07 Ocak
Dün yapmayı planladığım hiç birşeyi yapamadım. Uykusuzluk perişan etti beni. Acil yapmam gereken ofis işlerini bitirdim, sonrası tilki uykusu dediklerinden akşamı ettim. Birazcık Kurtların Tarihi ni okudum. Akşam üzeri Efes'i gezdirmeye çıkmadan sabahtan beri sinsice dolanan baş ağrısının artmasından endişelenip ağrı kesici aldım. Dışarıya çıkar çıkmaz yüzüme vuran soğuk hava sanki beni silkeledi. Uzun bir yürüyüş yaptık. Arkadaşlarımız gördük, yürüyüşü sürü haline çevirdik. Eve döndüğümde çok daha iyiydim. Suların hala gelmemesine bile takılmadım. Efes' i paklamak yine zor oldu. Ortalığı toparlayıp akşamki konsere hazırlandık. Oda şarkıları ne demeke ki? sorusuna bir arkadaşım sofra şarabı gibi bir şet sanırım demişti. Ben de beklentimi en asgari düzeyde tutarak konsere gittim. Salonun başının sonunun ve yüksekliğinin belli ve insani şartlarda oluşu içimize su serpti. Sonradan hatırladık, bu salonda daha evvel de konserlere gelmiştik. Konsere gelenlerde ilk kez tanık olduğum kaliteye bayıldım. Kılık kıyafetlerin özeni, insanların nezaketi gözüme ilk çarpanlardan oldu. Konserin başında solist Umut Kosman oda şarkıları terimini açıkladı. Opera gibi büyük eserlere yazılmamış daha küçük aryalar olduğunu, genelde piyano ya da arp eşliğinde söylendiğinden bahsetti. Konser gayet güzeldi. Piyanist Hande Yanar Uçar' ın solo bölümünde nutkum tutuldu, özellikle son bölümünde. Piyano bambaşka bir alete dönüştü, sanki piyanonun üzerinde sayamayacağım kadar çok el vardı ve inanılmazdı. kulaklarımıza inanamadığımız bir an da Bilge' ile birbirimize baktık. İkimizin de dudaklarından vaaav sesi çıktık. Hayran olmak, hayranlık uyandırmak çok acayip duygu değil mi? Eve gelene kadar ikimizde bu duygudan bahsettik. Eve döndüğümüzde sular halka yoktu ama ben de su yolu bekleyecek hal de yoktu. Allahtan Koca gece bir ara uyanıp bulaşık makinesini çalıştırmış. Ben de sabah uykumu almış uyanınca hemen boşalan su bidonlarını doldurdum.
Diş kliniğinden ayrılan çok sevdiğim diş hekiminin yakınlarda bir kliniğe başladığını öğrendim. Dün yazıştık, bugün randevu alıp ona gideceğim. Dişim eskisi kadar kötü değil, ama tam anlamıyla da iyi değil. Bakalım ne diyecek. O yüzden bugün hiç plan program yok. Olabildiğince iyiydik halinde olacak.
Kendinize iyi bakın...

Ankara'nın su sorunu dün Nevşin mengü'de de konu oldu, biz Ankaralı mail atmış,o da belediyenin cevaplarını falan anlattı. Susuzluk çok zor ama artık sık yaşayacak gibiyiz.Tıpkı eskiden yaşadığımız gibi.
YanıtlaSilSevgili Mehtap ben de izledim şu açıklamayı halka belediye yapamadı. hala da yapmıyor söyledikleri saatte asla suyu vermiyorlar planli kesinti dedikleri seyden halk bir haber maalesef
Sil