31 Temmuz
Sabah erkenden uyandım, elime kitabımı aldım. Kapağın güzelliği, ismin güzelliği yanına İstanbulu' u da almış bana göz kırpıyor. Kitap çok ilginç. Ben İstanbul' u satırlardan, şiirlerden, fotoğraflardan seven biriyim. Sevgili Ekmekçikız' a da hep yazarım, onu yazılarından, fotoğraflarından gördüğüm İstanbul'u seviyorum diye. Bu kitapta öyle o kadar sevilesi bir İstanbul anlatıyor ki, sevmemeniz mümkün değil.
Kitabımı açtım biraz okumuştum ki, Efes uyandı yanıma geldi. Kafasını koluma yasladı, bu onun beni sev hareketi. Normalde soğuk ve ağır abi bir adam olduğu için, böyle yapınca bir seviniyorsunuz. Kafayı, gıdıyı sevdim, daha çok sev dedi. Baktı elim tüylerinde, gözüm kitapta kafasını getirip göğsüme koydu. Bal rengi gözlerini de gözlerime dikti...
Pis manipülatör, buna dayanamayacağımı biliyor. Sabahları Koca götürüyor gezmeye, baktım Koca yatakla bütünleşmiş halde uyuyor. Hadi dedim, koşumunu taktım, kulaklığımı aldım, çıktık yola. Apartmandan çıkmadan kapıda yürümekte çok zorlanan, aşırı zayıf, sağ kolunda destekli kol bastonu olan bir adam gördüm. Yeni birileri mi taşındı diye düşünürken yüzünü gördüm. Üst komşum, uzun zamandır hasta olduğunu biliyordum. En son bir kaç ay evvel görmüştüm, genelde başka bir şehirdeki kızlarında kalıyorlar. ne kadar zayıflamış. Selam verdim, hal hatır sordum. Yeni araba alacakmış, işleri uzamış ona kahırlanıyordu. Kolaylık dileyip, eşine selam söyledim...
Hava buz gibi olmuş, gözünü sevdiğimin bozkırı, sabah havası resmen ısırdı beni. Burnumu çeke çeke dolaşmaya başladık. Küçük parkta kıpırdayan bir karaltı gördüm.Kedi mi köpek mi derken siyah french bulldog Chivas' ı gördüm. Sahibi adam hiç sevmediğim amcama o kadar benziyor ki, her gördüğüm de tüylerim diken diken oluyor. Amcam bir kaç sene evvel hakkın rahmetine kavuştu. Allah için adamda sevimsiz bir tip. Bir sürü bir şey anlattı ayak üstü, çokça kafa sallayıp, gülümsedim. Allahtan Efes dönüp adama höykürdü de iyi günler diledik birbirimize...
Sağ taraf büyük parka, sol taraf eve gidiyordu. Sağa yönelen Efes' i aaaa baba mı o, bizi arıyor galiba diyerek bininci kez kandırıp eve dönmeye ikna ettim.
Bu aralar tanıdık ve Efes' in akranları köpeklerden sağlıklarıyla ilgili kötü haberler geliyor demiştim ya, biraz da onun etkisiyle gözüm Efes' in daha çok üzerinde. Sabahları Bilge' nin odasında bağırıp duruyorlar birbirlerine. Efes sebepsiz uzun uzun havlıyor. Bilge' ye köpeklerinde yaşlandıkça demans olabileceğini, sahiplerini unutabileceğini, yemek yemeyi su içmeyi bile unuttuklarını okuduğumu anlatıyorum. Bilge hınzır hınzır gülüyor bu adam on yıldır saat onu geçtiyse ve ben hala yataktaysam bana havlıyor, endişe etme diyor... Bunu on yıldır fark etmemiş olmama şaşırıyorum...



Yorumlar
Yorum Gönder