04 Ocak
Kahve kokusuyla uyandım.Fonda bu şarkı çalıyor. Geçen yıl en çok dinlediklerimden. Bu kadar erken kahve içmeyi sevmiyorum, ama Koca bayılıyor. Bir değişiklik olsun, ne de olsa pazar bugün. Kocaman bir fincan dolduruyorum yudumlarken kortizol seviyeme sevgilerimi yolluyorum:)) O ara gördüğüm rüya aklıma geliyor. Sahiden garipti, yıllar evvel yanında çalıştığım çoktan rahmetli olan patronumu gördüm. Başının belası bir oğlu vardı, kendisiyle birlikte etrafında herkesi belaya sürükleyen. Ondan dert yanıyor Çinlilerle iş yapmak istediğini, ne yapacağımızı soruyordu. Ben de şaşkın ama garip bir falcı edasında gelecekte olacakları anlatıp duruyordum.
Birkaç gündür bel ağrısından muzdarip Koca sonunda pes edip benden yardım istedi. (evet kaybolunca yol da sormaz, navigasyonu da dinlemez bu adam) Biraz hareket yaptırdım, belini rahatlatacak. Sürekli neden olduğuna takılmış, söylenip duruyordu. Nedeni de sonucu da bir kenara bırak, şuan ki hareket açıklığını bulalım, yavaş yavaş rahatlatmaya çalışalım, büyük hareketler yapma dedikçe bildiğini okudu. Sanırım azıcık rahatladı, Efes' i gezmeye çıkardı. Ben o kadar söylenerek acı çeksem sanırım kıpırdayamazdım. Neyse kraliçem gitmeden kahvaltıya istediklerini de sıralamayı unutmadı:)
Dün aslında biraz başladığım Kurtların Tarihi ni okuyacaktım. Masamı düzeltirken Yakınlaşmalar ın kapağını araladım ve bırakamadım.


Çizim pratiklerine devam, bu ara Psikiyatrist İbrahim Bilgen' in kanalına takılıyorum. Geçen yıl Mindfulnessla ilgili bir çalışmada canlı dersine katılmış ve çok etkilenmiştim. Terapist bir arkadaşımda onun ileri seviye derslerine katılıyor. Öğrettiği ekol olan (ACT/ Kabul ve Adanmışlık Terapisi) oldukça ilgi çekici. Bunun üzerine çok konuşuyoruz.
İkizler hasta olmuşlar. İlk kez şuruptan hapa geçmişler olay, olay. Yalnız bu ilk tecrübede ilk içilen ve yutulması, dokusu en sevimsiz ilaç olan Parol' la oluyor ya Bilge' de hiç sevmemişti. Neyse yutma refleksi, daha kolay nasıl olur falan filan diye yazıştık. önceki akşam ben davul dersindeyken kitap okuyalım mı diye yazmışlardı, ben eve dönene kadar uyumuşlar. Yine teklif onlardan geldi. Oturduk ekranın başına açtık kitaplarımızı. Zamanda Kıvrılma 'nın ikinci bölümünü okuduk. Garip olmak, garip görünmek, yetişkinlerin güvenirliği, kişisel alana saygı ve öğrenme yolları üzerine yine benim ağzım açık hayranlıkla dinlediğim bir sohbet oldu. Umarım bugün daha iyidirler ve bir bölüm daha okuruz, kitabı çok merak ediyorum:))
Gece de gelmeyen ve ne zaman geleceği belli olmayan sularımızla/susuzluğumuzla evde geçireceğimiz bir pazar günü olacak gibi görünüyor....

merhaba, çizim pratikleri yaptığınız kitabı paylaşır mısınız? teşekkür ederim. mutlu yıllar!
YanıtlaSilMerhaba herhangi bir kitaptan yapmiyorum pratiklerimi pinterestten filan yapıyorum😋
SilTeşekkür ederim
SilOv! Blogda Frazey dinleyen var mıydı? :o çok severim.
YanıtlaSilPazar gününüzü öyle canlı ve detaylı anlatmışsınız ki, kahve kokusu adeta buraya kadar geldi ehe, gelmedi tabii. Siz gündelik yaşamı bir pazar gününde bile hem bireysel gelişim hem de aile bağlarıyla örüyorsunuz. Bu da sıradanlığı özel kılıyor. Ailemi çok özlediğim şu günlerde gaz verdiniz ehe.
Sevgili Alpirik, Frazey candır, helede bateri çalmaya başladıktan sonra daha bir can oldu😋 özlemek de güzel belki ama ben kavuşmalardan yanayım, tez zamanda kavusun diyeyim,sevgiler❤
SilBateri dersi mi alıyorsunuz?
SilTeşekkür ederim :)
Ya evet 6-7 aydır haftada 1 saat stüdyoda hocamala çalışıyoruz🙈
Sil