06 Temmuz

Dün Sabha erkenden, tepemizde kara yağmur bulutları eşliğinde bahçeye gittik. Kirazlar bu hafta Fransız olmaya karar verip, şahane Napolyon kirazları olmuşlar. Tabi biz de geçen hafta bu evrilmeyi beklemeden erken toplamış olabiliriz:) Görmemişliğimize verdik ne yapalım:) Son kalanları da topladım, asıl vişneler kızarmaya başlamış. Kirazdaki aceleciliğimi hatırlayıp hasatı haftaya bıraktım, zaten bir günde toplanacak gibi değil. Küçük dut ağacı bir gayret  dut vermiş. Sevinerek topladım. Şeftali zannettiğim ağacın tepesindeki meyveleri çardağın üzerine tırmanarak toplayan Koca' yla gördük ki, kayısıymış. Kocaman kayısılar, tadı da şahaneydi. Koca sonbaharda ağaçları okul traşı gibi budayınca kızmış, sitem etmiştim. Şimdi kendini budama ustası ilan etti.Ben de önümü ilikleyip   karışmamaya karar verdim:) Armutlar ve elmalar daha olmamış. Fasulyeler sırıklandı, damlama kontrol edildi, hava da iyice kapatınca eve dönmeye karar verdik. Havalimanı yolu üzerinden geçmemiz gerektiği için internette gördüğümüz korkunç brandaları ve her sokak başındaki polisleri ve polis arabalarını gördük. Ödediğim vergiler burnunuzdan gelsin diye diye eve geldik. 
Montserrat Roig' in Kiraz Mevsimi dün bitti. Katman katman kahramanların birbirlerine dokunan hikayeleri, Franco rejiminin açtığı yaralar, direniş, aile ilişkileri, aşk ve tabi hüzün ve keder. Güzel bir kitaptı. 
Bugün çok işim var ama acele etmeden, telaşa kapılmadan yapmak niyetindeyim. Biz çocukken kız kardeşim o kadar yavaş yemek yerdi ki, sofradan en son o kalkardı. Ve biz tüm aile, onunla dalga geçerdik. Şimdi yavaşlamayı hayatıma katmayı düşünürken o zamanları aklıma geldikçe  hafiften utanç duyuyorum. Bu arada gelmelerine bir hafta kaldı, Allah' tan Nato zımbırtısı bitince gelecekler. Planlar yapıyorum, bir haftaya sığdırabileceğim ne var ne yok diye bakıp, sabırsızlanıyorum:) 
 

Yorumlar

Popüler Yayınlar