14 Ocak
Bugünün şarkısı arka fonda dursun. İki gündür Efes' le akşam gezmemizde hep aynı yerde kar yağmaya başlıyor. O kadar güzel ki, uzun sürmüyor. Biz dönene kadar bitiyor. Sanki bize özel bir eşlikçi gibi, neden olmasın:))
Eve dönünce tüm gün kitap okumaktam kuruyan gözlerime damla damlatıp ne yapsam ki diye düşünürken film izleyeyim dedim. Herkesin ayılıp bayıldığı, ödüllere boğduğu One Battle After Another ı açtım. Bu aralar film izleyemiyorum, ne zaman niyet etsem gözüm filmin künyesindeki zamana takılıyor. Bu filmi de off ne kadar uzun diyerek izledim. Sevmedim de, yaşlandım huysuz bir kadın mı oldum ne. Beğeni çıtam mı yükseldi. Di Capprio ne güzel yaşlandı, Sean Penn' in izleyip de beğenmediğim filmi yok. Onların hatırına izledim, bazı yerlerde güldüm ama ne kadar uzun demeden de edemedim. Sanırım artık film izleme işini sinemada yapmak lazım. Sinemanın atmosferinden, beyaz perdenin büyüsünden olsa gerek zaman orada hiç gözüme batmıyor. Bir tek maliyeti fena, aman ya sinir bozucu.
Haziran ayına kadar kullanmam gereken astım ilacımın raporunda doktorun bir hata yaptığını fark ettiler, ilacı alamadım. Kutudaki ilaç sayısını hesaplayıp cuma günü tekrar gitmem gerektiğini fark ettim. Üstelik boşu boşuna muayene ücreti ödeyeceğim. Neyse derin bir nefes alıp bırakıyorum.
Kurtların Tarihi ni okumaya devam ediyorum. Bambaşka bir havası var kitabın. Guermantes Tarafı' ınında ilk bölümü bitti, kitabı yarılamış oldum. Bir de Bilge' yle okuduğumuz bir manga serisinin elimizde olanları bitti. İki cildini daha sipariş ettim ama tez zamanda Dost' a uğramak lazım.
Tüm işlerimi dün hallettim, sabahım benim. İşle ilgili hiçbir şeye yanıt vermeyeceğim. Öğlen de qigong dersim var ondan sonrasına bakarım. Şarkı da bitti, ben kaçarım.

Yorumlar
Yorum Gönder