07 Temmuz
Efes'le oldukça dik bir yokuşun kenarında olan parka gidiyoruz çoğunlukla. Artık yürüyüş rotamızı biraz daha kısalttım, zorlansın istemiyorum. Geçen gün yokuştan karşıya geçerken ortasında arka ayaklarını toparlayamadı. Kalıverdi, sonra toparlandı karşıya geçtik. İçim öyle bir cız etti ki. Artık aşağıdan götürüyorum. Arkadaşlarımızın köpekleri de Efes' in yaşında sayılır. İki köpeği olan genç öğretmen kızcağızı iki gözü iki çeşme gördüm. On bir yaşındaki teriyerine diş temizliği yaptırmış, anesteziden sonra arka bacaklarında bir sorun çıkmış, yürümede zorlanmaya başlamış. Ya disk kayması, ya fıtık var demişler. Kuzenimin köpeği son bir kaç yıldır sağ tarafındaki tümörle uğraşıyor. Yürümesi iyice zorlaşmış, gezdirme arabası bakıyoruz, sinirlerim bozuldu. Bu arada bir taraftan da moral vermeye çalışıyorum, herkesin derdi çişini nasıl yapacak? köpeği bezlemenin dünyanın sonu olmadığını, köpeğin de senin de buna zamanla alıştığını söylüyorum. Tabi ki zor, sanırım insan hep mutlu mesut ve sağlıklı olacağını düşünüyor. Keşke diyorum, keşke öyle olsa. Neden sorusuna takılıp acıyı ızdıraba çevirmek böyle durumlarda en zoru. Sürekli kendini sorgulamak, yaptıklarından çok yapmamış olabileceklerini düşünmek ve bir sorumlu ya da suçlu bulmaya çalışmak çokça yıpratıcı...
Tabi bakım vermenin sorumluluğu da burada çok etken ama biraz geri çekilip durmak gerekiyor. Efes' in hastalığının bana öğrettiği en önemli şey, benim hissettiklerimi çok net algılayabildiği oldu. Ben endişeliysem, korkuyorsam ve tetikteysem o daha beteri oluyor. Geleceği düşünmeyi, a planı olmadı b planı hazırlamayı bıraktım. İkimiz de daha rahatız, hastalıkla yaşamayı öğrendik.
Dün sabah matımı serip yoga yapmaya başladım. Geldi şımara şımara mata bıraktı kendini. Devam ettim yoga yapmaya, sonra yanına uzandım, kaldık biraz öyle. Anı kafama kazıdım...
Rober Haddeciyan' ın Tavan kitabını okuyorum, çok eski bir baskısı elimdeki kitap, okurken sayfalar kopacak diye korkuyorum. Konusu da epey trajik, düşme sonucu yatalak kalan kahramanımızın ağzından anlatılıyor. Hastanedeki yatağında tavana bakmasıyla başlıyor kitap.
Sesli kitapta Julian Barnes' ın Benimle Tanışmadan Önce kitabını dinliyorum. Adamın karısının geçmişine takıntısı içimi şişirdi. Bitirir miyim bilmiyorum.



Yorumlar
Yorum Gönder