16 Nisan

Dün ABD vize görüşmesinden Bilge red cevabıyla döndü. Cem Yılmaz' a bile vize vermemişler diye teselli ettik birbirimizi: Aman ne yapalım vardır bunda da bir hayır. 

Beklerken zaman o kadar yavaşladı ki aklıma boşa geçen zamanın ağırlığı cümlesi takıldı. Nerede okuduğumu hatırlamıyorum ama zihnimde uzun zamandır dönüp duruyor. Yaşamdaki telaşın, pişmanlıkların, koşturmacanın sorumlusu bu ağırlık olabilir mi? Öyle çok büyük işler değil, gün boyu biz diziye takılıp kalmış, geriye bir şey bırakmadıysam yatağa girerken ki his bu diye düşünüyorum. Aslında buna his değil düşünce demek gerek.  Düşünceleri ise biz yaratıyoruz. Büyütüyoruz, küçültüyoruz, tutup ucundan çekiştiriyoruz. Kalıplara sığdırmaya çalışıyoruz. 
Nasıl beden bazı hareketleri yapmak istemediğinde  bedenin bilgeliğine güvenmek lazım diyebiliyoruz da, zihnimizin bilgeliğine güvenemiyoruz. 
 Zihin boşluk hissinden hoşlanmıyor sanırım, zihin boşlukları doldurmaya düşünceler aracalığıyla uğraşırken, insan ruhu ve bedeni boşluklardan besleniyor. Uyku da dinleniyor, yavaş hareketler bilinçli farkındalığı arttırıyor. Bazı günler için verimsiz görüntüsü aslında içsel bir toparlanma sağlayabilir. Düşünceler duygulara daha çok yol verebilir. Aman bugün de bomboş geçti dediğimde kendime gerçekten boş muydu yoksa planladığın şeyler mi olmadı, bu ne kadar önemliydi yarın yapamaz mıyım diye soruyorum. Bunlar düşünceler, duygularım değil demek iyi geliyor. 

Hayatta Kalanlar kitabı etkileyici bir kitap, ilk sayfalarda fark ettiriyor. 
Bugün aile hekimine uğrayıp biten ilacımı alacağım. 
Öğleden sonra Bilge' ile dışarı çıkacağız, dişçiye uğrayıp ödeme yapacağım. Akşama da davul dersi var. Gelecek haftaki dersten sonra bir süre ara vereceğim. Evde kendi pratiklerime devam edeceğim ellerimi dinlendirerek. İki elimde de ileride başıma sıkıntı yaratacak durumların başlangıcı var. (tetik parmak ve tenosinovit) . Baget tutuşumu dengeli bir şekilde ayarlamalı ve bilekten hareketi vermeyi öğrenip kas hafızama almalıyım. Ders olduğu zaman hoca pek çok şeyi o derse hızlıca sığdırmaya çalışıyor. Bakalım, bugün konuşacağım.

Yorumlar

  1. 13-14 yaşlarında bir flütçü kızımız var, dünya harikası.. O da konser için vizeye başvurup alamamış ve online vermişti konseri geçen haftalarda..... Biz artık alıştık da, gençlerimizin umudu kırılmasa...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O kadar sinir bozucu bir kabulleniş ki bu, neyi tutsalar ellerinde kalıyor. İyi şeyleri cımbızlamak gün geçtikçe zorlaşıyor

      Sil

Yorum Gönder