16 Ocak
Günlerdir hava kapalı, fotoğraf geçen haftadan. Azıcık mavilik görünce sevinmiştim. Günlerdir o da yok. Masamın üzerinde birkaç mum yanıyor. Dünden beri sürünüyorum. Sabahtan dişçi randevuma gittim. Önceki gidişimde açılmayan kanallar açıldı, of ne kadar çetrefilli. Neyse geçici dolgular konuldu bir hafta bekleyelim dendi. Bu arada dişçi koltuğunda kanallar için uğraşırlarken, implant fikrine daha sıcak bakmaya başladığımı fark ettim, en azından kalıcı bir çözüm.
Banka şubesine girdiğimde öğle arasına az kalmıştı, ondan mıdır anlayamadığım bir şekilde derdimi birkaç kez anlatmak zorunda kaldım, karşımdaki görevli hanıma. En sonunda tane tane anlatarak rica ettim bir zahmet yerinden kalkıp, yazıcıdan çıkarttığı bir kağıda imzamı alıp yeni şifre yolladı telefonuma.Bağırarak şifrenizi bana söylemeyin dedi. Niye söyleyeyim ki diyerek çıktım bankadan:) Eve dönerken Koca' ya iyi olduğumu eve gittiğimi, telefonumu kapatacağımı yazdım. Telefonu iş için de kullandığım için, inanılmaz bir hal bu. 7/24 dedikleri açık konumda telefonum. Ben telefonu kapatmadan Koca aradı, sahiden iyi miyim diye. İyi olduğuma ikna oldu, dinlen sen dedi. Eve gittim, kapıyı açtığımda Efes bile totosunu kaldırıp beni karşılamadı. Bilge' yle uyukluyorlardı:) bezini değiştirdim. O ara Bilge uyandı, yemeğini dışarıdan söyleyip yattım. Akşam üzeri uyandım, ne güzel dinlenmişim. Telefonu açınca arka arkaya bildirim sesleri geldi. Acil olanları hallettim, sonra Efes' i akşam gezmesine çıkarttım. Kulaklığımda son ses çalan şarkıyla, buz gibi hava daha da iyi hissetirdi. Uzun bir korna sesiyle kulaklığımı çıkarttım. Yolda lüks jipinin içindeki hanım kızımız yoldaki güvercinlere korna çalıyordu. Güvercinlerinse umrunda değildi. Efes dönüp kuşlara doğru atılıp havladı, hepsi pırrrrr uçtu, ne güldüm ya. Akşam bateri dersine gittim. Benden önce beş buçuk yaşında bir çocuk gelecekti ilk kez. Hocaya nasıl geçtiğini sordum, kıyamam ayakları pedallara yetişmemiş, az daha büyüsün demişler:( Çocuklar için baterisi olan bir yer mi baksak dedim, kimse oralı olmadı:(
İlk kez hayet pedalını kullanmaya başladım, aynı anda kik ve başka eşlikçilerde devreye girdi. Ben yapamadıkça, oynamıyorum desem de dersin sonuna doğru çapraz çalma dedikleri şeyi yapabildim:)
Gün bitti sanmıştım, uyumaya hazırlanırken Koca' nın yeğeni aradı. Uzak bir kuzeninin vefat haberini verdi. Oldukça genç bir ölüm üzüldük tabi, o ara birkaç telefon daha geldi. Koca cevap vermedi. Sabah beni doktora götürürken, ısrarla arayan abisine cenazeye gitmeyeceğini söyledi. Cenaze Antalya' da olacakmış. Bana dönüp, çocuk dört yıldır burada yaşıyormuş ve benim haberim yoktu, ne anlamı var ki şimdi gitmenin dedi. Sonra ben ölürsem çok rica ediyorum sessiz sedasız göm beni olur mu dedi. Olur dedim, benim de vasiyetim bu olsun...
İlacımı sorunsuz aldım, iki yıllık raporda verdi doktor. Uzun süredir erken saatte Kızılay' da yürümemiştim. Sakinliği çok güzeldi, pek çok dükkan henüz açılmamıştı. Bolca sebze yüklenip, eksikleri de marketten tamamlayıp eve döndüm. Oğlan bu sefer beni kapıda karşıladı. Beni umursamayıp poşetlere koca kafasını daldırdı.

Yorumlar
Yorum Gönder