24Ocak


Dün sabah yorgun kalktım. Akşamki bateri dersi bazen böyle bir etki bırakıyor. Yavaştan caz ritimlerine gireceğiz  diyen hocama, içimden ya evet bence de bir cazımız eksikti dedim.(evet eksikmiş, akşam anladım) Ders çok zordu, tam çaldım dediğim yerde bir de bunu ekleyelim sözünü duymak sinir etti beni. Hakkını yemeyeyim taş gibi uyumuşum. Sabah işlerini attım kenara, saat onda diş kliniğine gittim. On ikide çıktım. Yine yamulmuştum. Bir dişimin kanallarının kalıcı dolgusu yapıldı. Daha evvel ki klinikte bir sorun olduğuna iki doktoru da ikna edemediğim diğer dişimdeki enfeksiyon kronikten akuta dönmüş. Geçici dolguları çıkartıp  o dişe pansuman yapıldı. Bu işlem anestezisiz olduğu için birkaç kez yerimden zıpladım. Neyse acı gerisinde ağrı bırakmadı. Çıkışta azıcık temiz hava alayım dedi. Tunalı  boyunca yürüdüm, market alışverişi yapıp eve döndüm. Başımı yastığa koymak için o kadar uğraştım ki. Hayırlı cumalar  günü olduğunu unutmuşum. Bitmedi işlerim. Yarım saat gözlerimi kapattım, ardından Efes' in gezme zamanı geldi. Oğlan bile acıdı halime uzatmadı çok. Eve gelince koyu bir kahve hazırladım. Konserde uyumamam lazım(böyle bir ihtimal yokmuş). Geçen haftalarda canımız Sevgili Leylakdalım bahsetmişti bu konserden. Hiç ikiletir miyim, hemen biletleri almıştım. Karla karışık yağan yağmurda vakitlice gelemeyeceğini ve bizimde erken çıkmamızı bildiren Koca' m sayesinde konsere ucu ucuna yetiştik. Yolda taksici bıdı bıdı söylenip durdu. Trafiğe kızdı, havaya kızdı, taksi uygulamasına kızdı, bence bize de kızdı. Konser mi var, gidin tabi gidin lafı imalıydı. Neyse vaktinde yetiştik, bir ara trafikte aynı şeritte kaldığımız ambulansı görünce hiç umudum kalmamıştı. Konser büyük salondaydı, Bilge' ile kafamızı kaldırıp geçen sefer ki yerlerimize bakıp, bir kere daha ürktük. Bu sefer yerlerimiz şahaneydi. Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası ve TRT istanbul Radyosu Caz Orkestrası Ortak Konseri tek kelimeyle inanılmazdı. Dünya iki saat boyunca iyi bir yer oldu. Solistler Tuncay Kayış ve Jülide Özçelik muhteşem sesleriyle, şef Rustam Rahmedov şahane enerjisiyle, iki orkestradaki müzisyenler hep birlikte bizi büyülediler. Sololar inanılmazdı, kimi yazsam diğerine haksızlık olacak gibiydi. Yalnız en son Ferit Odman' ın bateri solosu zirveye taşıdı hepimizi, abartısız ayaklarımız yerden kesildi. Hepimiz ayakta alkışladık.Avuç içlerimiz kıpkırmızı oldu. Yanımdaki kadınla birbirimize gösterip gülümsedik:) Bilge' yle izlemiş, bu anların tadını birlikte çıkartmamızsa ayrıca kıymetliydi. Şanslı hissettim kendimi, çok şanslı...

 

Yorumlar