20 Ocak
Hava çok soğuk birkaç gündür eksilerde seyrediyor. Benim bu yaramaz oğluma anlatamıyorum. Kısa gezelim diyorum, umrunda değil. O bile dört ayağına rağmen dün buzda kaydı. Ben bebek adımlarıyla yürüyorum. Evde daha çok vakit geçiriyoruz. Pazar günü Koca' ala uzun bir aradan sonra dizi izledik. Gözünü sevdiğimim eski dizileri, en uzun bölüm yirmi beş dakika. Bir sezon bitirmişiz:) Kurtların Tarihi' ni okumaya devam ediyorum, bu hafta bitirmeyi planlıyorum...Göğsümde, ıslak kumlarda gezdirilen bir çubuğu andıran bir hüzün kıpırdandı, zaman geçip gitti. Sonraları ne zaman salıncakta sallanan bir çocuk görsem, o çisentiyi hissettim.
Hüzün duygusu ayrıntısında çok kişiye özel ama bıraktığı his çok ortak değil mi? Kitabın diline bayıldım. Yazarın ilk kitabıymış. Hiç öyle hissettirmiyor, yılların birikimi ve bilgeliği var satırlarında. Umarım yeni kitaplar yazar ve bizlerde okuruz.
Evi ihmal etmiştim uzun süredir. Dip köşe temizlik işine koyuldum. Rutini kaçırırsam işim daha da çoğalıyor. Bugün dersim yok, işleri erkenden bitirip, kitap okumak istiyorum.

Dün akşam Fosforlu Cevriye müzikalini izlemek için Küçük Tiyatro' ya gittik. Tiyatro doluydu, koltuklarımız üçüncü sıradaydı. Bilge şaşırdı, başarımdan dolayı tebrik etti:) Sonra gösteri başladı, off çok kötüydü. Ses düzeni rezaletti. Ne konuşmaların, ne şarkıların tek kelimesi anlaşılmıyordu. Bu sebepten mi bilmiyorum başrol oyuncusunun her repliği kulaklarımdan geçip beynimi tırmaladı. İlk perde bitince, ikinci perdeye girmeden ayrıldık. Bindiğimiz taksideki araba kokusu da üstüne tuz biber oldu. Eve girmeden bir süre durdum, midemin yatışmasını bekledim. Allahtan sabaha kadar deliksiz uyumuşum.

Yorumlar
Yorum Gönder