29 Temmuz


Dün dolu dolu bir gündü. Georgi Gosponinov'un Ve Herşey Aya Büründü kitabına başladım. Aslında elimdeki kitap bitmeden yeni bir kitaba başlamayayım diyordum ama yazarın öykülerini de merak ediyordum. İlk öykünün içine bir türlü giremedim. Sanırım hep romanlarını okuduğum içindir  diye düşünüp, kitabı bir kenara bıraktım. Evi toparladım, yemek için hazırlık yaptım. Öğlenki qigong dersime kadar baktım  işim  yok, izlenecekler listemden Heldın filmini açtım. 
Öğretmenler Odası filminden oyunculuğuna hayran kaldığım Leonie Benesche filmi seçmemdeki en büyük sebepti. Filmi izledikten sonra da oyuncuya yine hayran kaldım. Gece vardiyasındaki Floria karakteri deneyimli bir hemşire. Film boyunca bu vardiyada yaşananları izliyoruz. Kameraman Floria' nın peşinde, dur durak bilmeden koştururken,  sizde onlarla koşturuyorsunuz gibi geliyor. Floria inanılmaz nazik, bu tavrı beni çok etkiledi. Filmin adı kahraman anlamına geliyor ama film o kadar naif ki, pek çok duygu iç içe giriyor, ayrılıyor ,sonra yine buluşuyor. Bu duyguların içinde en çok nezaket beni etkiledi. Sanırım etrafımda bunun eksikliğini çok hissediyorum. Özellikle tanımadığım insanların arasında... Filmi çok beğendim...

Akşam üzeri ilk reformer pilates dersine gittik. İlk deneyimim fazla yoğun olduğuydu. Aslında uzun zamandır bu tarz egzersiz yapmıyorum, bana fazla katı geliyor. Dün de aynı anda her yerime kramp girecek gibi hissettim. Allahtan girmedi, bir anda başım ağrımaya başladı, bir anda baş ağrısı geçti. Sanırım yaşadığım en kısa baş ağrısıydı:) Hocanın bitti, geçmiş olsun demesine çok sevindim ama bu tavrı da sevmedim. Diyetisyenin kilo verince haftalık tatlı ödülü vererek diyeti cezaya çevirmesiyle aynı hissi bıraktı. Arkamda sürünerek gelen Bilge' yi eve bırakıp, hızlıca duş aldım. Efes' i alıp çıktım. Parkta en son oturduğum yerde sanırım bir saatten fazla kaldım. Bu arada bir arkadaşımın derdini dinledim, dinlerken bedenim biraz gevşedi. Efes gezmiyoruz diye sağa sola, en çok da hiç üstüme alınmadığım halde bana  havladı. Havanın kararmasına az kaldığını fark edince, bir gayret kalktım. Efes' in iyice yavaşlattığı yürüyüş temposuna ayak uydurmakta zorlanmadan eve döndüm. Çoğu insan yorulunca bebek gibi uyur, ben de tam tersi oluyor. Kevgire dönmüş bir uykuyla sabaha kadar yatakta debelenip durdum. 
Bu sabah kesin her yanım ağrıyarak kalkarım diye düşünmüştüm ama ilginç bir şekilde ağrım yok. Dersten sonra biraz gevşeme hareketleri yapmıştım, belki de düşündüğüm kadar zorlayıcı değildir. Nihayetinde bir aylık ders ücreti ödedim. Karar vermek için çok erken...

 

Yorumlar

Popüler Yayınlar