24 Temmuz
Bugün yapacaklarımı alt alta sıraladım. Gerçi bazılarını yazarken bile aslında yapmayacağımı biliyorum. Mutfak dolabı çekmecelerinin düzeltilmesi gibi...Aklımda olduğunu ve bir gün yapacağımı kendime hatırlatıyorum sanırım.
Dün Bilge'yle iki sokak aşağıdaki reformer pilates stüdyosuna gittik. Aslında benim pilates yapmak gibi bir niyetim yoktu ama Bilge yalnız gitmek istemeyince, gidelim birlikte dedim. Akşam parkta kızlarla sohbet ederken grup dersi yapacak çoğunluğa eriştik. Aradan sıyrılsam mı diye düşünmedim değil ama niyet ettik bir kere. Bugün arayıp ders saatlerini planlayacağım. Haftada iki gün gideceğiz, bakalım nasıl hissedeceğim.
Evvelsi gün Sevgili Leylak Dalı'yla buluşmuştuk. Bana Yenal Bilgici' nin Kuşlar İçin Ağaçlara Konma Kılavuzu kitabını getirmişti. Eve dönerken otobüste ve ayakta şöyle bir bakayım derken başladığım okuma, son hızla devam ediyor. Diline bayıldım, cümleler sarıp sarmaladı beni.
Tek kitapla durur muyum Han Kang' ın Yunanca Dersleri' ine hafta başında başlamıştım. Kang gerçekten ilginç bir yazar hiçbir kitabı birbirine benzemiyor. Vejetaryen kitabındaki sert üslubu daha sonraki kitaplarında görmedim. Hatta sanki her kitabı başkası yazmış gibi. Yunanca Dersleri' de daha şiirsel, daha öykü gibi, birleşerek ortak kurguda buluşmasını merakla beklediğim bir anlatı var , yazarın bu tarzı da insanı şaşırtıyor.
Elimdeki son kitabımsa Byung-Chul Han' ın Palyatif Toplum/ Günümüzde Acı. Sanırım en yavaş, dönüp tekrar tekrar okuduğum ve altını çizdiğim cümlelerle dolu bir okuma olacak.
Palyatif toplum, ilaçlar ya da medya yoluyla oluşan duyarsızlık sayesinde eleştiriye karşı bağışıklık kazanır. Sosyal medya ve bilgisayar oyunları da anestezikler gibi etki gösterir. Toplumsal sürekli anestezi, bilgi ve düşünmeyi engeller, hakikati baskılar...(saf.23)
Gelde defalarca okuma bu satırları..



Yorumlar
Yorum Gönder