merhaba dedik bugün. Bugüne bıraktığım bir sürü işim vardı. Tüm günüm masa başında geçecek gibi görünüyor. 

Geçen hafta zordu, sağ omzum alarm verdi. Ona ayrı bir özen göstermem gerekti. Buz torbaları, bantlar toparladım. İki gün evvelde cidi bir alerji atağı geçirdim. Yanımdakilerin ödü koptu. Hapşırıklarıma gözyaşlarım eşlik etti. En son vücudum alev alev yanıyorken soğuk jeli göz bandına yerleştirip, onu da alnıma, kafama ara ara gözlerime koyarak rahatladım. Sabaha çok güzel uyandım. 

Dün akşam Bilge' yi yürüyüşe ikna edemeyince, kendim çıktım. Yokuş aşağı inip cadde boyunca düz ilerleyip yokuş yukarı çıkmalı, yaklaşık üç kilometrelik bir güzergah çizdim kafamda. İniş ve düz yol çok iyidi, yokuşta tükendim. Yokuşun ortasında, kendime söverken, yol kenarında arabadan bana gülümseyen Koca' mı gördüm. Ah ne sevindim, yokuşta kalan eşi kurtaran dünyanın en romantik adamı ödülünü kendisine verdim. Telefonlarımızdaki konum gösteren uygulamadan görmüş beni,  neyse hala romantik bence:) Kilometreyi tamamlayamasam da, on bin adımımı tamalamış halde döndüm eve:)

Yorumlar

Popüler Yayınlar